Hülagû’nun ordusu, Bağdat önlerinde Abbâsî askerlerini yenmek için kanal bentlerini yardı. Siz bu yazıda, 1258 kuşatmasının ilerleyişini ve ardından yaşanan yıkımı öğreneceksiniz. Su baskını, surların kaybı ve halifenin teslimi, aynı seferin birbirini izleyen aşamalarıydı. [1][2]
Günümüz Irak’ındaki Bağdat, saldırı sırasında Halife Müsta‘sım yönetimindeki Abbâsîlerin başkentiydi. Kuşatma 29/30 Ocak–10 Şubat 1258 arasında gerçekleşti ve Moğol zaferiyle sonuçlandı. Ancak teslimiyet, şehirdeki şiddetin sona erdiği tarih olarak okunamaz. Yağma 13 Şubat’ta başladı; Müsta‘sım ise 20 Şubat’ta öldürüldü. [1][2][3]
Bağdat kuşatması 1258: Şehir ne zaman ve nasıl düştü?
Bağdat’ın düşüşünü anlamak için önce kuşatmayla sonraki katliamı ayırmak gerekir. Halifenin 10 Şubat’taki teslimi, askerî kuşatmanın sona erdiği tarihi gösterir. Şehirde 13 Şubat’ta başlayan yağma ve katliam, yaklaşık bir hafta sürdü. Dolayısıyla kuşatma tarihleri, yaşanan bütün şiddetin başlangıcını ve sonunu kapsamaz. [1][3]
Moğollar, kuşatma başlamadan önce Abbâsî kuvvetlerini yenmişti. Ocak ayındaki bu bozgunu, şehrin doğu surlarının kaybedilmesi izledi. Moğol birlikleri, 4 Şubat 1258’e kadar doğu surlarının kontrolünü ele geçirdi. Müsta‘sım’ın teslimi, savunmanın bu aşamasından sonra, 10 Şubat’ta gerçekleşti. [2]
Siz tarihleri yan yana koyduğunuzda, tek günlük bir fetih tablosu görmezsiniz. Ocak ayındaki askerî yenilgi, şubat ayındaki teslimden önce geliyordu. Ardından yağma ve halifenin öldürülmesi, Bağdat merkezli Abbâsî yönetimini sona erdirdi. Şehrin askerî yenilgisiyle yönetimin sonu, böylece birbirine bağlı aşamalar oluşturdu. [1][2][3]
Hülagû Han Bağdat kuşatmasına neden ve nasıl geldi?
Hülagû, Cengiz Han’ın torunu ve Büyük Han Mengü’nün kardeşiydi. Mengü, 1251’de Büyük Han seçildi. Hülagû’yu batı seferiyle görevlendiren de Mengü’ydü. Bu nedenle Bağdat seferi, Hülagû’nun tek başına başlattığı bağımsız bir girişim değildi. Seferin arkasında, Büyük Han’ın verdiği batıya ilerleme görevi bulunuyordu. [1][3]
Hülagû’nun batı ordusu 1253’te yola çıktı; 1255’te Mâverâünnehir’e ulaştı. Kuvvetleri, 1256’da İran’daki Nizârî İsmâilî kalelerinin çoğunu ele geçirdi. Bağdat’a yönelen ordu, dolayısıyla daha önce başka hedeflere karşı ilerlemişti. İran’daki bu sefer, Bağdat kuşatmasından önceki askerî aşamayı oluşturuyordu. [3]
Müsta‘sım’ın Nizârîlere karşı istenen askerleri göndermemesi, Hülagû’yla anlaşmazlığının nedenlerinden biriydi. Bununla birlikte, Bağdat’a saldırı kararını yalnız bu anlaşmazlık üzerinden açıklamak eksik kalır. Hülagû ile Müsta‘sım arasında 1257 boyunca yürütülen görüşmeler de sonuçsuz kaldı. Hülagû, aynı yılın sonunda generallerine Bağdat üzerinde birleşmelerini emretti. [2][3]
Buradaki sıralama, seferin diplomasiyle askerî hazırlığı birlikte içerdiğini açıkça gösteriyor. Görüşmeler 1257’de sürerken, yıl sonunda birliklerin Bağdat’a yönelmesi emredilmişti. Siz böylece kuşatmayı, yalnız surların önünde başlayan bir çatışma olarak okumazsınız. Ordunun hareketi 1253’e, sonuçsuz görüşmeler ise saldırıdan önceki yıla uzanıyordu. [3]
Moğolların Bağdat kuşatması: Savunma nasıl aşıldı?
Savunmanın kırılmasında ilk somut aşamalardan biri, Düceyl Kanalı çevresinde yaşandı. Baycu’nun kuvvetleri, 16 Ocak 1258 gecesi kanalın bentlerini yardı. Açılan bentlerden gelen su, Abbâsî ordusunun kampını su altında bıraktı. Moğollar, 17 Ocak’ta su baskınından kurtulan Abbâsî kuvvetlerini bozguna uğrattı. [2]
Bu olayda su, ordunun kampına doğrudan yöneltilen bir saldırı aracına dönüştü. Abbâsî kuvvetlerinin bozgunu, Bağdat surlarına yönelik saldırının başlamasından önce gerçekleşti. Dolayısıyla savunmanın kaybını yalnız surların dayanıklılığı üzerinden açıklamak yeterli olmaz. Şehrin dışındaki ordunun yenilgisi de kuşatmanın ilerleyişine dahil edilmelidir. [1][2]
Hülagû, Dicle üzerinden kaçışı engellemek amacıyla şehrin iki yanında yüzer köprüler kurdurdu. Böylece nehir, kuşatma sırasında yalnız coğrafi bir unsur olarak kalmadı. Moğol düzenlemesi, Dicle üzerinden kullanılabilecek kaçış yollarını da hedef alıyordu. Kanal bentleriyle yüzer köprüler, su yollarının iki farklı kullanımını gösteriyor. [2]
Kuşatmanın sonraki aşamasında Moğol birlikleri, 4 Şubat’a kadar doğu surlarını ele geçirdi. Halife Müsta‘sım, 10 Şubat’ta ailesi ve yaklaşık 3.000 ileri gelenle teslim oldu. Bu sayı, halifeyle birlikte teslim olan grubun büyüklüğünü ifade ediyor. Bağdat’ın toplam nüfusunu veya şehirde hayatını kaybedenlerin sayısını göstermiyor. [2]
Kısa kronoloji
Bağdat seferinin zaman çizelgesi, Mengü’nün 1251’de Büyük Han seçilmesinden başlayarak 1258’deki teslimiyete uzanır. Aşağıdaki liste, kuşatma sonrasındaki onarımları da aynı tarih akışına ekliyor. Böylece 10 Şubat’taki teslimle şehrin sonraki yılları birlikte izlenebiliyor. [1][2][3][4]
- 1251: Mengü Büyük Han seçildi. [3]
- 1253: Hülagû’nun batıya ilerleyen ordusu, sefer için yola çıktı. [3]
- 1255: Hülagû’nun ordusu, Bağdat’a ilerleyişinden önce Mâverâünnehir bölgesine ulaştı. [3]
- 1256: İran’daki Nizârî kalelerinin çoğu, Hülagû’nun kuvvetlerinin eline geçti. [3]
- 1257: Hülagû ile Müsta‘sım arasındaki görüşmeler, yıl boyunca sonuç vermedi. [3]
- 16–17 Ocak 1258: Abbâsî kampını su bastı; ardından kuvvetleri bozguna uğratıldı. [2]
- 29/30 Ocak 1258: Bağdat kuşatması başladı. [1]
- 4 Şubat 1258: Doğu surlarının kontrolü, bu tarihe kadar Moğollara geçti. [2]
- 10 Şubat 1258: Müsta‘sım, ailesi ve yaklaşık 3.000 ileri gelenle teslim oldu. [2]
- 13 Şubat 1258: Yaklaşık bir hafta süren yağma ve katliam başladı. [3]
- 20 Şubat 1258: Müsta‘sım öldürüldü; Bağdat merkezli Abbâsî halifeliği sona erdi. [2]
- 1258–1282: Cüveynî’nin Bağdat valiliği sırasında onarım ve yeniden yapılanma yürütüldü. [4]
Teslimden sonra ne oldu, kaç kişi öldürüldü?
Müsta‘sım’ın tesliminden sonra Bağdat’ta yağma ve katliam, 13 Şubat’ta başladı. Encyclopaedia Iranica, bu şiddetin yaklaşık bir hafta sürdüğünü belirtiyor. Halifenin 20 Şubat’ta öldürülmesiyle Bağdat merkezli Abbâsî halifeliği sona erdi. Askerî teslimiyet, böylece halifenin hayatta kalmasını sağlayan bir sonuç doğurmadı. [2][3]
Ölü sayısına gelindiğinde, aktarılan rakamlar arasında belirgin bir uyuşmazlık bulunuyor. Orta Çağ kaynaklarında, 800.000 ile 2 milyon arasında değişen sayılar aktarılıyor. TDV ise 1259’da bölgeyi gezen Çinli Chang Te’nin on binlerden söz ettiğini belirtiyor. Bunlar, aynı kesin toplamı doğrulayan birbirine yakın tahminler olarak kullanılamaz. [4]
TDV İslâm Ansiklopedisi, kendi değerlendirmesinde öldürülenlerin sayısının 100.000’i aştığını ifade ediyor. İngilizce Vikipedi ise hayatını kaybedenlerin kesin toplamının bilinmediğini açıkça belirtiyor. Dolayısıyla Bağdat için tek bir ölüm sayısını tartışmasız sonuç gibi sunamayız. Kaynakların verdiği rakamlarla bu rakamların belirsizliğini birlikte değerlendirmek gerekiyor. [2][4]
Siz bir şehir felaketini anlamaya çalışırken, sayıların dayanağını da sorgulamalısınız. Bağdat örneğinde 1259 tarihli gözlemle çok yüksek Orta Çağ rakamları örtüşmüyor. Bu ayrılık, katliamın yaşandığı gerçeğiyle kesin toplamı birbirinden ayırmayı gerektiriyor. Yağmanın başlangıcı tarihlenebilirken, ölümlerin toplamı aynı kesinlikle ifade edilemiyor. [2][3][4]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
Bağdat, Moğol kuşatmasından önce de yıkıcı bir su baskını yaşamıştı. Şehirdeki 1256 seli, Dârülhilâfe ve Nizâmiye çarşılarını sular altında bırakmıştı. Bu sel, kuşatma sırasında Düceyl Kanalı bentlerinin yarılmasından ayrı bir olaydı. Birincisi şehirdeki çarşıları, ikincisi 1258’de Abbâsî ordusunun kampını etkiledi. [2][4]
Hülagû’nun Hıristiyan eşi Dokuz Hatun, şehirdeki Hıristiyanların korunması için girişimde bulundu. Korunan Hıristiyanlara, evlerinin kapılarını işaretlemeleri gerektiği söylendiği de aktarılıyor. Kapı işaretleri, Bağdat’taki şiddetin herkese aynı biçimde uygulanmadığını gösteren somut ayrıntılardan biridir. Bu uygulama, Dokuz Hatun’un girişimiyle korunan Hıristiyanlarla ilgili olarak anlatılıyor. [2]
Gündelik hayatla bağlantıyı görmek için Bağdat’ın çarşılarına ve sulama düzenine bakabilirsiniz. Evdeki su kesintisinin günlük işlerinizi nasıl aksattığını düşünmeniz bu bağlantıyı kolaylaştırır. Bağdat’ta 1256’da çarşılar su altında kalmış, Cüveynî döneminde yeni sulama sistemi kurulmuştu. Bu iki olgu, şehir tarihini yalnız hükümdarların kararlarıyla okumamayı sağlar. [4]
Atâ Melik Cüveynî, 1258–1282 yılları arasında Bağdat valiliği görevini yürüttü. Onun döneminde Müstansıriyye onarıldı ve şehirde yeni bir sulama sistemi kuruldu. Moğol fethinden sonra Nizâmiye, Müstansıriyye ve Beşîriyye medreseleri yeniden öğretime başladı. Bu gelişmeler, yıkımdan sonraki Bağdat’ın eğitim tarihinin de sürdüğünü gösteriyor. [4]
Kütüphaneler ve veba: Hangi iddialar tartışmalı?
Bağdat’ın 1258’deki düşüşünü vebayla açıklayan yorum, araştırmacılar arasında tartışma konusu oldu. Fancy ve Green, 2021’de fethi Moğolların yaydığı vebayla ilişkilendiren bir yorum sundu. Brack, Biran ve Amitai’nin 2024 incelemesi ise kullanılan metinlerin bu sonucu desteklemediğini savundu. Bu nedenle veba açıklaması, kuşatmanın doğrulanmış nedeni olarak sunulmamalıdır. [5]
Kütüphanelerin yok edilmesini İslam uygarlığının kalıcı çöküşüne bağlayan görüş de tartışmalıdır. Michal Biran’ın 2019 araştırması, İlhanlı Bağdat’ında canlı bir bilim çevresi saptıyor. Bu bulgu, 1258 sonrasında bilgi aktarımının bütünüyle sona erdiği düşüncesini sorgulatıyor. Araştırmanın gösterdiği devamlılık, şehirde yaşanan katliamın inkârı anlamına gelmiyor. [6]
Müstansıriyye’nin onarılması ve medreselerin yeniden öğretime başlaması, bu değerlendirmeye somut örnekler sağlıyor. Bağdat merkezli Abbâsî halifeliği 1258’de sona erdi; eğitim hayatıysa sonrasında yeniden sürdü. Dolayısıyla siyasi yönetimin sonuyla bütün bilim faaliyetlerinin sonunu eşitlemek doğru olmaz. Bağdat’ın düşüşü, yıkımın yanında sonrasındaki onarım ve öğretim faaliyetleriyle birlikte okunmalıdır. [2][4][6]
Sık sorulan sorular
Bağdat kuşatması 1258 yılında hangi tarihler arasında gerçekleşti?
Kuşatma, 29/30 Ocak–10 Şubat 1258 tarihleri arasında gerçekleşti. Halifenin tesliminden sonra, 13 Şubat’ta başlayan yağma ve katliam yaklaşık bir hafta sürdü.
Hülagû Han Bağdat kuşatmasını kimin emriyle yönetti?
Hülagû, batı seferini Büyük Han Mengü’nün emriyle yürüttü. Mengü onun kardeşiydi; Hülagû aynı zamanda Cengiz Han’ın torunuydu.
Moğolların Bağdat kuşatmasında kaç kişi hayatını kaybetti?
Kesin toplam bilinmiyor; aktarılan ölüm sayıları birbirinden ciddi biçimde ayrılıyor. TDV, 1259’da bölgeyi gezen Chang Te’nin on binlerden söz ettiğini aktarırken, kendi değerlendirmesinde öldürülenlerin 100.000’i aştığını belirtiyor.
Halife Müsta‘sım teslim olduktan sonra ne oldu?
Müsta‘sım, 10 Şubat 1258’de ailesi ve yaklaşık 3.000 ileri gelenle teslim oldu. Halife 20 Şubat’ta öldürüldü ve Bağdat merkezli Abbâsî halifeliği sona erdi.
Bağdat’ta eğitim hayatı Moğol fethinden sonra yeniden başladı mı?
Nizâmiye, Müstansıriyye ve Beşîriyye medreseleri, Moğol fethinden sonra yeniden öğretime başladı. Cüveynî’nin 1258–1282 arasındaki valiliği döneminde Müstansıriyye onarıldı ve yeni bir sulama sistemi kuruldu.
Kaynaklar
- Vikipedi — Bağdat Kuşatması (1258)) tr.wikipedia.org
- Wikipedia — Siege of Baghdad en.wikipedia.org
- Encyclopaedia Iranica — HULĀGU KHAN iranicaonline.org
- TDV İslâm Ansiklopedisi — BAĞDAT islamansiklopedisi.org.tr
- Medical History — Plague and the Mongol conquest of Baghdad (1258)? A reevaluation of the sources doi.org
- Hebrew University of Jerusalem — Libraries, books, and transmission of knowledge in Ilkhanid Baghdad cris.huji.ac.il
Görsel: Fall Of Baghdad (Diez Albums).jpg — 14th century artist, Public domain






