Çayönü Kafataslı Yapı, yaklaşık 450 kişinin kalıntılarını barındıran bir Neolitik ölüler evi olarak değerlendiriliyor. Yapı, birincil ve ikincil gömülerle, ölü bedenlerin hazırlanmasıyla ilişkilendiriliyor. İnsan kurbanı iddiasını desteklemek için kullanılan kan tanımlamaları ise yöntem bakımından eleştirilmiştir. [3][4][7][8]
Çayönü’ndeki bazı kafatasları, yüzleri doğuya veya batıya bakacak biçimde sıralar halinde düzenlenmişti. Siz bu yazıda, bu düzenlemenin bulgularını ve kurban yorumunun dayanaklarını öğreneceksiniz. Gündelik hayatta mezarlıklarla kurduğumuz ilişki, ölüler için ayrılmış bu yapıyı düşünmenizi kolaylaştırabilir. Ancak Croucher’ın değerlendirmesi, yapıya kabulün nedenleri konusunda birden fazla olasılık sunuyor. [4]
Çayönü Kafataslı Yapı nedir?
Çayönü Höyüğü, Diyarbakır’ın Ergani ilçesinin yaklaşık 7 kilometre güneybatısında yer alır. Yerleşim, Sesverenpınar köyü yakınında ve Boğazçay’ın kuzeyindedir; Kafataslı Yapı burada ortaya çıkarılmıştır. Çayönü kazıları, 1964 yılında Robert Braidwood ve Halet Çambel’in ortak çalışmasıyla başlamıştır. [1][2]
Linda ve Robert Braidwood’un 1984–1985 raporu, yapının keşfine ilişkin tarih verir. Rapora göre Kafataslı Yapı’nın ilk izleri, 1981 kazı sezonunda bulunmuştur. Kazıların başlangıcıyla yapının ilk izlerinin bulunması, dolayısıyla farklı tarihlere karşılık gelir. [5]
Yasemin Yılmaz, Aslı Erim Özdoğan ve Françoise Le Mort, yapıyı ölüler evi olarak tanımlar. Araştırmacılar bu değerlendirmeyi, 2024 Dünya Neolitik Kongresi’nde sundukları çalışmada ortaya koymuştur. Tanım, Çanak Çömleksiz Neolitik dönemde kullanılan yapının insan kalıntılarıyla ilişkisini öne çıkarır. [3]
Aynı araştırmaya göre Kafataslı Yapı, üst üste yapılmış iki yapıdan oluşur. Alttaki BM 1 oval planlıdır; daha geç tarihli BM 2 dikdörtgen planlıdır. Bu ayrım, farklı gömü alanlarını ve mimari düzenlemeleri birlikte anlamayı sağlar. [3]
BM 1’de birden fazla bireyi içeren gömüler, sıvalı tabanın altındaki çukurlarda bulunmuştur. BM 2’de ise benzer gömüler, dikdörtgen hücreler ve çukurlar içinde saptanmıştır. Dolayısıyla insan kalıntıları, yapının farklı bölümlerinde ve farklı düzenlemeler içinde yer alır. [3]
Braidwoodların 1984–1985 raporu, güneyde büyük bir ön mekân bulunduğunu kaydeder. Kuzeyde ise üç küçük arka oda içeren bir plan tarif edilir. Özbek’in 1988 buluntularına ilişkin çalışması, incelenen kullanım evresinde dört mahzen bulunduğunu belirtir. [5][6]
Bu plan tariflerini okurken siz de ilgili kullanım evresini dikkate almalısınız. Üç arka oda bilgisi, 1984–1985 raporundaki mimari tarifin bir parçasıdır. Dört mahzen bilgisi ise Özbek’in ele aldığı kullanım evresine aittir. [5][6]
Çayönü’nde insan kurban ediliyor muydu?
Çayönü’nde insan kurban edildiği iddiasının belirgin dayanaklarından biri, kan kalıntısı araştırmasıdır. Thomas H. Loy ve Andrée R. Wood, araştırmalarını 1984–1987 arasında yürütmüştür. Sonuçlar, 1989 yılında Journal of Field Archaeology dergisinde yayımlanmıştır. [7]
Araştırmacılar, Kafataslı Yapı’dan alınan kalıntılarda insan ve hayvan kanı tanımladıklarını bildirmiştir. Hayvan tanımlamaları arasında yaban sığırı Bos primigenius, koyun ve keçi bulunur. Bunlar, Loy ve Wood’un araştırmada ileri sürdüğü analiz sonuçlarıdır. [7]
Çalışmada hemoglobin taraması için Labstix, tür tanımlaması için hemoglobin kristalleşmesi kullanılmıştır. Araştırmacılar ayrıca laboratuvar doğrulaması amacıyla immünolojik yöntemlerden yararlandıklarını da bildirmiştir. Kurban tartışmasındaki yöntem eleştirisi, bu kan tanımlamalarının nasıl yapıldığıyla ilişkilidir. [7][8]
Clemens Lichter, 2016 değerlendirmesinde kurban yorumunun dayandırıldığı nesneleri açıkça belirtir. Bunlar, yapının güneyindeki büyük taş levha ile bir bıçaktır. İnsan ve hayvan kanı bulunduğu iddiası, bu nesnelere kurban yorumunda rol kazandırmıştır. [8]
Ancak Lichter, kan tanımlamalarında kullanılan yönteme yöneltilen karşı görüşü de aktarır. Değerlendirmesine göre yöntem, Smith ve Wilson’ın 2001 çalışmasında reddedilmiştir. Bu nedenle taş levha ve bıçak, kesinleşmiş insan kurbanı kanıtları olarak sunulamaz. [8]
Loy ve Wood’un 1989 makale özeti de işlev konusunda kesinlik bildirmez. Yapı için henüz kesinleştirilememiş bir ritüel veya cenaze işlevi önerir. Özette, 90’dan fazla kafatasıyla birlikte tam ve parçalı iskeletler bulunduğu belirtilir. [7]
1987 kazı değerlendirmesi, insan kalıntılarının çeşitliliğinden hareketle daha geniş bir işlev önerir. Tam ve parçalı iskeletler, yapının yalnızca insanların kurban edildiği yer sayılmasını engeller. Değerlendirme, ikincil gömü hazırlığını yapının çeşitli işlevleri arasında açıkça belirtir. [9]
Siz bir bıçakla kan tanımlamasını birlikte okuduğunuzda, kurban yorumunu anlaşılır bulabilirsiniz. Ancak Lichter’in aktardığı yöntem eleştirisi, bu yorumun dayanağını doğrudan tartışmaya açar. Le Mort’un değerlendirmesine göre de kesik izleri ölüm sonrası işlemlerle uyumludur. [8][10]
Çayönü kafatasları neden biriktirildi?
Kafataslarının düzenlenişi, Çayönü’nde ölü bedenlere yönelik seçici işlemler yapıldığını düşündürür. Croucher’ın aktardığı batı mahzeninde, 90’dan fazla kafatası sıralar halinde düzenlenmiştir. Bunlar, 18–50 yaşlarındaki kadın ve erkeklere ait kalıntılar olarak tanımlanır. [4]
Kafatasları kuzey–güney sıraları oluştururken, yüzleri doğuya veya batıya bakacak biçimde yerleştirilmiştir. Bu bulgu, kafataslarının mahzen içindeki konumlarının belirli bir düzen taşıdığını gösterir. Ancak düzenin kesin inançsal anlamı, bu yerleşim biçiminden tek başına çıkarılamaz. [4]
Croucher, 2010 değerlendirmesinde yapıya kimlerin kabul edildiği konusunda farklı olasılıklar tartışır. Kabul edilme, seçkin bir gruba üyelikle ilişkili olabileceği gibi ölüm zamanına da bağlanabilir. Ölüm koşulları da Croucher’ın değerlendirdiği olasılıklar arasında yer almaktadır. [4]
Bu yüzden batı mahzenindeki sıraları, yalnızca seçkinlere ait bir alan şeklinde yorumlamak sınırlayıcıdır. Croucher’ın açıklaması, toplumsal konumun yanında ölümle ilgili koşulları da hesaba katar. Kafataslarının seçilerek biriktirilmesinin kesin nedeni konusunda, bu olasılıklar birbirinden ayrılmalıdır. [4]
Braidwoodların raporu, iki arka odada kırktan fazla kafatası kubbesi bulunduğunu kaydeder. Bu kafatası parçaları yanmış ve kırılmış durumdadır; taban altlarında parçalı iskeletler bulunmuştur. Croucher’ın genel değerlendirmesi ise yaklaşık 450 kişiye ait parçalanmış kalıntılardan söz eder. [4][5]
Kırktan fazla kafatası kubbesiyle yaklaşık 450 kişilik toplam, farklı buluntu tanımlarına aittir. İlk sayı belirli odalardaki kafatası parçalarını, ikinci sayı insan kalıntılarının genel değerlendirmesini anlatır. Bu rakamları eşitlemek, yapının içerdiği kalıntı çeşitliliğini gözden kaçırır. [4][5]
Çayönü ölü gömme gelenekleri nasıldı?
2024 kongre özeti, Kafataslı Yapı’da birincil ve ikincil gömü bağlamlarını birlikte tanımlar. BM 1’in taban altı çukurlarıyla BM 2’nin hücreleri, çoklu gömüler içerir. Bu bulgular, ölülerle ilgili işlemlerin tek bir düzenlemeyle sınırlanmadığını gösterir. [3]
Le Mort’un BM 2-129 incelemesi, belirli bir çukurdaki kalıntıları ayrıntılandırır. Burada en az altı yetişkinle dokuz çocuk veya ergene ait kalıntılar belirlenmiştir. Çukurdaki toplam, incelemede 15 birey olarak ifade edilmektedir. [10]
Aynı çukurdaki üç bireyin atlas veya axis omurlarında kesici alet izleri görülmüştür. Le Mort, izleri ölüm sonrasında başın gövdeden ayrılmasıyla uyumlu bulur. Dolayısıyla bu kesikler, yaşayan insanların kurban edildiğini kendi başına göstermez. [10]
En az iki yetişkinin kafatası parçalarında da kesikler saptanmıştır. Le Mort, bunların kafatasını yumuşak dokulardan temizleme işlemiyle ilişkili olabileceğini belirtir. Buradaki yorum, ölüm sonrasında beden üzerinde yapılan işlemlerle ilgilidir. [10]
Siz kesik izlerini değerlendirirken, Le Mort’un önerdiği işlem zamanını da hesaba katmalısınız. Ölüm sonrası baş ayırma açıklaması, BM 2-129 buluntularının yorumunu doğrudan etkiler. Kesici alet kullanımıyla öldürme eylemi arasında, bu örnekte kesin eşitlik kurulamaz. [10]
Lichter, Kafataslı Yapı’nın kapanmasından sonra gömü uygulamalarının değiştiğini de belirtir. İkincil gömülerin yerini, hücre planlı evlerin tabanları altındaki birincil gömüler almıştır. Bu sonraki gömülerde bedenler bükülmüş pozisyondadır; değişim, taş döşeli yapılar evresinin sonrasına aittir. [8]
Kısa kronoloji
Aşağıdaki sıralama, 2024 araştırmasının kullanım evreleriyle kazı ve inceleme tarihlerini birlikte gösterir. PPNA ve PPNB ifadeleri, burada kongre özetindeki evrelendirmeye göre kullanılmıştır. [3]
- PPNA/Erken PPNB Izgara ve kanallı yapı evreleriyle ilişkili kullanım başlangıcı. [3]
- Orta PPNB sonu Taş döşeli yapılar evresinin sonunda yapının terk edilmesi. [3]
- 1964 Robert Braidwood ve Halet Çambel’in ortak Çayönü kazılarının başlaması. [2]
- 1981 Kafataslı Yapı’nın ilk izlerinin kazıda ortaya çıkarılması. [5]
- 1984–1987 Loy ve Wood’un kan kalıntısı araştırmasının yürütülmesi. [7]
- 1985 Son yenileme evresinin sökülerek Diyarbakır Müzesi’ne taşınması. [11]
- 1988 Özbek’in raporladığı buluntularda, yapıdan 148 bireyin belirlenmesi. [6]
- 1989 Loy ve Wood’un kan analizlerinin yayımlanması. [7]
- 1990 Müzeye taşınan mimari evrenin sergilenmek üzere yeniden kurulması. [11]
- 2024 100.000’i aşkın insan kemiğine dayanan araştırmanın kongrede sunulması. [3]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
2024’te sunulan araştırma, Kafataslı Yapı’dan gelen 100.000’i aşkın insan kemiğini incelemiştir. Araştırmacılar, kemik ağırlıklarını anatomik bölgelere göre karşılaştırarak kalıntıların dağılımını ele almıştır. Buradaki 100.000’i aşkın kemik sayısı, yapıya bırakılmış bireylerin toplam sayısı değildir. [3]
Özbek’in 1988 buluntularına ilişkin raporu, aynı yıl belirlenen 157 bireyi kaydeder. Bunların 148’i Kafataslı Yapı’dan, dokuzu ise yerleşimdeki diğer mekânlardan gelmiştir. Bu dağılım, o yıl incelenen kalıntılarda Kafataslı Yapı’nın ağırlığını somutlaştırır. [6]
Koruma çalışmaları, yapının bugün nasıl anlaşılması gerektiğine ilişkin başka bir ayrıntı sunar. Son yenileme evresi, 1985’te sökülerek Diyarbakır Müzesi’ne taşınmıştır. Taşınan mimari evre, 1990’da sergilenmek amacıyla müzede yeniden kurulmuştur. [11]
1991 koruma raporu, kazı yerinde daha erken bir evrenin bırakıldığını belirtir. Bu evre, insan iskeletlerinin depolandığı bodrumları içeren mimari düzenlemeye aittir. Koruyucu toprak kaldırıldığında bodrumlar, yalnızca derinlikleri anlaşılacak ölçüde yeniden açılmıştır. [11]
Bu ayrıntı, siz kazı yerini düşünürken mimari evreleri ayırmanızı sağlar. Müzeye taşınan bölüm son yenilemeye, yerinde bırakılan bodrumlar erken bir evreye aittir. Dolayısıyla 1991 raporu, yapının korunmasını farklı mimari evreler üzerinden anlatır. [11]
Sık sorulan sorular
Çayönü Kafataslı Yapı ne için kullanılıyordu?
2024 Dünya Neolitik Kongresi’ndeki araştırma, yapıyı Neolitik bir ölüler evi olarak tanımlar. İnsan kalıntıları, birincil ve ikincil gömülerle birlikte ölü bedenlerin hazırlanmasına işaret eder.
Çayönü’nde insan kurban edildiği kesin mi?
İnsan kurbanı iddiası, taş levha ve bıçaktaki kan tanımlamalarına dayandırılmıştır. Ancak Lichter’in değerlendirmesi, kullanılan yöntemin reddedildiğini aktarır; mevcut bulgular uygulamayı kesinleştirmez.
Kafataslı Yapı’da kaç kişinin kalıntıları bulundu?
Karina Croucher’ın 2010 değerlendirmesi, yaklaşık 450 kişiye ait kalıntılardan söz eder. Metin Özbek’in 148 bireylik sayısı ise yalnızca 1988 buluntularına ilişkindir.
Kafataslı Yapı neden Diyarbakır Müzesi’ne taşındı?
Koruma raporu, yapının son yenileme evresinin 1985’te sökülerek Diyarbakır Müzesi’ne taşındığını bildirir. Bu mimari evre, 1990’da sergilenmek üzere müzede yeniden kurulmuştur.
Kaynaklar
- Türkçe Vikipedi — Çayönü tr.wikipedia.org
- İngilizce Wikipedia — Çayönü en.wikipedia.org
- World Neolithic Congress 2024 — Silent House: The Skull Building, s. 332 worldneolithiccongress.org
- Karina Croucher — Tactile engagements, 2010, s. 282–284 bradscholars.brad.ac.uk
- Oriental Institute 1984–1985 Annual Report, s. 40–43 isac.uchicago.edu
- Metin Özbek — Son Buluntuların Işığında Çayönü Neolitik İnsanları, s. 161 kvmgm.ktb.gov.tr
- Thomas H. Loy ve Andrée R. Wood — Blood Residue Analysis at Çayönü Tepesi, Turkey, 1989 tandfonline.com
- Clemens Lichter — Burial Customs of the Neolithic in Anatolia, 2016, s. 74–75 researchgate.net
- Kültür Bakanlığı — 1987 Çayönü kazı değerlendirmesi, s. 47–48 ukaas.ktb.gov.tr
- Françoise Le Mort — Modifications artificielles et restes humains, BM 2-129 incelemesi revue-archeologique-picardie.fr
- Kültür Bakanlığı — 1991 Çayönü onarım ve çevre düzenleme raporu, s. 88–89 ukaas.ktb.gov.tr
Görsel: Cayönü – Zellplangebäude.jpg — Krähenstein, CC BY-SA 3.0





