Mary Ann Nichols’ın cesedi, 31 Ağustos 1888’de yaklaşık 03.40’ta Londra’daki Buck’s Row’da bulundu. Siz bu yazıda Whitechapel cinayetlerini, kurbanları ve kimlik iddialarının kanıt sınırlarını öğreneceksiniz. Nichols, Karındeşen Jack adıyla ilişkilendirilen beş temel kurbandan biriydi. Ancak bu ad, gerçek kimliği belirlenmiş bir kişiyi göstermiyor. [1][2]
1888 Whitechapel cinayetlerine ilişkin soruşturma belgeleri, Birleşik Krallık Ulusal Arşivi’nde korunuyor. Buna karşılık, katilin kimliği ve yaşamının nasıl sona erdiği bilinmiyor. Gündelik hayatta karşılaştığınız bir DNA haberini değerlendirirken bu ayrım işinize yarayabilir. Aaron Kosminski’yi işaret ettiği savunulan şal araştırması, kesinleşmiş bir kimlik tespiti değildir. [3][7]
Karındeşen Jack kimdir, cinayetler nerede işlendi?
Karındeşen Jack, 1888’de Londra’nın Whitechapel çevresindeki cinayetlerle anılan failin takma adıdır. İngilizcede Jack the Ripper olarak yazılan bu ad, kişinin gerçek adını açıklamaz. Katil, bu ad yaygınlaşmadan önce Whitechapel Katili ve Deri Önlük diye anılıyordu. Dolayısıyla farklı adlarla karşılaşmanız, kimliği belirlenmiş farklı kişilerin bulunduğu anlamına gelmez. [1]
Whitechapel cinayetleri dosyası, 3 Nisan 1888 ile 13 Şubat 1891 arasındaki 11 cinayeti kapsar. Ancak bu cinayetlerin tamamının aynı fail tarafından işlendiği kanıtlanmamıştır. Karındeşen Jack anlatısındaki beş temel kurban, daha geniş dosyanın tamamıyla özdeş değildir. Siz bir cinayet sayısıyla karşılaştığınızda, hangi kapsamın anlatıldığını kontrol edebilirsiniz. Beş kurban ile 11 vakalık dosya arasındaki ayrım, bu nedenle gereklidir. [1]
Cinayetlerin coğrafyası da yalnızca Whitechapel adıyla anlatıldığında bazı ayrıntılar kaybolur. Annie Chapman ve Mary Jane Kelly’nin cesetleri Spitalfields’ta bulundu. Catherine Eddowes’un cesedinin bulunduğu Mitre Square ise City of London’daydı. Bu yer adları, Londra cinayetlerinin hangi noktalarda belgelendiğini somutlaştırır. Londra gezisi planlayan siz de adları, ilgili olaylarla eşleştirerek okuyabilirsiniz. [2]
Karındeşen Jack kimleri öldürdü?
Beş temel kurban Mary Ann Nichols, Annie Chapman, Elizabeth Stride, Catherine Eddowes ve Mary Jane Kelly’dir. Bu kadınların tamamı, öldürüldükleri sırada yoksulluk içinde yaşıyordu. Ancak ortak yaşam koşulları, her cinayetin aynı kişi tarafından işlendiğini tek başına kanıtlamaz. Özellikle Elizabeth Stride vakasının diğer cinayetlerle bağlantısı tartışmalı kabul edilir. [1][3]
Mary Ann Nichols’ın cesedi, Whitechapel’daki Buck’s Row’da sabahın erken saatlerinde bulundu. Bulunma zamanı, 31 Ağustos 1888 günü yaklaşık 03.40 olarak kaydedilir. Annie Chapman’ın cesedi ise 8 Eylül 1888’de yaklaşık 06.00’da bulundu. Chapman’ın bulunduğu yer, Spitalfields’taki 29 Hanbury Street adresinin arka avlusuydu. Bu tarihler ve adresler, kurbanları birbirinden ayıran temel olay bilgileridir. [2]
Elizabeth Stride’ın cesedi, 30 Eylül 1888’de yaklaşık 01.00’de Dutfield’s Yard’da bulundu. Bu avlu, Berner Street üzerindeydi; Catherine Eddowes ise Mitre Square’de bulundu. Eddowes’un bulunması, Stride’ın bulunmasından yaklaşık 45 dakika sonra gerçekleşti. Aynı gece öldürülmeleri, iki kadının olaylarını kronolojide yan yana getirir. Ancak Stride vakasındaki farklılıklar, ortak fail konusunda kesinlik kurulmasını engeller. [1][2]
Stride’ın karın bölgesinde, diğer kurbanlardakine benzer bir tahribat bulunmuyordu. Bu farklılık, cinayetin başka bir fail tarafından işlendiği görüşüne dayanak oluşturur. Karşı açıklamaya göre ise katil, saldırı sırasında kesintiye uğramış olabilir. Bu ikinci açıklama da olayın kanıtlanmış biçimde nasıl gerçekleştiğini göstermez. Stride’ın ölümü kesindir; diğer cinayetlerle bağlantısının yorumu ise tartışmalıdır. [1]
Mary Jane Kelly’nin cesedi, 9 Kasım 1888’de Spitalfields’taki odasında bulundu. Adres, diğer kurbanlardan farklı olarak 13 Miller’s Court şeklinde kaydedilir. London Museum, cinayet sırasında seks işçiliği yaptığı kesin bilinen kişinin Kelly olduğunu belirtir. Müze, beş kadının tamamını aynı meslekle tanımlayan anlatımı reddeder. Kurbanların adlarını bilmek, yaşamlarını tek bir etikete indirgememeyi de gerektirir. [2][5]
Kısa kronoloji
Whitechapel dosyasının sınırları, beş temel kurbanın öldürüldüğü dönemi aşar. Aşağıdaki kronoloji, cinayetlerle sonraki araştırmaları aynı zaman sırasına yerleştirir. Şal araştırmasının yayımlanması, tarihsel cinayetlerden ayrı bir araştırma aşamasını gösterir. [1][6][8][9]
- 3 Nisan 1888 Daha geniş Whitechapel cinayetleri dosyasının kapsadığı dönemin başlangıç tarihidir.
- 31 Ağustos 1888 Mary Ann Nichols’ın cesedi bulundu.
- 8 Eylül 1888 Annie Chapman’ın cesedi bulundu.
- 27 Eylül 1888 Jack the Ripper imzalı mektup Central News Agency’ye ulaştı.
- 30 Eylül 1888 Elizabeth Stride ve Catherine Eddowes aynı gece öldürüldü.
- 9 Kasım 1888 Mary Jane Kelly’nin cesedi bulundu.
- 13 Şubat 1891 Daha geniş Whitechapel cinayetleri dosyasının kapsadığı dönemin bitiş tarihidir.
- 12 Mart 2019 Tartışmalı şal ve DNA araştırması çevrimiçi yayımlandı.
- 12 Ağustos 2024 Şal araştırması hakkında resmî endişe bildirimi yayımlandı.
- 4 Nisan 2025 Şal araştırmasının eksik finansman beyanı düzeltildi.
Karındeşen Jack bulundu mu, DNA iddiası ne söylüyor?
London Museum’a göre polis, soruşturma kapsamında binlerce kişiyle görüşme yaptı. Buna rağmen Jack the Ripper cinayetleri için kimseye resmî suçlama yöneltilemedi. Bu sonuç, Aaron Kosminski hakkındaki sonraki iddiaları değerlendirirken akılda tutulmalıdır. Bir kişinin adının araştırmada geçmesi, cinayetlerin failinin kesinleştiği anlamına gelmez. [5][7]
Jari Louhelainen ve David Miller’ın şal araştırması, 12 Mart 2019’da çevrimiçi yayımlandı. Araştırma, incelenen şal üzerindeki örneklerde DNA uyumu bulunduğunu bildirdi. Bu bulguların, Polonyalı berber Aaron Kosminski’yi işaret ettiği savunuldu. Ancak araştırmanın sonucu, hem nesnenin kökeni hem analiz açısından itirazlarla karşılaştı. Bu nedenle Kosminski’nin adı, kesinleşmiş fail kimliği olarak sunulamaz. [6][7]
İncelenen şalın, Catherine Eddowes’un cinayet yerinden alındığı ileri sürülüyor. Tarihçi Hallie Rubenhold ise şalı Eddowes’a bağlayan tarihsel belge bulunmadığını belirtiyor. Buradaki sorun, yalnızca laboratuvarda hangi sonucun elde edildiğiyle sınırlı değildir. Şalın gerçekten Eddowes vakasıyla bağlantılı olup olmadığı da açıklığa kavuşmalıdır. Bu bağlantı kurulmadan, nesneden hareketle cinayete ilişkin kesin sonuç çıkarılamaz. [7]
Uzmanlar, mitokondriyal DNA yorumunun sınırlarına ayrıca dikkat çekiyor. Aynı anne soyunu paylaşan çok sayıda kişide aynı mitokondriyal DNA bulunabilir. Dolayısıyla bildirilen uyum, Aaron Kosminski’yi tek başına diğer kişilerden ayırmaz. Siz bir DNA eşleşmesi haberini okurken, eşleşmenin kimi ayırt edebildiğini sorgulayabilirsiniz. Şal tartışması, gündelik haber okuma alışkanlığınıza bağlanabilecek somut bir örnektir. [7]
Journal of Forensic Sciences, 12 Ağustos 2024’te araştırma hakkında resmî endişe bildirimi yayımladı. Dergi, özgün mtDNA verilerinin sağlanamadığını ve itirazların çözülemediğini belirtti. Bu bildirim, araştırmaya yöneltilen soruların giderilmiş sayılmadığını açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla araştırmanın yayımlanmış olması, sonuçlarının tartışmasız kabul edildiğini göstermez. [8]
Araştırmaya ilişkin başka bir düzeltme, 4 Nisan 2025’te yayımlandı. Bu düzeltme, araştırmacıların yıllık kurumsal ödeneklerini açıklayan eksik finansman beyanını ekledi. Finansman açıklamasındaki eksikliğin tamamlanması, DNA itirazlarının çözüldüğü anlamına gelmez. Düzeltmenin konusu finansman beyanıdır; kimlik tespitinin doğrulandığını bildiren bir sonuç değildir. [9]
Failin akıbeti için ölüm, hapsedilme, kuruma yatırılma veya göç açıklamaları önerilmiştir. Ancak Karındeşen Jack’in kimliği ve nasıl öldüğü hâlâ bilinmiyor. Bu açıklamalar, cinayetlerin sona ermesini anlamlandırmaya çalışan kuramlar olarak kalır. Hiçbiri, failin yaşamının sonunu belgeleyen kesin bilgi gibi aktarılamaz. [2]
Jack the Ripper mektupları katilin kimliğini açıklıyor mu?
Jack the Ripper imzalı ünlü mektup, 27 Eylül 1888’de Central News Agency’ye ulaştı. Bu tarih, bugün kullanılan adın geçmişindeki somut olaylardan biridir. Ancak bir mektubun üzerinde Jack the Ripper yazması, yazarının katil olduğunu kanıtlamaz. Ulusal Arşiv’in muhafaza ettiği başka bir mektup, bu ayrımın açık örneğidir. [3][4]
Birmingham’da 8 Ekim 1888’de postalanan mektup, Jack the Ripper imzasını taşıyordu. Ulusal Arşiv, bu belgeyi açıkça sahte mektup olarak tanımlar. Dolayısıyla tarihsel bir belgenin varlığıyla içeriğinin doğruluğu ayrı değerlendirilmelidir. Mektubun korunmuş olması, gönderen kişinin cinayetleri işlediğini doğrulayan bir sonuç değildir. [3]
Birmingham mektubuyla 27 Eylül’de ajansa ulaşan ünlü mektup da birbirine karıştırılmamalıdır. Tarihler ve Birmingham’da postalanma bilgisi, hangi belgenin anlatıldığını ayırt etmeye yardımcı olur. Karındeşen Jack adıyla ilgili anlatılarda, imza ile kimlik arasındaki mesafe korunmalıdır. Belirli bir mektuba ilişkin değerlendirme, bütün imzalı belgeleri kendiliğinden açıklamaz. [3][4]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
Whitechapel’da yaşamış olmalarına rağmen, beş temel kurbandan hiçbiri bu semtte doğmamıştı. Elizabeth Stride, İsveç’ten Londra’ya taşınmış ve kocasıyla bir kahvehane işletmişti. Bu ayrıntı, Stride’ın yaşamında cinayet gecesinden önceki gündelik uğraşları görünür kılar. Onu yalnızca Dutfield’s Yard’da bulunan kurban olarak tanımlamak, yaşam öyküsünü daraltır. [5]
Hallie Rubenhold’un 2019 tarihli The Five kitabı, beş kadının önceki yaşamlarına odaklanır. Kitabın tam adı The Five: The Untold Lives of the Women Killed by Jack the Ripper’dır. Karındeşen Jack hakkında kitap arayanlar için eserin odağı bu nedenle açıktır. Kitap, kurbanların yaşamlarını merkeze alarak cinayetlerden önceki geçmişlerini ele alır. [10]
Charles Warren, 9 Ekim 1888 tarihli mektubunda polisler arasında daha yakın iletişim önerdi. Söz konusu kurumlar, Metropolitan Police ile City of London Police idi. Bu belge, soruşturmanın yalnızca olası katil isimlerinden oluşmadığını da gösterir. Kurumların birbirleriyle nasıl haberleşeceği, yazışmalarda ele alınan somut konular arasındaydı. [11]
Warren’ın 1888’de köpek yetiştiricisi Percy Lindley’ye yazdığı mektup, başka bir yöntemi tartışıyordu. Mektupta, soruşturma sırasında iz süren köpeklerin kullanılması ele alınıyordu. Ayrıca 11 Kasım 1888 tarihli vatandaş mektubu, polislerin kadın kılığına girmesini öneriyordu. Bu belgeler önerileri kaydeder; önerilen yöntemlerin başarıyla uygulandığını kendiliğinden göstermez. [11]
London Museum, 1888’de katilin mutlaka Yahudi olduğu yönündeki şüpheyi de değerlendirir. Müze, bu yaklaşımı kanıta dayanmayan antisemitik bir varsayım olarak tanımlar. Bu yüzden dönemde yaygınlaşmış bir şüphe, suçluluğun kanıtı olarak kullanılamaz. Aaron Kosminski hakkındaki iddialar da kendi dayanakları üzerinden incelenmelidir. [5][7]
Sık sorulan sorular
Karındeşen Jack gerçek mi?
1888’de Londra’nın Whitechapel çevresinde işlenen cinayetler gerçek olaylardır. Karındeşen Jack ise gerçek adı belirlenemeyen failin takma adıdır.
Karındeşen Jack bulundu mu?
Failin gerçek kimliği bilinmiyor; London Museum, cinayetler için kimseye resmî suçlama yöneltilemediğini belirtiyor. Aaron Kosminski’yi işaret ettiği savunulan DNA araştırması kesin teşhis sağlamadı.
Karındeşen Jack İngilizce nasıl yazılır?
İngilizcede kullanılan ad Jack the Ripper biçiminde yazılır. Bu imzayı taşıyan ünlü mektup, 27 Eylül 1888’de Central News Agency’ye ulaştı.
Karındeşen Jack kimleri öldürdü?
Beş temel kurban Mary Ann Nichols, Annie Chapman, Elizabeth Stride, Catherine Eddowes ve Mary Jane Kelly’dir. Bununla birlikte, Stride cinayetinin aynı fail tarafından işlenip işlenmediği tartışmalıdır.
Karındeşen Jack hakkında hangi kitap kurbanları anlatıyor?
Hallie Rubenhold’un 2019 tarihli The Five kitabı, beş kurbanın cinayetlerden önceki yaşamlarına odaklanır. Kitap, kadınların yaşam öykülerini merkeze alır.
Kaynaklar
- Vikipedi — Karındeşen Jack tr.wikipedia.org
- Wikipedia — Jack the Ripper en.wikipedia.org
- The National Archives — Hoax letter signed by ‘Jack the Ripper’ nationalarchives.gov.uk
- Oxford Dictionary of National Biography — Jack the Ripper academic.oup.com
- London Museum — Jack the Ripper londonmuseum.org.uk
- Journal of Forensic Sciences — Forensic Investigation of a Shawl Linked to the Jack the Ripper Murders onlinelibrary.wiley.com
- Smithsonian Magazine — No, We Still Cannot Confirm the Identity of Jack the Ripper smithsonianmag.com
- Journal of Forensic Sciences — Expression of Concern onlinelibrary.wiley.com
- Journal of Forensic Sciences — Correction to: Forensic investigation of a shawl onlinelibrary.wiley.com
- TIME — A New Book About Jack the Ripper’s Victims Wants to Change That time.com
- The National Archives — Jack the Ripper eğitim dosyası, MEPO 1/48 ve HO 144/221 A49301C cdn.nationalarchives.gov.uk
Görsel: JacktheRipper1888.jpg — R. Taylor (R. & E. Taylor (Firm)), Public domain






