Britanya, Bloemfontein ve Pretoria’yı 1900’de ele geçirdi; ancak savaş ancak 1902’de sona erdi. Siz burada savaşın neden çıktığını ve Britanya’nın egemenliğini nasıl genişlettiğini öğreneceksiniz. Temelde Britanya’nın bölgesel hâkimiyet hedefi Boer bağımsızlığıyla çatıştı; altın gerilimi artırdı, Vereeniging bağımsızlığı bitirdi. [1][5][6][9]
Bir başkentin düşmesine rağmen savaşın sürmesi, Güney Afrika’daki mücadelenin düğümünü gösterir. Siz nedenleri altın madenlerinden, sonucu ise gerilla savaşı ve kamplardan izleyebilirsiniz. Bu yol, 1795’teki Cape işgalinden 1910’daki Güney Afrika Birliği’ne kadar uzanır. [2][5][6]
Britanya ile Boer cumhuriyetleri arasındaki çatışma neden savaşa dönüştü?
Britanya’nın Güney Afrika’ya yerleşmesi, İkinci Boer Savaşı’ndan çok önce Cape’te başladı. Britanya, doğuya uzanan deniz yolunu denetlemek amacıyla 1795’te Cape’i işgal etti. Bölgeyi 1806’da yeniden ele geçirerek buradaki egemenliğini tekrar kurdu. Dolayısıyla Güney Afrika’nın ele geçirilmesi, yalnızca 1899’da başlayan savaşla açıklanamaz. [2]
Cape’teki İngiliz yönetimi, Hollanda kökenli yerleşimcilerin iç bölgelere göçünün nedenlerinden biriydi. Toprak sıkıntısı ve köleliğin kaldırılması da bu hareketi besleyen etkenler arasındaydı. Yaklaşık 14.000 yerleşimci, 1835’ten başlayan yaklaşık on yıllık dönemde Cape’ten ayrıldı. Bu göç, yerleşimcilerin yaşam alanlarını Güney Afrika’nın iç bölgelerine taşıdı. [3]
Transvaal Boerleri, 1880–1881’de Britanya’nın ilhak girişimine karşı savaşarak İngiliz kuvvetlerini yenilgiye uğrattı. Bu Birinci Boer Savaşı, bağımsızlık üzerindeki çatışmanın daha önce silaha dönüştüğünü gösterir. İkinci savaş yaklaşırken Transvaal ve Özgür Orange Devleti bağımsızlıklarını korumak istiyordu. Britanya ise bütün Güney Afrika’yı kendi bayrağı altında birleştirmeyi hedefliyordu. [4][5]
Bu karşıt hedefler, 1899’da diplomatik görüşmelerle de ortak bir zemine taşınamadı. Paul Kruger ile Britanya Yüksek Komiseri Alfred Milner, Bloemfontein’de bir araya geldi. Ancak 30 Mayıs’ta başlayan konferanstaki görüşmeler taraflar arasında uzlaşma sağlayamadı. Böylece bağımsızlık ve Britanya’nın talepleri arasındaki anlaşmazlık çözümsüz kaldı. [4]
Transvaal, 9 Ekim 1899’da İngiliz askerlerinin çekilmesini isteyen bir ültimatom verdi. Britanya ültimatomu reddetti; 11 Ekim’de İkinci Boer Savaşı başladı. Boer cumhuriyetleri, ertesi gün Cape ve Natal’a saldırarak askerî harekâta geçti. Savaşın yakın tetikleyicisi ültimatomdu; arkasındaki anlaşmazlık ise bölgesel egemenlik ve bağımsızlıktı. [1][5][6]
Altın madenleri ve Uitlander meselesi gerilimi nasıl artırdı?
Transvaal’da 1886’da altın bulunması, çok sayıda İngilizce konuşan Uitlander’ın bölgeye gelmesini sağladı. Bu göç, Boer yönetiminin bağımsızlığını koruma konusundaki kaygılarını daha da artırdı. Madenlerin açtığı ekonomik alan, aynı zamanda siyasal haklar tartışmasını büyüttü. [6]
Uitlander meselesinin merkezinde, yerleşen insanların siyasal kararları hangi koşullarda etkileyebileceği bulunuyordu. Transvaal’ın 1890 düzenlemesi, başkanlık ve birinci Volksraad seçimleri için 14 yıllık ikamet istiyordu. İkinci Volksraad içinse iki yıllık vatandaşlık süresi yeterli kabul ediliyordu. Dolayısıyla seçimlere katılım koşulları, bütün kurumlar için aynı biçimde düzenlenmemişti. [5]
Siz gündelik bütçenizde ulaşım giderlerinin bir ürünün maliyetini nasıl artırdığını görürsünüz. Transvaal’da da Kruger yönetiminin demiryolu taşımacılığı ve dinamit üretimindeki imtiyazları madencilik maliyetlerini yükseltiyordu. Bu maliyetler, Madenler Odası ile hükümet arasındaki anlaşmazlığı daha da derinleştirdi. Altın çevresindeki gerilim, böylece hem işletme giderlerini hem siyasal hakları kapsıyordu. [5]
1896’da başarısızlığa uğrayan Jameson Baskını, Uitlander ayaklanması yaratmayı amaçlayan bir girişimdi. Baskın, Britanya ile Boer hükümetleri arasındaki ilişkileri daha da bozdu. Bu nedenle savaşı yalnızca altına bağlamak, 1899’a uzanan çatışmayı eksik anlatır. Altın ve göç, Britanya’nın hâkimiyet hedefiyle Boer bağımsızlığı arasındaki anlaşmazlığı sertleştirdi. [5][6]
Kısa kronoloji
Cape’in işgaliyle başlayan süreç, 1902’de Boer cumhuriyetlerinin bağımsızlığının sona ermesine uzandı. Aşağıdaki kronoloji, Britanya’nın ilerleyişini ve bu ilerleyişe karşı gelişen direnişi birlikte gösterir. [1][2][5][9]
- 1795 ve 1806 Britanya Cape’i işgal etti, ardından yeniden ele geçirdi. [2]
- 1835’ten itibaren yaklaşık on yıl Hollanda kökenli yerleşimciler Cape’ten iç bölgelere göç etti. [3]
- 1880–1881 Transvaal Boerleri, Britanya’nın ilhak girişimine karşı savaşarak İngilizleri yenilgiye uğrattı. [4]
- 1886 Transvaal’daki altın keşfi, İngilizce konuşan Uitlander göçünü artırdı. [6]
- 1896 Uitlander ayaklanması yaratmayı amaçlayan Jameson Baskını başarısız oldu. [6]
- 30 Mayıs 1899 Bloemfontein Konferansı başladı; Kruger ve Milner arasındaki görüşmeler sonuçsuz kaldı. [4]
- 9–12 Ekim 1899 Ültimatom verildi, savaş başladı; Boer kuvvetleri Cape ve Natal’a saldırdı. [1][6]
- 10–15 Aralık 1899 Kara Hafta sırasında Boer kuvvetleri İngilizleri önemli muharebelerde yenilgiye uğrattı. [1]
- 13 Mart–5 Haziran 1900 Britanya kuvvetleri önce Bloemfontein’i, ardından Transvaal’ın başkenti Pretoria’yı ele geçirdi. [5]
- 1900–1902 Gerilla savaşı, kırsal yıkım ve kamplar çatışmanın belirleyici unsurları oldu. [5][6][7]
- 1901 Hobhouse kamp koşullarını duyurdu; Fawcett Komisyonu bu koşulları inceledi. [7]
- 31 Mayıs 1902 Vereeniging Antlaşması, Boer kuvvetlerinin silahlarını teslim etmesini kararlaştırdı. [9]
- 1910 Cape, Natal, Transvaal ve Free State, Güney Afrika Birliği’nde birleşti. [2]
Gerilla savaşı, yakıp yıkma politikası ve kamplar sivilleri nasıl etkiledi?
Boer kuvvetleri, savaşın ilk döneminde Britanya ordusuna karşı önemli başarılar kazandı. İngilizler, 10–15 Aralık 1899’daki Kara Hafta sırasında önemli muharebelerde yenilgiye uğradı. Aynı dönemde Ladysmith, Mafeking ve Kimberley, Boer kuvvetlerinin kuşatması altında bulunuyordu. [1]
Britanya, Kanada ve Avustralya dâhil imparatorluk topraklarından takviyeler getirerek askerî gücünü artırdı. Savaş boyunca seferber ettiği askerlerin toplam sayısı 400.000’i geçti. Lord Roberts’ın kuvvetleri, 13 Mart 1900’de Bloemfontein’i aldı. Ardından 5 Haziran’da Transvaal’ın başkenti Pretoria’yı da ele geçirdi. [5][6]
Ancak Bloemfontein ve Pretoria’nın ele geçirilmesi, Boer kuvvetlerinin savaşı bırakması anlamına gelmedi. Boer savaş konseyi, 17 Mart 1900’de Kroonstad’da gerilla stratejisini benimsedi. Küçük ve hareketli birlikler, İngiliz ulaşım ve haberleşme hatlarını hedef aldı. Böylece Britanya’nın bu kentleri kontrol etmesiyle Boer direnişinin sona ermesi farklılaştı. [5]
Britanya, gerillaların hareketlerini sınırlamak amacıyla sürekli garnizonlu küçük tahkimatlar kurmaya başladı. Bu tahkimatlar, telefon bağlantıları ve dikenli tellerle birbirine bağlanıyordu. Sistem, hareketli Boer birliklerinin faaliyet gösterdiği alanları denetleme çabasının parçasıydı. [6]
İngiliz yakıp yıkma politikası, yaklaşık 30.000 Boer çiftlik evini tahrip etti. Kırktan fazla kasaba da tamamen veya kısmen aynı yıkımdan etkilendi. Bu politika, kadınların ve çocukların zorla kamplara götürülmesine yol açtı. Dolayısıyla savaş, evlerin ve yerleşimlerin yok edilmesiyle sivillerin gündelik yaşamını doğrudan parçaladı. [7]
National Army Museum’a göre kamplarda beslenme, su, barınma ve sağlık koşulları yetersizdi. Bu kamplarda, çoğunluğu kadın ve çocuk olan yaklaşık 28.000 Boer öldü. Emily Hobhouse, kamp koşullarını 1901’de duyurarak yaşananları kamuoyunun gündemine taşıdı. Ağustos–Aralık 1901’de inceleme yapan Fawcett Komisyonu, bu koşulları esas itibarıyla doğruladı. [6][7]
Siyah Afrikalıların savaştaki deneyimleri neden ayrıca incelenmelidir?
Siyah Afrikalılar, Britanya ile Boer cumhuriyetleri arasındaki savaşta çeşitli görevler üstlendi. En az 15.000 siyah Afrikalı, İngilizler için silahlı görevlerde bulundu. Her iki taraf da siyah Afrikalıları arabacılık gibi işlerde çalıştırdı. Bu nedenle savaşın insan gücü, yalnızca Britanyalı ve Boer askerlerden oluşmuyordu. [8]
Britanya, siyah ve beyaz sivilleri savaş sırasında ayrı kamplara yerleştirdi. Siyah kamplarındaki çalışabilir insanların, yiyecek karşılığında emek sağlaması bekleniyordu. Bu düzen, kamplardaki yaşam koşullarını çalışma zorunluluğuyla birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Siyah Afrikalıların deneyimini yalnızca Boer kamplarının anlatımıyla açıklamak bu farkı örter. [8]
Siyah kamplarındaki ölümler için resmî asgari sayı 14.154 olarak verilir. Garth Benneyworth ise mezarlık incelemeleri ve eksik kayıtlardan hareketle en az 20.000 ölüm tahmin eder. Siz bu iki sayıyı karşılaştırırken, kayıtlı asgari sayı ile tahmini ayırmalısınız. İki rakam, aynı kesinlik düzeyini taşıyan eşdeğer toplamlar olarak kullanılamaz. [8]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
Boerler arasındaki tercihler, aynı ailenin üyelerini bile farklı taraflara götürebiliyordu. Boer komutanı Christiaan de Wet’in kardeşi Piet de Wet, Britanya tarafına geçti. Piet, Britanya’ya katılan ve joiners diye anılan Boerler arasında yer alıyordu. Bu örnek, Boer kimliğinin savaşta herkes için aynı tercihi belirlemediğini gösterir. [3]
Boschhoek kampında çoğunluğu Basotolardan oluşan yaklaşık 1.700 kişi, 22 Ocak 1901’de protesto toplantısı düzenledi. Protestonun gerekçesi, yiyecek ve el konulan malların karşılığının verilmemesiydi. Bu olay, siyah kamp sakinlerinin taleplerini topluca dile getirdiği somut bir örnektir. [8]
Altın madenciliğiyle toplama kampları arasında, savaş sırasında doğrudan bir işgücü bağlantısı da kuruldu. Rand’da bir altın madeni, 4 Mayıs 1901’de yeniden açılıyordu. Bu sırada Witwatersrand Native Labour Association’a toplama kamplarından işçi toplama izni verildi. Böylece madenlerin yeniden işletilmesi, kamplardaki insanların çalışma koşullarıyla bağlantılı hâle geldi. [8]
Vereeniging Antlaşması’nın adı da imza yerini tek başına doğru biçimde göstermez. Antlaşma, adını taşıdığı kentte değil, Pretoria’daki Melrose House’da imzalandı. İmza tarihi, savaşın sona erdiği 31 Mayıs 1902 günüydü. [8]
Vereeniging Antlaşması neyi değiştirdi?
Vereeniging Antlaşması’nın birinci maddesi, Boer kuvvetlerinin silahlarını teslim etmesini öngördü. Aynı madde, VII. Edward’ın meşru hükümdar olarak tanınmasını da şart koştu. Bu hükümler, Transvaal ve Özgür Orange Devleti’nin bağımsızlığını sona erdirdi. Britanya’nın askerî ilerleyişi böylece cumhuriyetlerin egemenlik kaybını kabul ettiği bir antlaşmaya bağlandı. [9]
İkinci madde, denizaşırı Boer savaş esirlerinin evlerine dönüşünü belirli koşullara bağladı. Esirlerin Britanya tebaalığını kabul etmesi, ulaşım ve geçim koşullarının sağlanması gerekiyordu. Yedinci madde ise Transvaal ve Orange River Colony’de sivil yönetime geçilmesini vaat etti. Koşullar elverdiğinde özyönetim kurulması da aynı maddede yer alan bir hedefti. [9]
Antlaşmanın sekizinci maddesi, siyah Afrikalıların oy hakkı meselesini hemen karara bağlamadı. Bu kararın verilmesi, özyönetimin kurulmasından sonraki döneme açıkça ertelendi. Onuncu madde ise savaş kayıpları nedeniyle geçinemeyenlere 3 milyon sterlinlik yardım öngördü. Yardımın amacı, yeniden yerleşmeyi ve üretime dönüşü mümkün kılmaktı. [9]
Cape, Natal, Transvaal ve Free State, 1910’da Güney Afrika Birliği’nde birleşti. Kurulan siyasal yapı, siyah çoğunluğu iktidardan dışlayan bir düzen oluşturdu. Böylece Britanya’nın Cape’te başlayan yayılması, Boer bağımsızlığının sona ermesi ve birleşmeyle ilerledi. Ancak 1902’deki barış ve 1910’daki birleşme, siyah çoğunluğun siyasal iktidara katılımını sağlamadı. [2][9]
Sık sorulan sorular
İkinci Boer Savaşı hangi tarihler arasında, kimler arasında yapıldı?
İkinci Boer Savaşı, 11 Ekim 1899 ile 31 Mayıs 1902 arasında gerçekleşti. Britanya İmparatorluğu, Transvaal ve Özgür Orange Devleti adlı iki Boer cumhuriyetiyle savaştı.
İkinci Boer Savaşı yalnızca altın yüzünden mi çıktı?
1886’da Transvaal’da bulunan altın, Uitlander göçüyle birlikte siyasal gerilimi artırdı. Britanya’nın bölgesel hâkimiyet hedefi ve Boer cumhuriyetlerinin bağımsızlık kaygısı da çatışmanın temelindeydi.
Boer başkentleri ele geçirilince savaş neden sona ermedi?
Boer savaş konseyi, 17 Mart 1900’de Kroonstad’da gerilla stratejisini benimsedi. Küçük birlikler, İngiliz ulaşım ve haberleşme hatlarına saldırarak savaşı sürdürdü.
Vereeniging Antlaşması nerede imzalandı ve neyi değiştirdi?
Antlaşma, 31 Mayıs 1902’de Pretoria’daki Melrose House’da imzalandı. Boer cumhuriyetlerinin bağımsızlığını sona erdirirken siyah Afrikalıların oy hakkı kararını özyönetim sonrasına erteledi.
Kaynaklar
- Türkçe Vikipedi — İkinci Boer Savaşı tr.wikipedia.org
- South African Government — History gov.za
- Martin Marix Evans — Encyclopedia of the Boer War, Great Trek ve British Forces maddeleri sahistory.org.za
- English Wikipedia — Second Boer War, Origins ve Negotiations fail bölümleri en.wikipedia.org
- Anglo-Boer War Museum — Introduction to war wmbr.org.za
- National Army Museum — Boer War nam.ac.uk
- Anglo-Boer War Museum — Concentration Camps wmbr.org.za
- South African History Online — Black Concentration Camps during the Second Anglo-Boer War, 1900–1902 sahistory.org.za
- South African History Online — Peace Treaty of Vereeniging, antlaşma metni sahistory.org.za
Görsel: SA-S654b-Boer War-Mafeking-10 Shillings (1900).jpg — National Museum of American History, Public domain






