İskender Lahdi’nin mermer yüzeylerinde, antik dönemde uygulanan çok renkli boyamanın izleri hâlâ bulunuyor. Siz bu yazıda eserin keşfini, kabartmalarını ve tartışılan mezar sahibini tanıyacaksınız. Kültür Bakanlığı, lahdin renkleri arasında mor, kırmızı, sarı, mavi, kızıl kahve ve eflatunu sayıyor. Dolayısıyla İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndeki esere bakarken yalnızca mermerin biçimini izlemekle yetinmeyin. Boya kalıntıları, kabartmaların geçmişteki görünümünü düşünmeniz için somut bir başlangıç sunuyor. [1][2]
Lahit, 1887 yılında, günümüzde Lübnan sınırlarında bulunan Sayda’nın antik Sidon Kral Nekropolü’nde bulundu. Adını üzerindeki Büyük İskender tasvirinden alıyor; ancak onun gömüldüğü tabut değil. Bu ayrım, bir fotoğrafın başlığıyla fotoğraftaki kişiyi birbirinden ayırmaya benziyor. Siz de eserin adını okurken, betimlenen kişiyle mezar sahibini ayrı değerlendirebilirsiniz. Sidon’dan İstanbul’a uzanan hikâyeyi anlamak için başlangıç noktası tam olarak burada bulunuyor. [1][3][4]
İskender Lahdi kime ait, adını neden İskender’den alıyor?
İskender Lahdi’nin adı, savaş kabartmasında Büyük İskender’in betimlenmesinden kaynaklanıyor. Bu adlandırma, eserin kimin için yapıldığı sorusunu tek başına yanıtlamıyor. Lahit, Büyük İskender’in tabutu değildir. Dolayısıyla İskender’in görüntüsünü görmek, onun mezarıyla karşılaşmak anlamına gelmiyor. Eserin adını ve mezar sahibini ayırmak, sonraki yorumları değerlendirmeyi kolaylaştırıyor. [3][4]
Araştırmacıların çoğu, lahdin Sidon Kralı Abdalonymos için yaptırıldığını kabul ediyor. Bununla birlikte, mezar sahibinin kimliği konusunda farklı bir öneri de bulunuyor. Waldemar Heckel, Pers soylusu ve Babil valisi Mazaeus’u mezar sahibi olarak öneriyor. Abdalonymos ve Mazaeus adları, bu nedenle aynı kesinlikte sunulan bilgiler değil. İlki yaygın kabulü, ikincisi ise farklı bir araştırmacının önerisini ifade ediyor. [2]
Lahdin üzerinde, mezar sahibinin adını doğrudan verecek herhangi bir yazıt bulunmuyor. Bu somut eksiklik, Abdalonymos yorumuyla kesin bir kimlik tespitini ayırmayı gerektiriyor. Siz eseri anlatırken, “Abdalonymos için yaptırıldığı kabul ediliyor” ifadesini tercih edebilirsiniz. Böylece hem yaygın görüşü aktarırsınız hem de tartışmanın varlığını korursunuz. İskender adı ise mezar sahibinden bağımsız olarak, kabartmadaki tasvirle açıklanabilir. [2][3][4]
Nerede bulundu, İstanbul’daki müzeyle nasıl bir bağı var?
İskender Lahdi, Osman Hamdi Bey’in 1887 yılındaki Sidon Kral Nekropolü kazılarında bulundu. Buluntu yeri Sayda, bugün Lübnan sınırları içerisinde bulunan bir kenttir. Ayaa nekropolündeki çalışmalarda Osman Hamdi Bey ile heykeltıraş Yervant Voskan birlikte çalıştı. Keşfi anlatırken bu iki ismi birlikte anmak, kazıdaki ortak çalışmayı görünür kılıyor. Lahdin hikâyesi böylece yalnızca antik üretimini değil, ortaya çıkarılmasını da kapsıyor. [1][2]
Eserin aslı, bugün British Museum’da değil, İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonunda bulunuyor. Müze, Gülhane’de Alemdar Caddesi üzerindeki Osman Hamdi Bey Yokuşu’nda yer alıyor. Siz ziyaret planınızı hazırlarken, haritada bu adresi başlangıç noktası olarak kullanabilirsiniz. Sayda’daki buluntu yeriyle İstanbul’daki koleksiyon adresi, eserin farklı dönemlerini anlatıyor. Biri keşfin gerçekleştiği yeri, diğeri günümüzde bulunduğu müzeyi gösteriyor. [2][5]
İskender Lahdi ile diğer Sidon buluntuları, müzenin ana binasının yapılma nedenleri arasındaydı. Alexandre Vallaury’nin tasarladığı ana bina, 13 Haziran 1891 tarihinde ziyarete açıldı. Bu nedenle lahitle müze binası arasında, sergilenen eser ilişkisinden öte tarihsel bir bağ bulunuyor. Binanın açılış tarihi, Sidon buluntularının İstanbul’daki hikâyesinde somut bir dönüm noktası oluşturuyor. Osman Hamdi Bey’in kazısıyla Vallaury’nin tasarımı, burada aynı anlatının parçalarına dönüşüyor. [5]
Lahit hangi malzemeden yapıldı, biçimi neye benziyor?
Kültür Bakanlığı, İskender Lahdi’ni MÖ 4. yüzyılın son çeyreğine tarihlendiriyor. Eser, Pentelikon mermerinden yapılmış bir sanduka ile kapaktan oluşuyor. Sanduka ve kapak ayrımı, eserin temel yapısını anlamak için yeterli bir başlangıçtır. Kabartmalara geçmeden önce, bu iki parçanın oluşturduğu bütüne bakabilirsiniz. Böylece figürlerle birlikte, onları taşıyan mermer yapıyı da gözünüzde tutarsınız. [1]
Üçgen alınlıklar ve eğimli çatı biçimindeki kapak, lahde mimari bir görünüm kazandırıyor. Buradaki çatı benzerliği, mermer kapağın biçimini tarif etmek için kullanılıyor. Siz de gündelik hayatta gördüğünüz eğimli çatılarla bu kapağı zihninizde karşılaştırabilirsiniz. Ardından bakışınızı, kapağın altında uzanan sandukanın kabartmalı yüzlerine doğru çevirebilirsiniz. Mimari biçim ile figürlü anlatım, İskender Lahdi’nde aynı mermer bütünün parçalarıdır. [1][4]
Uzun yüzlerde savaş ve ortak av, kısa yüzlerden birinde başka bir av görülüyor. Bu nedenle tek cepheye bakmak, lahdin bütün sahnelerini görmek anlamına gelmiyor. Yüzler arasındaki farkı takip etmek, tasvirlerin konularını birbirinden ayırmanıza yardım ediyor. Önce kapağı, ardından uzun ve kısa yüzleri düşünerek ilerleyebilirsiniz. Böyle bir bakış sırası, mermer yapıyla kabartmalar arasında bağlantı kurmanızı sağlıyor. [1][4]
Savaş kabartması İssos Savaşı’nı mı gösteriyor?
Lahdin uzun yüzlerinden birinde, Yunan ve Pers savaşçıları arasında çarpışma betimleniyor. En soldaki atlı İskender figürü, başında aslan postuyla gösteriliyor. Bu aslan postu, Herakles’le ilişkilendirilen bir ayrıntıdır. Dolayısıyla savaş sahnesini incelerken, en soldaki atlının başına özellikle bakabilirsiniz. İskender tasvirini anlatan somut işaret, burada figürün başındaki aslan postudur. [1]
Savaş kabartması, yaygın biçimde MÖ 333 yılında gerçekleşen İssos Savaşı olarak yorumlanıyor. Ancak bazı araştırmacılar, sahnenin belirli bir savaşı göstermediğini savunuyor. Bu yaklaşıma göre kabartma, belirli bir olay yerine sembolik bir kompozisyon sunuyor. Bu yüzden “İssos Savaşı olarak yorumlanır” ifadesi, kesinlik derecesini daha doğru yansıtıyor. [6]
Yunan ve Pers figürlerini ayırırken, giysiler üzerinden de karşılaştırma yapabilirsiniz. Yunan savaşçılar kısa tunik ve pelerinlerle, Pers savaşçılar pantolon ve uzun kollu giysilerle gösteriliyor. Siz önce figürlerin giysilerine, ardından savaş içindeki konumlarına bakmayı deneyebilirsiniz. Aslan postu, tunik, pelerin ve pantolon, bakışınızı yönlendirecek somut ayrıntılar sunuyor. Kabartmanın hangi savaşı gösterdiğine ilişkin tartışma ise bu gözlemlerden ayrı tutulmalı. [4][6]
Av sahnelerinde kimler var, hangi hayvanlar gösteriliyor?
Lahdin diğer uzun yüzünde, Yunan ve Pers figürleri birlikte avlanırken gösteriliyor. Bu yüzün hayvanları aslan ve geyiktir. Savaş yüzünde karşı karşıya gelen gruplar, burada ortak bir av içinde betimleniyor. İki uzun yüzü karşılaştırırken, önce bu konu değişikliğine dikkat edebilirsiniz. Aynı lahit üzerinde çatışma ile birlikte avlanma, farklı sahneler halinde yer alıyor. [1]
Av sahnesindeki yardım eden Makedon atlının kimliği konusunda farklı yorumlar bulunuyor. Bu figür, bazı yorumlarda Büyük İskender, bazı yorumlarda Hephaistion olarak tanımlanıyor. Hephaistion, söz konusu yorumlarda İskender’in yakın arkadaşı olarak anılan kişidir. Dolayısıyla buradaki atlıyı kesin biçimde isimlendirmek, yorumlar arasındaki ayrılığı ortadan kaldırır. Figürü anlatırken iki öneriyi de belirtmek, kabartmanın tartışmalı ayrıntısını korur. [4]
Kısa yüzlerden birindeki av sahnesinde, beş Pers figürü bir hayvana saldırıyor. Bu hayvan, pars ya da panter olarak tanımlanan bir avdır. Uzun yüzdeki aslan ve geyikle kısa yüzdeki bu hayvanı birbirine karıştırmamak gerekir. Siz yüzler arasında ilerlerken, hayvanları sahneleri hatırlamak için birer işaret olarak kullanabilirsiniz. Böylece ortak avla beş Pers figürünün saldırdığı sahneyi zihninizde ayrı tutabilirsiniz. [1][4]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
İskender Lahdi’nin boya kalıntıları, 1887 kazısında eser topraktan çıkarılırken görülebiliyordu. Renk izleri, bu nedenle lahdin keşfi sırasında da gözlemlenen özellikleri arasındaydı. Bugün mermer yüzeylerde korunan boyalar, antik dönemdeki çok renkli uygulamayı belgeliyor. Fotoğrafta yalnızca figürlerin biçimine odaklanırsanız, eserin bu özelliğini ikinci plana atabilirsiniz. İskender Lahdi’ni incelerken renkle biçimi birlikte düşünmek, daha fazla ayrıntıyı fark ettirir. [2]
Liebieghaus Müzesi’nin renk araştırmaları açıklaması, belirli renkler arasındaki karşıtlığa dikkat çekiyor. Açıklamada parlak mavi, yoğun kırmızı ve altın tonlu okra birlikte anılıyor. Kültür Bakanlığının verdiği palette ise mor, sarı ve eflatun da bulunuyor. Bunlar farklı kaynakların renk düzenini tarif ederken öne çıkardığı somut ayrıntılardır. Siz mermeri düşünürken, bu renk adlarını da zihinsel görüntünüze ekleyebilirsiniz. [1][7]
Lahdin alınlık köşelerinde, koruyucu nitelikte tanımlanan aslan figürleri de yer alıyor. Bu aslanları, uzun yüzdeki ortak av sahnesinin aslanıyla karıştırmadan incelemek gerekiyor. Alınlıklarda ayrıca Makedon askerlerinin birbirleriyle savaştığı sahneler de bulunuyor. Böylece lahdin bütün savaş tasvirleri, yalnızca Yunan ve Pers karşılaşmasına indirgenemiyor. Kapağın alınlıklarına yeniden bakmak, uzun yüzlerden farklı konuları fark etmenizi sağlıyor. [4]
Kısa kronoloji
İskender Lahdi’nin kronolojisinde, yorumlanan savaşla eserin yapım tarihi ayrı tutulmalıdır. MÖ 333 tarihi savaş sahnesiyle ilişkilendirilirken, Bakanlığın tarihlendirmesi doğrudan lahdin üretimine yöneliktir. Kazı ve müze açılışı ise eserin modern dönemdeki hikâyesini oluşturur. [1][5][6]
- MÖ 333 Kabartmayla yaygın biçimde ilişkilendirilen İssos Savaşı gerçekleşti; bu bağlantı tartışmalıdır.
- MÖ 4. yüzyılın son çeyreği Kültür Bakanlığının verdiği tarihlendirmeye göre İskender Lahdi bu dönemde yapıldı.
- 1887 Lahit, Osman Hamdi Bey’in Sidon Kral Nekropolü kazılarında ortaya çıkarıldı.
- 13 Haziran 1891 İskender Lahdi ve diğer Sidon buluntuları için yapılan müze ana binası açıldı.
Sık sorulan sorular
İskender Lahdi nerede bulunuyor?
İskender Lahdi’nin aslı, bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonunda bulunuyor. Müze, Gülhane’de Alemdar Caddesi üzerindeki Osman Hamdi Bey Yokuşu’nda yer alıyor.
İskender Lahdi Büyük İskender’in mezarı mı?
İskender Lahdi, Büyük İskender’in gömüldüğü tabut olarak kabul edilmiyor. Eserin adı, savaş kabartmasında Büyük İskender’in betimlenmesinden geliyor.
İskender Lahdi kime ait?
Araştırmacıların çoğu, lahdin Sidon Kralı Abdalonymos için yaptırıldığını kabul ediyor. Waldemar Heckel ise mezar sahibi olarak Pers soylusu ve Babil valisi Mazaeus’u öneriyor.
İskender Lahdi ne zaman yapıldı ve kim tarafından bulundu?
Kültür Bakanlığı, eseri MÖ 4. yüzyılın son çeyreğine tarihlendiriyor. Lahit, Osman Hamdi Bey’in 1887’deki Sidon Kral Nekropolü kazılarında bulundu.
İskender Lahdi’nin üzerindeki savaş İssos Savaşı mı?
Uzun yüzdeki savaş kabartması, yaygın biçimde MÖ 333’teki İssos Savaşı’yla ilişkilendiriliyor. Bazı araştırmacılar ise sahnenin belirli bir savaşı göstermeyen sembolik bir kompozisyon olduğunu savunuyor.
Kaynaklar
- Kültür ve Turizm Bakanlığı — Kültür Portalı: Taşa Yansıyan Sanat, Lahitler kulturportali.gov.tr
- Wikipedia — Alexander Sarcophagus en.wikipedia.org
- Warwick Üniversitesi — Alexander the Great kaynak dosyası warwick.ac.uk
- Vikipedi — İskender Lahdi tr.wikipedia.org
- Kültür ve Turizm Bakanlığı — İstanbul Arkeoloji Müzeleri muze.gov.tr
- Tomoyo Nakamura — Journal of Classical Studies, 2013 jstage.jst.go.jp
- Liebieghaus Skulpturensammlung — Gods in Color newsroom.liebieghaus.de
Görsel: Alexander Sarcophagus, Istanbul Archaeological Museums 2020.jpg — Kingbjelica, CC BY-SA 4.0






