Cumhuriyet · 1923 –

Montrö Boğazlar Sözleşmesi: Denetim nasıl geri alındı?

20 Temmuz 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi, uluslararası komisyonun görevlerini Türk hükümetine devretti. Türkiye Boğazlar’ı yeniden askerîleştirme hakkı kazanırken ticaret gemilerinin geçiş serbestliği korundu.

8 dk okuma7 kaynakYayın: 2 Kasım 2026Son kontrol: 2 Kasım 2026
Köküne Kadar TV editörlüğüKaynak ilkemiz
Montrö Boğazlar Sözleşmesi: Türkiye Boğazlarda denetimi nasıl geri kazandı?
1915 French map of the Turkish Straits and the Sea of Marmara.jpg

20 Temmuz 1936’da imzalanan Montrö, uluslararası Boğazlar Komisyonu’nun görevlerini Türk hükümetine devretti. Siz bu yazıda denetimin nasıl geri kazanıldığını ve geçiş kurallarının sınırlarını öğreneceksiniz. Aynı düzenleme, Türkiye’ye Boğazlar bölgesini yeniden askerîleştirme hakkını da verdi. Ancak ticaret gemilerinin barış zamanındaki geçiş serbestliği sözleşmede korundu. Böylece savunma yetkisiyle gemilerin geçiş hakları aynı metinde düzenlendi. [1][2]

Siz İstanbul Boğazı kıyısında bir ticaret gemisini izlediğinizi düşünün. O geminin geçişini anlamak için Montrö’nün 2. maddesine bakmanız gerekir. Bir savaş gemisi söz konusu olduğunda ise bildirim ve tonaj hükümleri devreye girer. Sözleşme, İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı’nı birlikte kapsar. Bu nedenle gündelik dildeki Boğaz sözcüğü, metnin bütün coğrafyasını anlatmaz. [1]

Montrö Boğazlar Sözleşmesi nedir, Türkiye denetimi nasıl geri kazandı?

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Boğazlar’daki geçiş ve güvenlik düzenini belirleyen uluslararası metindir. Sözleşme, 29 madde, dört ek ve bir protokolden oluşur. Türkiye’nin denetimi geri kazanmasını açıklayan temel hükümler, 24. maddeyle ek protokoldedir. Bu düzenlemeler, yönetim görevleriyle bölgenin savunulmasını birlikte ele alır. [1][2]

Önceki düzenin dayanağı, 1923 tarihli Lozan Boğazlar Sözleşmesi olarak belirlenmişti. Bu sözleşme, Boğazlar çevresini ve Marmara Denizi’ndeki adaları askerden arındırmıştı. Ayrıca gemi geçişleri için uluslararası bir komisyon kurulmasını öngörmüştü. Dolayısıyla Türkiye’nin değiştirmek istediği yapı, hem askerî hem idarî hükümler içeriyordu. [2]

Montrö’nün 24. maddesi, uluslararası komisyonun görevlerini Türk hükümetine devretti. Ek protokol ise Boğazlar bölgesinin derhal yeniden askerîleştirilmesini mümkün kıldı. Denetimin geri kazanılması, bu somut yetki değişiklikleri üzerinden anlaşılabilir. Türkiye, komisyonun görevlerini üstlenirken bölgeyi yeniden askerîleştirme hakkına da kavuştu. [1]

Bununla birlikte 2. madde, ticaret gemilerinin barış zamanındaki geçiş serbestliğini korudu. Siz denetim kavramını değerlendirirken bu hükmü de hesaba katmalısınız. Türkiye’ye devredilen görevler, ticaret gemilerinin geçiş haklarıyla birlikte düzenlendi. Sözleşmenin önemi, bu haklarla Türkiye’nin güvenlik yetkilerini aynı çerçevede buluşturmasındadır. [1]

Türkiye Lozan’ın Boğazlar düzenini neden değiştirmek istedi?

Türkiye’nin girişiminin arkasında, 1923 düzeninin güvenlik garantilerine yönelik değerlendirmesi bulunuyordu. İtalya’nın Habeşistan’ı işgali, bu garantilerin yetersiz görülmesinin nedenleri arasındaydı. Almanya’nın Ren bölgesini askerîleştirmesi de Türkiye’nin aynı değerlendirmesinde etkili oldu. Boğazlar’ın askerden arındırılmış olması, güvenlik tartışmasının doğrudan merkezinde yer alıyordu. [2]

Türkiye, değişiklik isteğini Mayıs 1933’te Londra Silâhsızlanma Konferansı’nda gündeme getirdi. Talep, Boğazlar’ın askerden arındırılmasına ilişkin hükümlerin değiştirilmesine yönelik olarak sunuldu. Bu girişim, Montrö’deki imzadan önce başlayan diplomatik sürecin bir aşamasıydı. Dolayısıyla 1936’daki sonuç, daha önce dile getirilen bir talebi izledi. [2]

Türkiye, Nisan 1936’da Lozan’a katılan devletlere resmî bir nota verdi. Notada Boğazlar statüsünün güvenlik, savunma ve egemenlik gerekçeleriyle değiştirilmesi istendi. Yeni rejimi görüşmek üzere Montrö Konferansı, 22 Haziran 1936’da açıldı. Böylece statü değişikliği talebi, devletlerin katıldığı diplomatik görüşmelere taşınmış oldu. [2]

Bu süreçte Türkiye’nin hedefi, 1923 sözleşmesindeki savunma sınırlamalarını değiştirmekti. Nisan notasını konferans, konferansı da 20 Temmuz’daki sözleşme imzası izledi. Sonuçta komisyonun görevlerinin devriyle yeniden askerîleştirme hakkı aynı düzenlemede yer aldı. [1][2]

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ne zaman, nerede ve kimlerce imzalandı?

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 20 Temmuz 1936’da İsviçre’nin Montrö kentinde imzalandı. Türkiye heyetine dönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras başkanlık etti. Konferansın açılış tarihi ise imzadan önce, 22 Haziran 1936 olarak kaydedildi. Aras’ın görevi, Türkiye’nin konferanstaki heyet başkanlığı olarak tanımlanmalıdır. [2]

İlk imzacılar Türkiye, Birleşik Krallık, Avustralya, Bulgaristan ve Fransa’yı içeriyordu. Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği ve Yugoslavya da sözleşmeyi imzaladı. İtalya ise 1936’da düzenlenen bu konferansa katılan devletler arasında bulunmuyordu. Sözleşmeye daha sonra, 2 Mayıs 1938 tarihinde katılım sağladı. [2][4]

İmza tarihiyle yürürlük tarihlerini birbirinden ayırmak, kronolojiyi doğru okumayı sağlar. Birleşmiş Milletler kaydı, geçici yürürlüğü 15 Ağustos 1936 olarak verir. Aynı kayıtta kesin yürürlük tarihi, 9 Kasım 1936 olarak belirtilir. Siz sınav hazırlarken veya tarih sıralaması yaparken bu ayrımı kullanabilirsiniz. İmzalanma sorusunun cevabı, yürürlük aşamalarından bağımsız olarak 20 Temmuz 1936’dır. [3]

Montrö Boğazlar Sözleşmesi maddeleri geçişleri nasıl düzenler?

Montrö’nün 2. maddesi, barış zamanında ticaret gemilerine geçiş serbestliği tanır. Bu hak, geminin bayrağına ve taşıdığı yüke göre ayrım içermez. Geçiş serbestliği, sözleşmede hem gece hem gündüz için kabul edilir. Böylece ticaret gemilerinin barış zamanındaki durumu açıkça tanımlanmış olur. [1]

Limana uğramadan transit geçen ticaret gemileri için tahsilat da sınırlandırılmıştır. 2. madde, yalnız Ek I’de izin verilen vergi ve harçlara imkân tanır. Dolayısıyla geçiş serbestliğiyle izin verilen tahsilatlar birlikte okunması gereken hükümlerdir. Sözleşme, bu gemilerden alınabilecek bedelleri belirli bir eke bağlar. [1]

Savaş gemileri için 13. madde, normal ön bildirim süresini sekiz gün belirler. Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerde sürenin 15 güne çıkarılmasını arzu edilir bulur. Bu ifade, sekiz günlük normal süreyle aynı biçimde kurulmamıştır. Metni okurken hükmün kullandığı bu ayrımı korumak, kuralı doğru aktarmayı sağlar. [1]

  1. madde, aynı anda transit geçen yabancı deniz kuvvetlerine sınır getirir. Belirtilen istisnalar dışında toplam tonaj 15.000 tonu, gemi sayısı dokuzu aşamaz. Buradaki sınırlar, Boğazlar’dan aynı anda yapılan transit geçişle ilgilidir. Karadeniz’de bulunmaya ilişkin hükümler ise ayrıca 18. maddede düzenlenmiştir. [4]
  1. madde, kıyıdaş olmayan devletlerin Karadeniz’deki toplam savaş gemisi tonajını sınırlar. Normal toplam sınır 30.000 tondur; belirli koşullarda 45.000 tona çıkabilir. Aynı devletlerin savaş gemileri, Karadeniz’de 21 günden fazla kalamaz. Bu süre sınırı, gemilerin amaçları ne olursa olsun uygulanır. [5]

Savaş durumunda Türkiye’nin konumu, savaş gemilerine uygulanacak hükmü de değiştirir. 19. madde, Türkiye savaşan taraf değilse savaşan devletlerin savaş gemilerini sınırlar. Bu gemilerin geçişi, üslerine dönüş ve maddede belirtilen diğer istisnalar dışında yasaktır. Dolayısıyla 19. maddenin yasağı aktarılırken istisnalarının da belirtilmesi gerekir. [5]

  1. madde, Türkiye savaşa katıldığında savaş gemilerinin geçişini hükümetin takdirine bırakır. Türkiye kendisini yakın savaş tehlikesinde görürse, 21. madde devreye girebilir. Bu madde, bildirim ve öngörülen denetim hükümleriyle aynı yetkinin kullanımına izin verir. Böylece sözleşme, savaş ve yakın savaş tehlikesini ayrı hükümlerle düzenler. [5]

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ne zaman bitiyor?

  1. maddede belirtilen ilk süre, sözleşme için 20 yıl olarak düzenlenmiştir. Ancak bu süre, metnin kendiliğinden sona ereceği anlamına gelmez. Maddenin öngördüğü fesih bildirimi yapılmadığında sözleşmenin yürürlükte kalması devam eder. Yürürlük, böyle bir bildirimin yapılmasından iki yıl sonrasına kadar sürer. [7]

Bu nedenle yalnız 20 yıllık süreden hareketle bitiş tarihi çıkarılamaz. 28. maddenin süre hükmü, fesih bildirimi düzeniyle birlikte okunmalıdır. Aynı madde, denizden geçiş ve seyrüsefer serbestliği için ayrıca hüküm içerir. 1. maddede tanınan bu ilkenin süresiz olduğu açıkça belirtilir. [7]

Sözleşmenin süresiyle geçiş serbestliği ilkesi, 28. maddede ayrı ifadelerle ele alınır. İlk 20 yıllık dönemi bilmek, fesih düzenini açıklamaya tek başına yetmez. Siz bitiş tarihine ilişkin bir iddiayı değerlendirirken bildirim koşuluna da bakmalısınız. Böylece metnin süreye bağladığı hükümlerle süresiz kabul ettiği ilkeyi ayırabilirsiniz. [7]

Kısa kronoloji

Lozan’dan Montrö’ye uzanan değişim, diplomatik girişimler ve yürürlük aşamalarıyla izlenebilir. Aşağıdaki tarihler, komisyon düzeninden Türk hükümetine görev devrine uzanan süreci gösterir. İmza, geçici uygulama ve kesin yürürlük bu sıralamada ayrı yer tutar. [1][2][3][6]

  1. 1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesi, askerden arındırma ve uluslararası komisyon düzenini getirdi.
  2. Mayıs 1933 Türkiye, değişiklik talebini Londra Silâhsızlanma Konferansı’nda gündeme getirdi.
  3. Nisan 1936 Türkiye, ilgili devletlere Boğazlar rejiminin değiştirilmesini isteyen nota verdi.
  4. 22 Haziran 1936 Yeni Boğazlar rejimini görüşmek üzere Montrö Konferansı açıldı.
  5. 20 Temmuz 1936 Sözleşme imzalandı; ek protokol derhal yeniden askerîleştirme hakkı verdi.
  6. 15 Ağustos 1936 Sözleşme geçici olarak yürürlüğe girdi.
  7. 10 Eylül 1936 Komisyonun çalışmalarının sona erdiği Milletler Cemiyeti’ne resmen bildirildi.
  8. 9 Kasım 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi kesin olarak yürürlüğe girmiş oldu.
  9. 2 Mayıs 1938 Konferansa katılmayan İtalya, daha sonra Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne katıldı.

Kitaplara girmeyen ayrıntılar

Ek protokol, yeniden askerîleştirmeyi 9 Kasım’daki kesin yürürlüğe kadar ertelemiyordu. Türkiye’ye Boğazlar bölgesini derhal yeniden askerîleştirme hakkı açıkça tanınmıştı. Bu ayrıntı, imzayla savunma yetkisinin kullanılması arasındaki ilişkiyi gösterir. Kesin yürürlük tarihi, bu hakkın başlangıcını bekleten bir koşul değildi. [1]

Lozan sonrasında kurulan Boğazlar Komisyonu’nun başkanlarından biri Vasıf Temel Paşa’ydı. Paşa, 1925’te komisyona özgü bayrağın Tophane Kasrı’na asılmasını engelledi. Bu olay, uluslararası komisyonun faaliyetlerine ilişkin somut ayrıntılar arasında yer alır. Boğazlar’daki idarî düzenin, kurumun sembollerini de kapsadığını gösteren bir örnektir. [6]

Komisyon Başkanı Mehmet Ali Talay, çalışmaların sona erdiğini resmî olarak bildirdi. Bildirim, 10 Eylül 1936’da Milletler Cemiyeti Genel Sekreterliği’ne yapılmıştı. Bu tarih, sözleşmenin kesin yürürlüğe girişinden önceki bir aşamayı gösterir. Komisyonun kapanış süreci de böylece imzadan ayrı bir tarihle izlenebilir. [3][6]

  1. madde, geçiş hakkı bulunan kıyıdaş devlet denizaltılarına özel koşullar koyar. Bu denizaltılar Boğazlar’dan gündüz, su üstünde ve tek tek geçmek zorundadır. 15. madde ise transit savaş gemilerinin taşıdıkları uçakları kullanmasını yasaklar. Uçaklara ilişkin bu yasak, gemilerin Boğazlar’daki transit geçişi sırasında uygulanır. [1]

1936 sözleşmesinin özgün dili, uluslararası metnin hazırlanışında kullanılan Fransızca olarak belirtilir. İngilizce metin ve ekleri, Dışişleri Bakanlığı’nın 2024 Boğazlar Raporu’nda yayımlanmıştır. Böylece 24. maddedeki görev devriyle ek protokol birlikte okunabilir. Denetimin nasıl geri kazanıldığı, bu hükümler üzerinden doğrudan takip edilebilir. [1][4]

Sık sorulan sorular

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ne zaman ve nerede imzalandı?

Sözleşme, 20 Temmuz 1936’da İsviçre’nin Montrö kentinde imzalandı. Kesin yürürlük tarihi, Birleşmiş Milletler antlaşma kaydına göre 9 Kasım 1936’dır.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi kimler tarafından imzalandı?

İlk imzacılar Türkiye, Birleşik Krallık, Avustralya, Bulgaristan, Fransa, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği ve Yugoslavya idi. Konferansa katılmayan İtalya, sözleşmeye 2 Mayıs 1938’de katıldı.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ne zaman bitiyor?

28. maddedeki ilk 20 yıllık süre, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez. Gerekli fesih bildirimi yapılmazsa sözleşme, böyle bir bildirimin yapılmasından iki yıl sonrasına kadar yürürlükte kalır.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi komisyon başkanı kimdi?

Türkiye’nin Montrö Konferansı heyetine Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras başkanlık etti. Lozan sonrasındaki Boğazlar Komisyonu ise ayrı bir kurumdu; başkanları arasında Vasıf Temel Paşa ve Mehmet Ali Talay bulunuyordu.

Kaynaklar

  1. T.C. Dışişleri Bakanlığı — 2024 Boğazlar Raporu, sözleşme metni ve ekleri mfa.gov.tr
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi — Montrö Boğazlar Sözleşmesi islamansiklopedisi.org.tr
  3. United Nations Treaty Collection — Convention regarding the Régime of Straits treaties.un.org
  4. Wikipedia — Montreux Convention Regarding the Regime of the Straits en.wikipedia.org
  5. Vikipedi — Montrö Boğazlar Sözleşmesi tr.wikipedia.org
  6. Abdurrahman Bozkurt — Boğazlar Komisyonu’nun Kuruluşu ve Faaliyetleri (1924-1936) cdn.istanbul.edu.tr
  7. National University of Singapore, Centre for International Law — 1936 Convention Regarding the Regime of the Straits cil.nus.edu.sg

Görsel: 1915 French map of the Turkish Straits and the Sea of Marmara.jpg — Nancy : Berger Levrault, 1915, Public domain

Bu makale yapay zekâ desteğiyle hazırlandı. Her bilgi kaynaklarla karşılaştırıldı ve kaynağı olmayan cümle yayımlanmadı. Bir hata görürseniz bize yazın. Kaynak ilkemiz · Bize yazın →

İlgili makaleler