Arkeoloji ve Keşifler

İskenderiye Feneri nerede, nasıl yıkıldı? Pharos izleri

İskenderiye Feneri, bugün Kayıtbay Kalesi'nin bulunduğu noktada Büyük Liman'ın girişini işaretliyordu. Depremlerle harap olan yapının sualtındaki parçaları, kazılar ve üç boyutlu modellerle araştırılıyor.

7 dk okuma8 kaynakYayın: 7 Kasım 2026Son kontrol: 8 Kasım 2026
Köküne Kadar TV editörlüğüKaynak ilkemiz
İskenderiye Feneri nerede, nasıl yıkıldı? Pharos'un deniz altındaki kalıntıları ne anlatıyor?
Lighthouse – Thiersch.png

İskenderiye Feneri’nin yerinde bugün, Mısır’ın İskenderiye kentindeki Kayıtbay Kalesi bulunuyor. Pharos Adası’nın doğu ucundaki yapı, Büyük Liman’ın girişini işaretliyordu. Depremlerle aşamalı olarak harap oldu; kalan taşları 1480 dolaylarında kalenin yapımında kullanıldı. [1][4]

Denizdeki yaklaşık 3.500 mimari unsurun yalnızca bir bölümü olasılıkla bu fenere bağlanıyor. Siz burada yapının kuruluşunu, deprem hasarlarını ve taşların nasıl ayrıştırıldığını öğreneceksiniz. Üç boyutlu modellerin hangi mimari soruları sınadığını da Pharos araştırmaları üzerinden göreceksiniz. [5][6]

İskenderiye Feneri ne zaman, kimlerin yönetiminde yapıldı?

CEAlex’in tarihlendirmesine göre İskenderiye Feneri’nin inşaatı, MÖ 297’de I. Ptolemaios yönetiminde başladı. Yapı, MÖ 283–281 arasında II. Ptolemaios yönetiminde tamamlandı. Bu tarihlendirme, geç tarihli Suda sözlüğüne ve Eusebios kronolojisine dayanıyor. Böylece yapım süreci, I. Ptolemaios ile II. Ptolemaios’un yönetimleri arasına yerleşiyor. [2]

Fenerin konumu, antik İskenderiye’nin Büyük Liman girişini işaretleme göreviyle doğrudan bağlantılıydı. Yapı, antik Pharos Adası’nın doğu ucunda, bugünkü Kayıtbay Kalesi’nin yerinde yükseliyordu. Siz haritada bu kaleyi bulduğunuzda, fenerin bulunduğu noktayı da belirlemiş olursunuz. [1]

Pharos Adası, İskenderiye’ye 1.200 metreden uzun olan Heptastadion mendireğiyle bağlanmıştı. Bu bağlantı, fenerin bulunduğu adayı İskenderiye’nin kıyı düzeni içinde düşünmenizi sağlıyor. Büyük Liman girişini işaretleyen kuleyi, ada ve mendirekle birlikte değerlendirmek gerekiyor. [1][4]

İskenderiye Feneri, Antik Dünyanın Yedi Harikası arasında sayılan yapılardan biriydi. Toplam yüksekliğinin en az 100 metre olduğu tahmin ediliyor. Buradaki en az 100 metre ifadesi, kesinleşmiş bir yükseklik ölçüsü değil. Feneri zihninizde canlandırırken, bu değerin tahmin olduğunu akılda tutmanız gerekiyor. [4]

Antik tasvirler fenerin mimarisi ve işleyişi hakkında ne söylüyor?

Fenerin yaygın mimari rekonstrüksiyonu, aşağıdan yukarıya doğru daralan üç bölüm gösteriyor. Alt bölüm kare, orta bölüm sekizgen, üst bölüm ise dairesel kesitli tasarlanıyor. Bu düzen, fenerin mimarisini anlatan yaygın rekonstrüksiyonun temelini oluşturan bölüm sıralamasıdır. [3]

CEAlex, Domitianus’tan Commodus’a uzanan imparatorluk dönemlerinde basılmış sikkelerin tasvirlerini de inceliyor. Bu sikkeler, tepesinde heykel bulunan üç bölümlü bir kule gösteriyor. Dolayısıyla üç bölüm ve tepedeki heykel, aynı görsel anlatım içinde birlikte bulunuyor. CEAlex’in ilk terası okumasında, dört köşede yer alan Triton figürleri de seçiliyor. [2]

Bu tasvirler, fenerin ışığının nerede bulunduğu sorusunu da beraberinde getiriyor. Geleneksel kabul, ateşin kulenin tepesinde yandığını söyleyen bir açıklamaya dayanıyor. Ancak CEAlex, tasvirlerde aynı noktayı büyük bir heykelin kapladığını belirtiyor. Ateşin kesin yeri ve ayna anlatısıyla ilişkisi bu nedenle tartışmalı kalıyor. [2]

Siz üç katlı kule çizimini incelerken, tepedeki ışık düzenini kesinleşmiş saymamalısınız. CEAlex’in tartışması, heykelle ateşin yerleşimini aynı mimari soru içinde ele alıyor. Kulenin geometrisi kadar, iç mekân düzeni de modeller üzerinden sınanıyor. [2][6]

Depremler ve sonraki yapı faaliyetleri fenere ne yaptı?

İskenderiye Feneri’nin yıkılışı, tek bir deprem tarihine indirgenemeyen aşamalı bir süreçti. İngilizce Wikipedia’nın derlediği kayıtlara göre, 956 depremi üst bölümü etkiledi. Üstteki yaklaşık 20 metrelik bölüm bu depremde çöktü. [3]

CEAlex, işleyişin sona ermesini 8 Ağustos 1303 tarihindeki felaketle ilişkilendiriyor. Bu açıklamada depremle bağlantılı tsunami hasarı, fenerin çalışmasının sona ermesine bağlanıyor. Kurum, fenerin bu felaketin ardından yeniden onarılmadığını da açıkça belirtiyor. Böylece 1303 tarihi, CEAlex’in anlatısında fenerin işlevini kaybettiği kırılmayı gösteriyor. [6]

İbn Battuta’nın ziyaretleri, yapının harap oluşunu farklı tarihler üzerinden izlemeyi sağlıyor. Gezginin anlatısına göre, 1326 ziyaretinde hasarlı durumdaki fenerin içine hâlâ girilebiliyordu. Ancak 1349 ziyaretinde yapıyı, girişine çıkılamayacak kadar harap durumda buldu. Bu iki anlatım, işlevini yitiren fenerin bir süre daha kalıntılarıyla görülebildiğini gösteriyor. [3]

Yaklaşık 1480’de, kısmen ayakta kalan bölümlerden alınan taşlar Kayıtbay Kalesi’nin yapımında kullanıldı. Böylece aynı yerdeki yapı faaliyeti, fenerin kalan malzemelerini başka bir yapıya taşıdı. Bugünkü Kayıtbay Kalesi, fenerin konumunu ve taşlarının sonraki kullanımını birlikte düşündürüyor. [4]

Deniz altındaki alanın oluşumunda ise CEAlex, kıyıdaki zemin çökmesine dikkat çekiyor. İskenderiye kıyılarında antikçağdan beri etkili olan bu süreç, arkeolojik alanın sualtında kalmasıyla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle deprem hasarıyla alanın sualtında kalması, ayrı açıklamalar üzerinden ele alınıyor. [1]

Kayıtbay Kalesi açıklarında bulunan taşların hangileri fenerle ilişkilendiriliyor?

Jean-Yves Empereur’un kurduğu Centre d’Études Alexandrines ekibi, ilk kazı dizisini 1994’te gerçekleştirdi. Kayıtbay çevresindeki dalışlarda yaklaşık 3.500 mimari unsurun varlığı tespit edildi. Bunlar arasında sütun başlıkları, kaideler, sfenksler, dikilitaşlar ve dev heykeller bulunuyordu. Fransa Kültür Bakanlığı, bunların yalnızca bir bölümünü olasılıkla fenerle ilişkilendiriyor. [5]

CEAlex’in alan ayrımında, kuzeybatıdaki kalıntılar fenerle ilişkilendirilen bölümü meydana getiren taşlardır. Kuzeydoğudaki kalıntılar Roma dönemi yapısına, güneydekiler ise kıyı koruma duvarına bağlanıyor. Dolayısıyla Kayıtbay açıklarında bulunan her büyük taş, aynı yapının parçası sayılmıyor. Taşların bulunduğu yön, alanın farklı yapılar arasında ayrılmasında kullanılan bilgilerden biri. [1]

CEAlex veritabanında, 1 Ocak 2020 itibarıyla toplam 3.040 blok kayıtlı bulunuyordu. Sayısal yüzey modeli, 15.910 metrekarelik arkeolojik alanın yaklaşık yüzde 65’ini kapsıyordu. Bu tarihli kayıt, blok envanteriyle modellenen alanın kapsamını ayrı ayrı veriyor. Yaklaşık 3.500 unsurla 3.040 kayıt, bu nedenle aynı sayım ifadesi olarak okunmamalı. [1][5]

Temmuz 2025’te duyurulan çalışmada, fenerle ilişkilendirilen 22 büyük taş blok denizden çıkarıldı. Bu blokların çıkarılma amacı, incelenmeleri ve sayısal olarak taranmaları için çalışma yürütülmesiydi. Aralarında, fenerin anıtsal giriş kapısına bağlanan taş parçaları da bulunuyordu. [7]

Aynı buluntu grubunda Mısır üslubundaki bir pylon kapısının parçaları da vardı. Ancak bunların ayrıca bir anıta ait olabileceği, haberde belirtilen olasılıklar arasındaydı. Bu ayrım, 2025’te çıkarılan parçaların aidiyetini anlatırken de dikkat gerektiriyor. [7]

Sualtı kazıları ve üç boyutlu modelleme hangi belirsizlikleri çözebilir?

Hairy, Abdelaziz ve Elsayed’in 2025 tarihli akademik bildirisi, sayısal belgelemenin gelişimini özetliyor. Bildiri özetine göre, parçaları inceleyen fotogrametri programı ilk kez 2009’da başlatıldı. Programın amaçları arasında, parçaların birbirleriyle olası birleşmelerini araştırmak da bulunuyordu. Böylece ayrı taşların hangi birleşimlere uygun olabileceği, çalışmanın açık sorularından biri oldu. [8]

Aynı özete göre çalışma, 2013’te alan ölçeğinde sayısal belgeleme yönünde genişletildi. Yaklaşık 1,6 hektarlık sualtı alanının dijital ikizini oluşturma çalışmasına geçildi. Parçaların olası birleşmeleriyle alanın bütünü, böylece aynı araştırmanın farklı ölçeklerini oluşturdu. [8]

Isabelle Hairy yönetimindeki Pharos projesi ise çalışmalarına 2023 yılında başladı. Proje, feneri anlatan antik metinleri ve görsel tasvirleri yeniden inceliyor. Bu anlatımlar, fener çevresinden elde edilen arkeolojik verilerle birlikte karşılaştırılıyor. Metin, tasvir ve taş parçaları arasındaki ilişkiler, projenin araştırma düzenini oluşturuyor. [6]

Üç boyutlu modeller, fenerin geometrisine ve malzemelerine ilişkin rekonstrüksiyon kuramlarını sınamakta kullanılıyor. İç mekân düzeniyle açıklıkların biçimi ve sayısı da araştırılan özellikler arasında. Dolayısıyla modeller, yalnızca kulenin dış görünüşünü gösteren bir çizim üretmiyor. Belirli bir mimari önerinin farklı parçalarını birlikte sınamak için de kullanılıyor. [6]

Siz günlük hayatta bir yapbozu tamamlarken, parçaların olası birleşmelerini denersiniz. Pharos’ta 2009’da başlayan program da taşların olası birleşmelerini araştırıyor. 2023’te başlayan Pharos projesinde ise antik metinler ve tasvirler arkeolojik verilerle karşılaştırılıyor. Bu karşılaştırmalar, fenerin önerilen mimarisini değerlendirmek için farklı verileri yan yana getiriyor. [6][8]

Kısa kronoloji

  • MÖ 297: CEAlex’in Suda sözlüğü ve Eusebios kronolojisine dayanan tarihlendirmesine göre, fenerin yapımına I. Ptolemaios yönetiminde başlandı. [2]
  • MÖ 283–281: Aynı tarihlendirmeye göre, yapı II. Ptolemaios yönetiminde tamamlandı. [2]
  • 956: Derlenen kayıtlara göre, deprem fenerin üstteki yaklaşık 20 metrelik bölümünün çökmesine yol açtı. [3]
  • 8 Ağustos 1303: CEAlex’e göre, depremle bağlantılı tsunami hasarı fenerin işleyişinin sona ermesine neden oldu. [6]
  • 1326 ve 1349: İbn Battuta’nın anlatısına göre, ilk ziyaretinde yapının içine girilebiliyordu; sonraki ziyaretinde yapı, girişine çıkılamayacak kadar haraptı. [3]
  • 1480 dolayları: Fenerin kısmen ayakta kalan bölümlerinden alınan taşlar, Kayıtbay Kalesi’nin yapımında kullanıldı. [4]
  • 1994: Jean-Yves Empereur’un kurduğu CEAlex ekibi, Kayıtbay çevresinde ilk sualtı kazı dizisini gerçekleştirdi. [5]
  • 2009 ve 2013: Fotogrametri programı başladı; ardından yaklaşık 1,6 hektarlık alanın dijital ikizine yönelindi. [8]
  • 2023 ve 2025: Pharos projesi başladı; daha sonra 22 büyük bloğun denizden çıkarıldığı duyuruldu. [6][7]

Kitaplara girmeyen ayrıntılar

Yaşlı Plinius, İskenderiye Feneri için 800 talentlik bir yapım maliyeti aktarıyor. CEAlex’in Ptolemaios talenti üzerinden yaptığı hesap, bunu yaklaşık 17 ton gümüşe karşılıyor. Dolayısıyla 17 ton değeri, Plinius’un maliyet aktarımına uygulanan bir hesaplamaya dayanıyor. [2]

Kayıtbay Kalesi’ni korumak amacıyla 1993’te denize yüzlerce beton blok bırakıldı. Fransa Kültür Bakanlığı’na göre, bu bloklar arkeolojik kalıntılara erişimi engelledi. Kalenin korunması için yapılan müdahale, böylece çevresindeki sualtı alanını tehdit etti. [5]

Alanın güneyindeki kıyı koruma duvarında, yeniden kesilmiş granit sütunlar kullanılmıştı. Bu sütunlar, İskenderiye’nin antik yapılarından alınarak duvarın malzemesi hâline getirilmişti. CEAlex’in belirlediği bu kullanım, sualtındaki taşların farklı yapı geçmişleri taşıdığını gösteriyor. [1]

1995–1996 yıllarında denizden çıkarılan 36 eser, karadaki sergileme alanlarında görülebiliyor. CEAlex, bunlar arasında Roma Tiyatrosu açık hava müzesini de sayıyor. Bibliotheca Alexandrina önü de eserlerin bulunduğu sergileme yerleri arasında belirtiliyor. Siz İskenderiye gezisini düşünürken, sualtı buluntularının karadaki bu bağlantılarını da değerlendirebilirsiniz. [1]

Sık sorulan sorular

İskenderiye Feneri bugün nerede?

Fener, Mısır’ın İskenderiye kentinde, bugün Kayıtbay Kalesi’nin bulunduğu yerde yükseliyordu. Antik Pharos Adası’nın doğu ucundan Büyük Liman’ın girişini işaretliyordu.

İskenderiye Feneri tek depremde mi yıkıldı?

Yapı, 956 depremindeki üst bölüm çökmesiyle başlayan aşamalı bir yıkım yaşadı. CEAlex, işleyişinin sona ermesini 8 Ağustos 1303 depremiyle bağlantılı tsunami hasarına bağlar.

Denizde bulunan bütün taşlar İskenderiye Feneri’ne mi ait?

Kayıtbay açıklarında bulunan yaklaşık 3.500 mimari unsurun yalnızca bir bölümü olasılıkla fenere bağlanır. CEAlex, aynı alanda Roma dönemi yapısını ve kıyı koruma duvarını da ayırt eder.

Üç boyutlu modeller fenerin hangi özelliklerini araştırıyor?

Pharos projesi, modellerle fenerin geometrisine, malzemelerine ve iç mekân düzenine ilişkin kuramları sınar. Açıklıkların biçimi ve sayısı da araştırılan mimari sorular arasındadır.

Kaynaklar

  1. CEAlex — Underwater Excavations at the Lighthouse Site pharos.cealex.org
  2. CEAlex — The Lighthouse of Alexandria pharos.cealex.org
  3. İngilizce Wikipedia — Lighthouse of Alexandria en.wikipedia.org
  4. Türkçe Vikipedi — İskenderiye Feneri tr.wikipedia.org
  5. Fransa Kültür Bakanlığı — Alexandria (Egypt) archeologie.culture.gouv.fr
  6. CEAlex — The Pharos Project pharos.cealex.org
  7. Live Science — Massive blocks from the Lighthouse of Alexandria livescience.com
  8. Eurographics — 3D Technologies on the Underwater Archaeological Site of the Ancient Lighthouse of Alexandria (Egypt), yayın özeti diglib.eg.org

Görsel: Lighthouse – Thiersch.png — Prof. Hermann Thiersch (1874–1939), Public domain

Paylaş

Bu yazıda bir hata mı gördünüz? Bildirin →

Bu makale yapay zekâ desteğiyle hazırlandı. Her bilgi kaynaklarla karşılaştırıldı ve kaynağı olmayan cümle yayımlanmadı. Bir hata görürseniz bize yazın. Kaynak ilkemiz · Bize yazın →

İlgili makaleler