Küçük Ayasofya’nın 12 dizelik Yunanca yazıtında, kiliseye adını veren Bakhos’un adı bulunmaz. Siz burada yapının tarihini, mimarisini ve Ayasofya’yla ilişkisinin neden tartışıldığını öğreneceksiniz. Yazıtta Justinianus, Theodora ve Sergios’un adları yer alır. Bu ayrıntı, eski kilisenin içindeki yazılara yakından bakmak için somut bir nedendir.
İstanbul’un Fatih ilçesindeki yapı, başlangıçta Aziz Sergios ve Bakhos Kilisesi adıyla kurulmuştur. İmparator I. Justinianus ve eşi Theodora, kilisenin yapımını birlikte üstlenmiştir. Osmanlı döneminde camiye dönüşen bina, bugün Küçük Ayasofya Camii adını taşır. Siz aynı yapıda Bizans sütunlarını ve Osmanlı minberini birlikte inceleyebilirsiniz.
Küçük Ayasofya Camii nerede, nasıl gidilir?
Küçük Ayasofya Camii, Fatih ilçesine bağlı Küçük Ayasofya Mahallesi’nde bulunur. Yapı, Küçükayasofya Camii Sokağı’nda, demiryolunun yakınındadır. Yol tarifi ararken mahalle adıyla birlikte bu sokak adını kullanabilirsiniz. Siz haritada İstanbul ve Fatih bilgisini birlikte yazarak konumu belirleyebilirsiniz.
Yapının yakınındaki demiryolu, yalnızca bugünkü adresi tanımlayan bir unsur değildir. World Monuments Fund, hattın 1870’te camiyle deniz suru arasına döşendiğini belirtir. Böylece ulaşım tarihi, kilise ve cami dönemlerinin yanına başka bir katman ekler. Günlük bir yolculukta görülen demiryolu, burada yapının çevresindeki değişimi de anlatır.
Küçük Ayasofya, İstanbul’un Tarihî Alanları içindeki Sultanahmet Arkeolojik Parkı bileşeninde yer alır. İstanbul’un Tarihî Alanları, 1985 yılında Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. Buradaki koruma çerçevesi, camiyi çevresindeki tarihî alanla birlikte ele alır. Ziyaret sırasında adres kadar bu çevresel ilişkiyi de akılda tutabilirsiniz.
Küçük Ayasofya Camii tarihi: Ne zaman, kim tarafından yapıldı?
İBB’nin verdiği geleneksel tarihleme, kilisenin yapımını 527–536 yılları arasına yerleştirir. Ancak başlangıç tarihi, akademik tartışmalarda farklı biçimlerde değerlendirilen bir konudur. İngilizce Vikipedi, 527’ye kadar başlamış inşaat görüşüyle 532–536 tarihlemesini birlikte aktarır. Dolayısıyla 527 tarihini, herkesin kabul ettiği kesin başlangıç olarak okumamak gerekir.
Jonathan Bardill’in 2017 tarihli makalesi, inşaatın muhtemelen 532’den sonra başladığını savunur. Bu öneri, geleneksel yapım aralığının başlangıcını yeniden değerlendiren bir görüştür. Siz yapım tarihini aktarırken 527–536 aralığının geleneksel tarihleme olduğunu belirtebilirsiniz. Böylece tarih bilgisi korunur ve akademik görüş ayrılığı da görünür kalır.
Kilisenin yaptıranları, İmparator I. Justinianus ve eşi Theodora olarak belirtilir. Yapı, Hormisdas Sarayı ile Petrus ve Pavlus Kilisesi arasına yerleştirilmiştir. Justinianus, tahta çıkmadan önce Hormisdas Sarayı’nda yaşamış olan kişidir. Bu konum, kilisenin Justinianus’un yaşamıyla bağlantısını yalnızca adlandırma üzerinden kurmaz.
Kuruluş efsanesinde ise Sergios ve Bakhos, I. Justinos’un rüyasında görünür. İki aziz, bu anlatıda Justinianus’un suçsuz olduğuna birlikte tanıklık eder. Bu hikâye, bir kuruluş efsanesidir. Justinianus’un kiliseyle ilişkisini anlatırken efsaneyle yapım bilgisini ayrı değerlendirmek gerekir.
Küçük Ayasofya, Ayasofya’dan önce yapılmış bir prova kilise mi?
Küçük Ayasofya’nın, Ayasofya için yapılmış bir prova olduğu iddiası çeşitli anlatılarda aktarılır. Bu iddiada Miletli İsidoros ile Trallesli Anthemios’un isimleri de anılır. Ancak iki mimarın burada prova yaptığı anlatısı, kesinleşmiş tarihsel bilgi değildir. Yapıyı küçük ölçekli Ayasofya sayan yorum da büyük ölçüde terk edilmiştir.
Bardill, 2017 tarihli makalesinde kilisenin Ayasofya’nın prototipi sayılmaması gerektiğini savunur. İnşaatın muhtemelen 532’den sonra başladığı önerisi de aynı çalışmada yer alır. Bu nedenle yapım sıralamasıyla mimari örnek olma iddiasını birbirinden ayırmak gerekir. Bir yapının tarihlenmesi, başka bir yapıya hazırlık olarak tasarlandığını kendiliğinden kanıtlamaz.
Semavi Eyice, Küçük Ayasofya adını iki yapının plan benzerlikleriyle açıklar. Ona göre bu ad, yapıya Türk döneminde verilmiş bir isimdir. Dolayısıyla Küçük Ayasofya adı, kilisenin ilk kuruluş adından farklıdır. İlk ad Aziz Sergios ve Bakhos Kilisesi olarak kaydedilir.
Siz iki yapıyı karşılaştırırken Küçük Ayasofya’nın sekizgen merkezî mekânına odaklanabilirsiniz. Ad benzerliğiyle yapıların tasarım ilişkisi, birbirine eşit kabul edilemez. Küçük Ayasofya’yı anlamak için kendi planını ve yazıtını incelemek gerekir. Osmanlı dönemindeki dönüşüm de yapının tarihini Ayasofya karşılaştırmasının ötesine taşır.
Küçük Ayasofya Camii resimlerinde hangi ayrıntılara bakılmalı?
Yapının merkezî mekânı, düzensiz bir dörtgen içine yerleştirilmiş sekizgen plana sahiptir. Bu tarif, dış sınırla içerideki merkezî düzenin farklı olduğunu gösterir. Fotoğraflarda yalnızca kubbeye bakmak, sekizgen mekânın kuruluşunu anlamaya yetmez. Siz sütunların ve merkezî alanın ilişkisini birlikte izlemeyi deneyebilirsiniz.
Kubbe, dönüşümlü sıralanan sekiz düz ve sekiz içbükey bölümden oluşur. Böylece örtünün toplam bölüm sayısı 16 olarak karşımıza çıkar. İç mekân görüntülerinde bu dilimli düzen, incelenebilecek somut bir ayrıntıdır. Kubbenin yalnızca genel görünüşüne bakmak yerine, bölümleri tek tek takip edebilirsiniz.
Bununla birlikte, bugünkü kubbenin tarihlendirilmesi konusunda da bir görüş ayrılığı vardır. Bardill’in kuramına göre mevcut dilimli kubbe, daha sonraki bir onarıma aittir. Karşı çıktığı geleneksel kabul, kubbenin ilk yapıdan kaldığı yönündedir. Dolayısıyla kubbenin biçimiyle yapım dönemine ilişkin yorumları birbirinden ayırmak gerekir.
Alt katta 16, üst katta ise 18 sütun bulunduğu belirtilir. Bazı sütun başlıklarında Justinianus ve Theodora’nın monogramları bugün de korunmuştur. Siz fotoğraflarda sütun başlıklarını karşılaştırarak bu işaretlere dikkat edebilirsiniz. Burada bakılacak ayrıntı, yalnızca sütunun gövdesi veya genel görünüşü değildir.
Batı cephesindeki Osmanlı son cemaat revakı, altı sütun üzerine oturur. Revak, beş kubbeli bölümden oluşan bir düzenleme olarak tarif edilir. Dışarıdan çekilen görüntülerde bu bölüm, Osmanlı dönemini incelemek için kullanılabilir. İçerideki Bizans sütunlarıyla birlikte düşünüldüğünde, yapının farklı dönemleri karşılaştırılabilir hâle gelir.
Kısa kronoloji
Küçük Ayasofya’nın kronolojisi, kilise yapımıyla başlayıp onarım ve koruma konularına uzanır. Aşağıdaki tarihler, kesin olaylarla tartışmalı tarihleme önerilerini kendi açıklamaları içinde gösterir.
- 527–536 Aziz Sergios ve Bakhos Kilisesi için geleneksel yapım aralığıdır; başlangıç tartışmalıdır.
- 532 sonrası Bardill’in önerdiği muhtemel inşaat başlangıcıdır; alternatif bir akademik görüştür.
- 15. yüzyıl sonu–16. yüzyıl başı Hüseyin Ağa, II. Bayezid döneminde yapıyı camiye dönüştürür; kesin yıl farklı aktarılır.
- 1507 Caminin vakfiyesinin tarihidir; özeti 1546 tarihli tahrir defterinde bulunur.
- 1740 Sadrazam Ahmed Paşa, şadırvanı ve sıbyan mektebini yeniden yaptırır.
- 1870 World Monuments Fund’a göre demiryolu, camiyle deniz suru arasına döşenir.
- Balkan Savaşları Yapı, savaş mağdurlarına barınak olarak hizmet verir.
- 1985 Yapının bulunduğu alan, İstanbul’un Tarihî Alanları kapsamında Dünya Mirası Listesi’ne alınır.
- 1999 World Monuments Fund, depremde merkezî kubbede çatlaklar oluştuğunu bildirir.
1507 tarihli vakfiye, camiye dönüşümün kesin günüyle aynı türden bilgi değildir. Bu vakfiyenin özeti, 1546 tarihli İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri’nde bulunur. Vakfiye tarihi, yapının Osmanlı dönemindeki kurumsal düzenine ilişkin somut bir kayıttır. Siz kronolojiyi okurken belge tarihiyle dönüşüm tarihini bu nedenle ayırabilirsiniz.
Osmanlı döneminde cami, mektep ve gündelik hayat
Kiliseyi camiye dönüştüren kişi, II. Bayezid döneminin Kapıağası Hüseyin Ağa’sıdır. Dönüşümün kesin yılı konusunda kaynakların verdiği tarihler arasında farklılık bulunur. Yapının Osmanlı dönemi, ibadet mekânının çevresindeki vakıf düzeniyle birlikte okunabilir.
Vakıf hamamının yıllık geliri, 42.500 akçe olarak kaydedilir. Bu rakam, caminin çevresindeki ekonomik hayatı görünür kılan somut bir bilgidir. Hamam geliri, yapının tarihine yalnızca mimari açıdan bakılamayacağını da gösterir. Sütunlar ve kubbeler yanında, vakfa gelir sağlayan işletmeler de vardır.
Sadrazam Ahmed Paşa, 1740’ta şadırvanı ve sıbyan mektebini yeniden yaptırmıştır. Hüseyin Ağa Mektebi, 1913’te iki sınıflıdır. Mektepte 25 öğrenci bulunur; öğretmen Ahmet Efendi 80 kuruş maaş alır. Siz bugünkü okul hayatını düşünürken bu sınıf ve öğrenci sayılarını karşılaştırabilirsiniz.
Küçük Ayasofya, Balkan Savaşları sırasında savaş mağdurlarına barınak olarak hizmet vermiştir. Bu kullanım, yapının tarihindeki gündelik ihtiyaçları görünür kılan başka bir örnektir. İbadet, eğitim ve barınma, aynı yapının geçmişinde farklı biçimlerde karşımıza çıkar. 1913 tarihli mektep bilgileri de bu insan hikâyelerine somut ölçüler kazandırır.
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
İçerideki 12 dizelik Yunanca yazıt, Justinianus, Theodora ve Sergios’u anar. Buna karşılık kilisenin adındaki diğer aziz Bakhos, yazıtta yer almaz. Bu farklılık, yapı adıyla içindeki metnin birebir örtüşmediğini gösterir. Siz yazıtı incelerken yalnızca uzunluğuna değil, anılan kişilere de dikkat edebilirsiniz.
Osmanlı minberinin köşkünde kullanılan iki mermer korkuluk levhası, Bizans döneminden kalmıştır. Ajurlu levhalar, yapının 6. yüzyıl süslemeleri arasında değerlendirilir ve minberde kullanılmıştır. Böylece Osmanlı ibadet düzeninin bir parçasında Bizans işçiliği görülür. Burada dönemler arasındaki ilişki, aynı malzemenin yeniden kullanılmasıyla somutlaşır.
Bazı sütun başlıklarındaki Justinianus ve Theodora monogramları, yaptıranların adlarını içeride görünür kılar. Yunanca yazıt da aynı iki kişiyi anan başka bir unsurdur. İsimler, yalnızca yapının tarihini anlatan metinlerde karşımıza çıkan bilgiler değildir. Yapının kendi süsleme ve yazı düzeninde de izlenebilirler.
Caminin haziresindeki Hüseyin Ağa Türbesi, Osmanlı dönemiyle ilgili başka bir ayrıntı barındırır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, burada iki sanduka bulunduğunu açıkça belirtir. Sandukalar, Hüseyin Ağa ve Kâmil Efendi’ye ait olarak tanıtılır. Türbe, camiye dönüşümü gerçekleştiren Hüseyin Ağa’nın adını yapı çevresinde de yaşatır.
Sık sorulan sorular
Küçük Ayasofya Camii ne zaman yapıldı?
İBB, kilisenin yapımını geleneksel olarak 527–536 yılları arasına tarihler. Jonathan Bardill ise inşaatın muhtemelen 532’den sonra başladığını savunur.
Küçük Ayasofya Camii’ni kim yaptırdı?
Aziz Sergios ve Bakhos Kilisesi’ni İmparator I. Justinianus ve Theodora yaptırmıştır. Yapıyı II. Bayezid döneminde camiye dönüştüren kişi Kapıağası Hüseyin Ağa’dır.
İstanbul’da Küçük Ayasofya Camii nerede?
Cami, Fatih ilçesinin Küçük Ayasofya Mahallesi’nde yer alan eski bir Bizans kilisesidir. Küçükayasofya Camii Sokağı’nda, demiryolunun yakınında bulunur.
Küçük Ayasofya gerçekten Ayasofya’nın provası mı?
Yapının Ayasofya için bir prova olduğu iddiası kesinleşmiş bilgi değildir. Jonathan Bardill, kilisenin Ayasofya’nın prototipi sayılmaması gerektiğini savunur.
Kaynaklar
- İBB Kültür Sanat — Küçük Ayasofya Camisi kultursanat.istanbul
- Wikipedia — Little Hagia Sophia en.wikipedia.org
- Jonathan Bardill — The Date, Dedication, and Design of Sts. Sergius and Bacchus in Constantinople, makale özeti mendeley.com
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Küçük Ayasofya Külliyesi islamansiklopedisi.org.tr
- Fatih Belediyesi — Tarihte Fatih fatih.bel.tr
- World Monuments Fund — World Monuments Watch 2004 wmf.org
- İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — UNESCO World Heritage List and İstanbul istanbul.ktb.gov.tr
- Kültür ve Turizm Bakanlığı — Hüseyin Ağa Türbesi tanıtım belgesi muze.gov.tr
Görsel: Sergius and Bacchus.jpg — fusion-of-horizons, CC BY 2.0






