Konya Alâeddin Camii’nin içinde, Roma ve Bizans dönemlerinden devşirilmiş kırkın üzerinde mermer sütun bulunur. Siz bu yazıda yapım evrelerini, ahşap minberini ve avlusundaki türbeleri tanıyacaksınız. Sütunlardan çinilere uzanan ayrıntılar, yapının farklı malzemelerle kurulan mimarisini görmenizi sağlar. [1]
Cami, Konya şehir merkezindeki Alâeddin Tepesi üzerinde bulunan Anadolu Selçuklu ulu camisidir. Yapımına I. Mesud döneminde başlanmış, I. Alâeddin Keykubad döneminde tamamlanmıştır. Kent merkezindeki bir yürüyüşünüzü, tepede bu yapı ayrıntılarını incelemeye ayırabilirsiniz. Böylece gündelik şehir geziniz, Selçuklu mimarisini somut parçalar üzerinden okuma fırsatına dönüşür. [1]
Alâeddin Camii nerede, adını kimden alıyor?
Alâeddin Camii’nin adresini belirleyen temel yer işareti, Konya merkezindeki Alâeddin Tepesi’dir. Cami ve tepe, adlarını Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad’dan alır. Bu ortak ad, yapıyla bulunduğu yeri birlikte hatırlamayı kolaylaştırır. Siz gezi planınızda camiyi ararken, Alâeddin Tepesi adını da kullanabilirsiniz. [1][2]
Konya’daki yapı, Selçuklu başkenti bağlamında hazırlanan UNESCO dosyasında da anılır. Dosya, 25 Şubat 2000 tarihinde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne sunulmuştur. Buradaki kayıt, camiyi Konya’nın Selçuklu geçmişiyle birlikte ele alır. Kaydın statüsünü aktarırken Geçici Liste ifadesini korumak gerekir. [7]
Bu yazıda anlatılan sütunlar, minber ve türbeler Konya’daki Alâeddin Camii’ne aittir. Arama yaparken şehir adını eklemek, ilgili görsel ve metinleri seçmenizi kolaylaştırır. Özellikle fotoğraf aramalarında, Konya ve Alâeddin Tepesi ifadelerini birlikte kullanabilirsiniz. Böylece okuduğunuz mimari ayrıntılarla baktığınız yapıyı aynı yerde buluşturabilirsiniz. [1]
Konya Alâeddin Camii kime aittir, ne zaman yapıldı?
Caminin yapımına, Sultan I. Rükneddin Mesud’un 1116–1156 arasındaki saltanatında başlandı. Bu tarih aralığı, başlangıcı tek bir yıla indirmeden aktarmayı sağlar. I. Mesud dönemindeki ilk evre, II. Kılıçarslan’ın avluda kümbet yaptırdığı döneme kadar sürdü. Dolayısıyla yapının tarihini okurken birden fazla hükümdarın adını izlemek gerekir. [1][3]
Kuzey cephedeki kitabe, I. İzzeddin Keykâvus dönemindeki inşaat faaliyetine tarih verir. Kitabede, 616 yani 1219 tarihi bulunur. İnşaatın Atabeg Ayas nezaretinde başlatıldığı da aynı kitabede bildirilir. Bu bilgi, yapım sürecinde sultanın yanında görevli kişinin adını da görünür kılar. [4]
Tamamlanma yılı konusunda kaynaklar, birbirinden farklı iki miladi tarih verir. Semavi Eyice, cümle kapısındaki tamamlanma kitabesini 617, yani 1220 olarak aktarır. Kültür Portalı ise tamamlanmayı I. Alâeddin Keykubad döneminde, 1221 yılına yerleştirir. Bu nedenle iki tarihi, dayandıkları kaynaklarla birlikte belirtmek gerekir. [1][4]
Taç kapıdaki kitabede, Şamlı Muhammed bin Havlan el-Dımışkî yapı ustası olarak anılır. Bu isim, caminin tarihini yalnız hükümdarlar üzerinden okumamayı da sağlar. I. Mesud başlangıçla, I. Alâeddin Keykubad tamamlanmayla ilişkilendirilirken ustanın adı kapıda kayıtlıdır. Siz cepheyi incelerken, kapıyı tarih ve kişi bilgisi taşıyan bir belge olarak düşünebilirsiniz. [1]
Kısa kronoloji
Aşağıdaki sıra, I. Mesud dönemindeki başlangıçtan UNESCO Geçici Liste kaydına uzanır. Yapım, bakım, görsel belgeleme ve araştırma tarihleri aynı çizelgede buluşur. Özellikle 1155 tarihli minberle 1220–1221 tamamlanma kayıtları arasındaki ayrımı koruyun. Minberin tarihi, bütün yapının tamamlanma yılı olarak okunmamalıdır. [1][4][7]
- 1116–1156 I. Mesud’un saltanatı sırasında caminin yapımına başlandı.
- 1155 Ahlatlı Mengü Berti’nin yaptığı ahşap minber tamamlandı.
- II. Kılıçarslan dönemi Avludaki on köşeli türbe yaptırıldı.
- 1219 I. İzzeddin Keykâvus dönemindeki inşaat faaliyeti kitabeye kaydedildi.
- 1220–1221 Tamamlanma, Semavi Eyice ve Kültür Portalı’nda farklı yıllarla verildi.
- 1649 Beş gayrimüslimin damdaki karları temizleme hizmetine ilişkin kayıt düzenlendi.
- 1849 Charles Texier’nin Paris’te yayımlanan eserinde caminin gravürü yer aldı.
- 9 Şubat 1932 Türk Tarih Kurumu arşivindeki görsel kayıtta bulunan plan tarihlendi.
- 1968 Döşeme altındaki dolguda mihraba ait çini parçaları bulundu.
- 25 Şubat 2000 Camiyi anan Selçuklu başkenti Konya dosyası UNESCO Geçici Listesi’ne sunuldu.
Kronolojideki 1649 kaydı, caminin tarihine bakım işlerini de dahil eder. Benzer biçimde, 1968 buluntusu mihrabın çini bezemesini araştırma konusu haline getirir. Böylece tarihler, yalnızca yapımın başlangıcını ve bitişini izlemek için kullanılmaz. Yapının kullanımı, belgelenmesi ve malzemelerinin incelenmesi de bu sıraya katılır. [4]
Sütunlar, kapılar ve örtü: İçeride nelere bakmalı?
Caminin içindeki kırkın üzerinde mermer sütun, Roma ve Bizans dönemlerinden devşirilmiştir. Burada devşirme sözcüğü, önceki yapılardan alınarak yeniden kullanılan parçaları anlatır. Sütunlara bu bilgiyle bakmak, Selçuklu yapısındaki eski malzemeyi ayırt etmenize yardımcı olur. Tek bir iç mekânda, farklı dönemlerden gelen yapı elemanlarıyla karşılaşırsınız. [1]
Doğu kanadında, kıble duvarına paralel uzanan toplam altı sahın bulunur. Bu bölümler, devşirme sütunların taşıdığı sivri kemerlerle birbirinden ayrılır. Planı anlamak için önce sütun sıralarını, ardından kemerlerin doğrultusunu izleyebilirsiniz. Böyle bir bakış, tek tek sütunlarla mekân düzeni arasındaki ilişkiyi kurar. [4]
Yapının biri doğu, üçü kuzey cephesinde olmak üzere dört kapısı vardır. Kapıların cephelere dağılımı, dışarıdan yapılan incelemede kullanılabilecek somut bir ayrıntıdır. Kuzeydeki üç kapıyı, doğudaki tek kapıyla birlikte düşünmek cepheleri karşılaştırmanızı sağlar. Taç kapıdaki usta kitabesi ise bu gözleme ayrıca kişi bilgisi ekler. [1][3]
Caminin geleneksel üst örtüsünde ahşap ve toprak malzemeler birlikte kullanılmıştır. Bu bilgi, mermer sütunların yanında farklı yapı malzemelerini de hatırlatır. Ahşabı minberde, mermeri sütunlarda, çiniyi mihrap çevresinde ayrı ayrı izleyebilirsiniz. Yapıyı malzemelerine göre okumak, gezi sırasında dikkatinizi somut ayrıntılara yöneltir. [1]
1155 tarihli minber ve çinili mihrap ne anlatır?
Minber, usta kitabesine göre 1155 yılında Ahlatlı Mengü Berti tarafından yapılmıştır. Bu kayıt, ahşap eseri hem tarihle hem ustasının adıyla tanımlar. Minberde Ahlatlı ustanın adı da yer alır. Minberde Sultan Mesud ve II. Kılıçarslan’ın kitabeleri de bulunur. [1][5]
Minberin kündekâri bezemesi, geometrik biçimlerde kesilen ahşap parçaların birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Desene bakarken, bütünü kuran küçük parçaları ayrı ayrı düşünmeye çalışabilirsiniz. Ahlatlı Mengü Berti’nin adı, bu geometrik düzenin ustasını da tanımanızı sağlar. Böylece minber, yalnız tarihiyle değil, üretim tekniğiyle de okunabilir. [1][4]
Mihrabın çini bezemesinde patlıcan moru, firuze ve siyah renkler kullanılmıştır. Bu renkleri aramak, fotoğraflarda çini ayrıntılarını incelemek için başlangıç noktası sunar. Mihrabın önünde ayrıca çini bezemeli bir maksure kubbesi yer alır. Dolayısıyla çiniyi incelerken bakışınızı mihrap yüzeyinden kubbeye doğru da çevirebilirsiniz. [1][3]
Ahşap minberle çinili mihrap, aynı yapıda farklı bezeme malzemelerini karşılaştırmanıza imkân verir. Minberde geometrik ahşap parçalar, mihrapta ise belirtilen üç renk öne çıkar. Siz ziyaret sırasında bu iki öğeye ayrı ayrı zaman ayırabilirsiniz. Böylece bezemeyi genel bir süsleme izleniminden çıkarıp malzeme ve teknik üzerinden okuyabilirsiniz. [3][4]
Avludaki iki Selçuklu türbesinde neler var?
Caminin avlusunda, birbirinden farklı özellikler taşıyan iki Selçuklu türbesi bulunur. Doğudaki tamamlanmış türbeyi II. Kılıçarslan yaptırmış; yapı on köşeli gövdeyle biçimlenmiştir. Üstündeki külâh da on cephelidir; içeride ise sekiz sanduka bulunur. Gövde biçimiyle sanduka sayısını ayırmak, yapıyı doğru tarif etmeyi sağlar. [2][4]
Batıdaki ikinci türbe sekiz cephelidir ve içinde herhangi bir sanduka bulunmaz. İki türbeyi karşılaştırırken doğu ve batı yönlerini birlikte hatırlayabilirsiniz. Doğudaki on köşeli gövdeyi, batıdaki sekiz cepheli yapıyla eşleştirmeden incelemek gerekir. Bu ayrım, avlu fotoğraflarındaki yapıların hangisi olduğunu anlamanıza da yardımcı olur. [4]
II. Kılıçarslan adı, caminin yapım evrelerinde ve doğudaki türbede karşınıza çıkar. Bu ortaklık, ibadet mekânıyla avludaki türbeyi tarihsel olarak birlikte düşünmeyi sağlar. Minberde de II. Kılıçarslan’ın kitabesinin bulunması, aynı ismi başka malzemede görmenize imkân verir. Böylece avlu ve iç mekân arasında kitabeler üzerinden bağlantı kurabilirsiniz. [3][4][5]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
1649 tarihli kayıt, caminin damındaki karların temizlenmesine ilişkin bir düzenlemeyi aktarır. Beş gayrimüslimin bu hizmeti, vergi muafiyeti karşılığında sürdürmesi kabul edilmiştir. Kayıt, yapının geçmişini gündelik bakım işi üzerinden düşünmenize imkân verir. Bugün çatılarda biriken karın temizlenmesi gibi tanıdık bir ihtiyaçla karşılaşırsınız. [4]
Türbeye komşu bir sütunda, önceki kullanımını bildiren Grekçe bir yazı bulunur. Yazı, sütunun İsaura’da bir kiliseye vakfedildiğini belirten bilgiyi taşır. Kırkın üzerindeki devşirme sütun bilgisi, burada belirli bir parçanın geçmişiyle somutlaşır. Mermer sütun, taşıyıcı görevinin yanında önceki kullanımından kalan yazıyı da korur. [1][4]
1968 yılında, döşeme altındaki dolguda mihraba ait çini parçaları bulunmuştur. Bu buluntu, mihrap bezemesini yalnız görünen yüzey üzerinden düşünmemeyi sağlar. Döşeme altında bulunan parçalar da aynı mimari öğeyle bağlantı kurar. Gezi sırasında bakılan mihrap ile araştırmada bulunan malzeme böylece birlikte değerlendirilir. [4]
İbrahim Hakkı Konyalı, ikinci türbenin mahzeninin kullanımına ilişkin bir bilgi aktarır. Konyalı’ya göre mahzen, uzun süre boyunca su sarnıcı olarak kullanılmıştır. Bu ayrıntı, sekiz cepheli türbenin kullanımına ilişkin ayrıca bir bilgi sunar. Aktarırken Konyalı’nın adını korumak, iddianın kime dayandığını açıkça gösterir. [4]
Alâeddin Camii resimleri ve fotoğrafları nereden incelenebilir?
Kültür Bakanlığının görsel derlemesinde, Charles Texier’nin eserinden alınmış cami gravürü bulunur. Söz konusu eser, 1849 yılında Paris’te yayımlanmış olarak tanıtılır. Bu gravür, fotoğraf aramasının yanına farklı bir görsel belge ekler. Siz yapının tasvirlerini incelerken, görselin türünü ve tarihini birlikte kaydedebilirsiniz. [5]
Türk Tarih Kurumu arşivindeki cami kaydı, toplam 35 görsel içerir. Bu kayıtta, 9 Şubat 1932 tarihli plan da bulunur. Planı fotoğraflarla birlikte incelemek, mekân düzenini düşünmek için yararlı olabilir. Özellikle altı sahın ve avludaki iki türbe, görsel okumanızda odak oluşturabilir. [4][6]
Fotoğraflara bakarken, kırkın üzerindeki devşirme sütunu ve minberin geometrik ahşap bezemesini arayabilirsiniz. Mihrap çevresinde firuze, patlıcan moru ve siyah çinilere dikkat edebilirsiniz. Avlu görüntülerinde ise on köşeli doğu türbesiyle sekiz cepheli batı türbesini karşılaştırabilirsiniz. Bu somut ayrıntılar, baktığınız görüntüyle okuduğunuz mimari bilgiyi birbirine bağlar. [1][3][4]
Sık sorulan sorular
Alâeddin Camii nerede?
Cami, Konya şehir merkezindeki Alâeddin Tepesi üzerinde yer alır. Yapı, Anadolu Selçuklu ulu camisidir.
Konya Alâeddin Camii kime aittir?
Caminin yapımına Anadolu Selçuklu Sultanı I. Mesud döneminde başlandı. Yapı, adını aldığı I. Alâeddin Keykubad döneminde tamamlandı.
Alâeddin Camii ne zaman yapıldı?
Yapım, I. Mesud’un 1116–1156 arasındaki saltanatında başladı. Tamamlanma için Semavi Eyice 1220, Kültür Portalı ise 1221 tarihini verir.
Alâeddin Camii’nin minberini kim yaptı?
Usta kitabesine göre minberi, 1155 yılında Ahlatlı Mengü Berti yaptı. Kündekâri bezeme, geometrik biçimlerde kesilmiş ahşap parçaların birleştirilmesiyle oluşturuldu.
Konya Alâeddin Camii’nin avlusunda kaç türbe var?
Caminin avlusunda iki Selçuklu türbesi bulunur; doğudaki türbeyi II. Kılıçarslan yaptırmıştır. Doğudaki türbede sekiz sanduka vardır; batıdaki türbenin içinde sanduka bulunmaz.
Kaynaklar
- Kültür ve Turizm Bakanlığı — Alâeddin Camisi kulturportali.gov.tr
- İngilizce Wikipedia — Alâeddin Mosque en.wikipedia.org
- Türkçe Vikipedi — Alâeddin Camii (Konya)) tr.wikipedia.org
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Semavi Eyice, Alâeddin Camii islamansiklopedisi.org.tr
- Kültür ve Turizm Bakanlığı — Gravürlerden Fotoğraflara Türkiye, Alâeddin Camisi kulturportali.gov.tr
- Türk Tarih Kurumu Arşivi — Alâeddin Camii arsiv.ttk.gov.tr
- UNESCO Dünya Mirası Merkezi — Konya-A capital of Seljuk Civilization whc.unesco.org
Görsel: Alaedin Camii.JPG — Christian Mathis, CC BY-SA 3.0






