Osmaniye adı, 1865’te kaza merkezi seçilen Hacı Osmanlı köyünün adına dayanıyor. Siz bu yazıda, adın kökenini ve şehrin tarihî duraklarını birlikte tanıyacaksınız. Belediyenin aktardığı kuruluş belgesi, 2 Ekim 1865 tarihini taşıyor. Böylece bugün kullanılan şehir adı, belirli bir köyle ve idari kararla buluşuyor. [1]
Osmaniye, Akdeniz Bölgesi’nde, deniz seviyesinden 121 metre yükseklikte kurulu bir il merkezidir. İl, tarihî Kilikya ile ilişkilendirilen Çukurova coğrafyasında yer alır. Ancak 1865’teki kasaba kuruluşu, çevredeki tarihî mirasın başlangıcını ifade etmez. Kadirli sınırlarındaki Karatepe-Aslantaş, hikâyeyi MÖ 8. yüzyıla kadar götürür. [2][3][4]
Osmaniye adının kökeni nedir, şehir nasıl kuruldu?
Osmaniye Belediyesi, yeni kazanın adını merkez seçilen Hacı Osmanlı köyüne dayandırır. Aktarılan 2 Ekim 1865 tarihli padişah iradesiyle Osmaniye kazası kuruldu. Yeni kaza, aynı düzenlemeyle dönemin Payas Sancağı’na idari olarak bağlandı. Bu nedenle adın kökenini açıklayan temel yerleşim, Hacı Osmanlı köyüdür. [1]
TDV İslâm Ansiklopedisi, kasabanın 1865’te ortaya çıkışını Fırka-i Islâhiyye çalışmalarıyla ilişkilendirir. Bu çalışmaların kapsamında, bölgedeki aşiretlerin yerleştirilmesi de önemli bir yer tutuyordu. Osmaniye’nin modern kuruluşu, bu iskân süreciyle birlikte ele alınmalıdır. Köyün merkez seçilmesi ve kazanın kurulması, aynı tarihsel çerçevenin parçalarıdır. [1][5]
Bölgenin Osmanlı ülkesine katılması ise kasabanın kuruluşundan daha önce gerçekleşti. TDV İslâm Ansiklopedisi, bu gelişmeyi Yavuz Sultan Selim’in 1516’daki Mısır seferine bağlar. Dolayısıyla 1516 ile 1865, Osmaniye tarihinde farklı gelişmeleri gösterir. İlki bölgenin Osmanlı yönetimine katılmasını, ikincisi modern kasabanın ortaya çıkışını anlatır. [5]
Siz Osmaniye adının hikâyesini anlatırken, Hacı Osmanlı köyünü başlangıç noktası alabilirsiniz. Ardından 1865 tarihini, Fırka-i Islâhiyye’nin yerleştirme çalışmalarıyla birlikte hatırlayabilirsiniz. Bu bağlantı, yer adını yalnızca bir sözcük olmaktan çıkarır. Osmaniye adı böylece köy, iskân ve idari kuruluş arasındaki ilişkiyi taşır. [1][5]
Kısa kronoloji
Osmaniye tarihini okurken, il çevresinin geçmişiyle kasabanın kuruluşunu birlikte izlemek gerekir. Karatepe-Aslantaş’ın MÖ 8. yüzyıla uzanan tarihi, 1865’te kurulan kazadan çok eskidir. Aşağıdaki kronoloji, arkeolojik mirasla idari değişimleri aynı zaman çizgisinde toplar. [1][4]
- MÖ 8. yüzyıl Karatepe-Aslantaş’taki Azatiwataya sınır kalesi, hükümdar Azatiwatas’ın adıyla ilişkilendirildi. [4]
- 799 İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün tarihlemesine göre Harun Reşit Kalesi yaptırıldı. [6]
- 1516 Osmaniye’nin bulunduğu bölge, Yavuz Sultan Selim’in seferi sırasında Osmanlı ülkesine katıldı. [5]
- 1809 Ağcabey Camii’nin mevcut kapı kitabesinde belirtilen yapım tarihi bu yıla karşılık gelir. [7]
- 2 Ekim 1865 Hacı Osmanlı merkezli Osmaniye kazası kurularak Payas Sancağı’na bağlandı. [1]
- 1890 Envar-ül Hamit Camii yaptırıldı; Theodore Bent, Kastabala’da Hierapolis adını açıklayan yazıtlar buldu. [8][9]
- 7 Ocak 1922 Fransız birlikleri, Ankara Antlaşması sonrasındaki çekilme sürecinde Osmaniye’den ayrıldı. [10]
- Cumhuriyet’in ilk yılları Osmaniye, sancağın vilayete dönüştürülmesiyle Cebelibereket vilayetinin merkezi oldu. [5]
- 1 Haziran 1933 Osmaniye, ilçe statüsüne dönüştürülerek idari bakımdan Adana iline bağlandı. [10]
- 1958 Karatepe-Aslantaş Millî Parkı, arkeolojik alanı çevresindeki ormanlarla birlikte korumaya aldı. [11]
- 24 Ekim 1996 Osmaniye’yi yeniden il yapan 4200 sayılı Kanun, TBMM’de kabul edildi. [12]
- 28 Ekim 1996 Kanun, 22801 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. [12]
- 14 Nisan 2020 Karatepe-Aslantaş Arkeolojik Alanı, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kaydedildi. [4]
- 2025 Karatepe-Aslantaş yazıtları, UNESCO Dünya Belleği Uluslararası Sicili’ne alındı. [13]
Osmaniye’nin tarihî yerleri ve eserleri hangileri?
Karatepe-Aslantaş, Kadirli sınırlarında bulunan ve MÖ 8. yüzyıla tarihlenen bir arkeolojik alandır. Buradaki Azatiwataya, hükümdar Azatiwatas’ın adıyla ilişkilendirilen bir sınır kalesiydi. Yerleşimin eski adı ile hükümdarın adı, alanın tarihini birlikte açıklar. Osmaniye’nin 1865’teki kuruluşundan önceki geçmişini araştırırken, bu ayrımı hatırlamak gerekir. [4]
Kastabala-Hierapolis Antik Kenti, Osmaniye merkezinin yaklaşık 12 kilometre kuzey-kuzeybatısında bulunur. Ceyhan Nehri yakınındaki konumu, yerleşimi harita üzerinde tanımlamayı kolaylaştırır. Siz gezi planı hazırlarken, Kastabala’yı merkezden bu yönde konumlandırabilirsiniz. Böylece tarihî bir yer adını, gündelik yol tarifiyle ilişkilendirmiş olursunuz. [9]
Toprakkale Kalesi ise Osmaniye’ye yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta yer alır. Kale, Adana ve İskenderun yollarının kavşağındaki yığma bir tepe üzerindedir. Bu tepenin yüksekliği, Osmaniye Valiliğinin verdiği bilgiye göre 75 metredir. Dikdörtgen planlı yapıda 12 burç ile dış avlu surları bulunur. Osmanlı dönemindeki Kınık Kalesi adı da aynı yapıyı ifade eder. [14]
Düziçi’nin yaklaşık 3 kilometre kuzeydoğusunda ise Harun Reşit Kalesi bulunur. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yapıyı Faraç Bey’in 799’da yaptırdığını belirtir. Aynı açıklama, kalenin yapılış amacını stratejik yolların korunmasıyla ilişkilendirir. Toprakkale’nin kavşak konumuyla birlikte düşünüldüğünde, yollar Osmaniye’nin kale tarihini anlamaya yardımcı olur. [6][14]
Tarihî eserler, Osmaniye’de kaçakçılık soruşturmalarının da konusu olabiliyor. İl Jandarma Komutanlığının 21 Haziran 2021 tarihli açıklaması, Kadirli’deki bir soruşturmayı aktarır. Açıklamada, Roma dönemine ait olduğu bildirilen buluntuların ele geçirildiği belirtilir. Toplam 17 sütun başlığı ve mermer yazıt ile 5 sikke bildirilmiştir. Bu sayı, sütun başlıklarıyla mermer yazıtların birlikte verilen toplamıdır. [15]
Osmaniye’nin tarihî camileri hangi hikâyeleri anlatıyor?
Osmaniye merkezindeki Envar-ül Hamit Camii, 1890 yılında yaptırılmış bir dinî yapıdır. Yapıyı yaptıran kişiler, Hacı Hüseyin Efendi ile Hacı Bicik Efendi’dir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün verdiği bu bilgiler, camiyi isimlerle tarihlendirir. Envar-ül Hamit, Osmaniye’nin 1865’teki kaza kuruluşunu izleyen dönemin tarihî duraklarındandır. [8][1]
Bahçe ilçesindeki Ağcabey Camii için temel tarih, mevcut kapı kitabesinden gelir. Kitabe, yapının Ağca Bey tarafından Hicri 1224’te yaptırıldığını bildirir. Kültür Portalı, bu tarihin miladi karşılığını 1809 yılı olarak verir. Böylece caminin anlatısında, yapı üzerindeki yazılı belge doğrudan belirleyici olur. [7]
Kâgir bölümlerle minareyi Alaüddevle dönemine bağlayan daha erken bir tarihleme de bulunur. Bu iddia, söz konusu bölümlerin 1489–1490 yıllarında yapıldığını ileri sürer. Ancak Kültür Portalı, bu tarihlemenin kesinleşmiş bir bilgi olmadığını belirtir. Mevcut kitabenin verdiği 1809 tarihi, bu iddiadan ayrı değerlendirilmelidir. [7]
Ağcabey Camii’nin minaresinde, helezon biçimli yivler dikkatle incelenebilecek somut ayrıntılardır. Şerefenin altında ise mukarnas süslemeler bulunduğu Kültür Portalı’nda belirtilir. Siz yapıya bakarken, kitabeyle birlikte bu iki mimari ayrıntıyı inceleyebilirsiniz. Böylece caminin tarihi, yalnızca yapım yılından ibaret kalmaz. [7]
Kadirli’deki Ala Cami’nin adı ise yapının kullanım değişikliğiyle bağlantılıdır. Dulkadiroğlu Alaüddevle Bozkurt Bey’in oğlu Kasım Bey, kiliseyi camiye çevirdi. Yapıya bu dönüşümün ardından Alaüddevle Mescidi adı verildiği aktarılır. Bugünkü Ala Cami adı, bu adın halk dilinde kısalmasıyla oluştu. [16]
Tarihî yerler ve doğal güzellikler birbirine göre nerede?
Osmaniye’nin tarihî duraklarını anlamak için il merkezi yararlı bir başlangıç noktasıdır. Kastabala, merkezin yaklaşık 12 kilometre kuzey-kuzeybatısında, Ceyhan Nehri yakınında bulunur. Toprakkale ise merkeze yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki yol kavşağında yer alır. Bu mesafeler, farklı tarihî durakların merkezle ilişkisini karşılaştırmanıza yardımcı olur. [9][14]
Karatepe-Aslantaş Millî Parkı, Kadirli’nin Kızyusuflu köyü sınırları içinde bulunur. Millî park, 1958’de arkeolojik alanı çevresindeki ormanlarla birlikte korumaya aldı. Burada tarihî alan ile orman çevresi, aynı koruma çerçevesinde buluşur. Osmaniye’nin tarihî ve doğal güzelliklerini birlikte araştıranlar için bu bağlantı somuttur. [11]
Karatepe-Aslantaş’ın konumu, tarihî ulaşım güzergâhı bakımından da açıklanabilir. Alan, Çukurova’yı İç Anadolu’ya bağlayan tarihî Akyol kervan güzergâhında bulunur. Bu güzergâh, Andırın ve Göksun üzerinden İç Anadolu’ya doğru uzanır. Dolayısıyla Karatepe-Aslantaş’ı düşünürken, çevresindeki ormanlarla birlikte bu yol bağlantısını da değerlendirebilirsiniz. [17]
Düziçi çevresini araştırıyorsanız, Harun Reşit Kalesi’nin konumunu ayrıca dikkate alabilirsiniz. Kale, ilçenin yaklaşık 3 kilometre kuzeydoğusunda bulunan bir tarihî duraktır. Kastabala için Osmaniye merkezini, Harun Reşit Kalesi için Düziçi’ni referans almalısınız. Böylece farklı başlangıç noktalarına göre verilen mesafeleri birbirine karıştırmamış olursunuz. [6][9]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
Osmaniye çevresindeki Dervişiye ve Cevdetiye adları, Fırka-i Islâhiyye yöneticilerini hatırlatır. Belediye tarihçesine göre bu adlar, Derviş Paşa ile Cevdet Paşa’ya atfen verildi. Dolayısıyla 1865 çevresindeki iskân sürecinin izleri, yalnız Osmaniye adında bulunmaz. Çevredeki köy adları da aynı sürecin kişilerle kurduğu bağlantıyı taşır. [1]
Kadirli Ala Cami, geçmişinde yalnızca dinî kullanımla sınırlı kalmamıştır. Yapı, 1873–1875 yıllarının yaz aylarında bir zahire ambarı olarak kullanıldı. Burada depolanan tahıl, aşar vergisi yoluyla toplanan üründen oluşuyordu. Bu ayrıntı, Ala Cami’nin hikâyesine vergi ve tahıl depolama işlevini ekler. [16]
Kastabala’nın Hierapolis adıyla ilişkisi, araştırmacı Theodore Bent’in bulduğu yazıtlarla açıklığa kavuştu. Bent, söz konusu yazıtları 1890 yılında bu alanda buldu. Kastabala-Hierapolis biçimindeki adlandırmanın arkasında, böylece yazılı buluntulara dayanan bir belirleme vardır. Aynı yıl, Osmaniye merkezindeki Envar-ül Hamit Camii de yaptırılmıştır. [9][8]
Karatepe-Aslantaş yazıtlarında, aynı anlatı birbirinden farklı iki yazı sistemiyle kaydedilmiştir. Bunlar, Fenike alfabesiyle yazılan metinler ve Luvi hiyeroglifleridir. Siz bir metnin farklı yazı sistemlerindeki karşılıklarını düşündüğünüzde, bu ayrıntıyı daha kolay kavrayabilirsiniz. Burada söz konusu olan, aynı anlatının iki dilli yazıtlarda bulunmasıdır. [4]
Karatepe-Aslantaş Müzesi’nin yaklaşık 2 kilometre kuzeyinde ise Kum Kalesi bulunuyordu. Osmaniye Valiliği, Haçlı dönemine ait kalenin baraj suları altında kaldığını belirtir. Söz konusu su alanı, günümüzde Aslantaş Baraj Gölü adıyla anılır. Bu nedenle Kum Kalesi, çevredeki tarihî mirasın su altında kalan örneğidir. [17]
Osmaniye ne zaman il oldu, hangi tarihler ayrılmalı?
Fransız birlikleri, Ankara Antlaşması sonrasındaki çekilme sürecinde 7 Ocak 1922’de Osmaniye’den ayrıldı. Cumhuriyet’in başlarında ise Cebelibereket sancağı vilayete dönüştürüldüğünde Osmaniye merkez oldu. Bu nedenle şehrin vilayet merkezi geçmişi, 1996 tarihinden daha önceye uzanır. Osmaniye’nin idari hikâyesinde, merkez olma ve ilçe olma dönemleri birlikte bulunur. [10][5]
Osmaniye, 1 Haziran 1933 tarihinde ilçe statüsüne dönüştürülerek Adana’ya bağlandı. Yeniden il olmasını sağlayan düzenleme ise 4200 sayılı Kanun oldu. TBMM, söz konusu kanunu 24 Ekim 1996 tarihinde kabul etti. Kanun, 28 Ekim 1996 tarihli ve 22801 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Yürürlüğe giriş de bu yayımla birlikte gerçekleştiği için iki tarih farklıdır. [10][12]
Siz Osmaniye’nin il oluş tarihini araştırırken, kabul ve yürürlük tarihlerini ayrı tutabilirsiniz. 24 Ekim, 4200 sayılı Kanun’un TBMM’de kabul edildiği günü gösterir. 28 Ekim ise kanunun yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihe karşılık gelir. Hacı Osmanlı’dan gelen şehir adıyla birlikte bu tarihler, modern Osmaniye’nin idari çerçevesini açıklar. [12][1]
Sık sorulan sorular
Osmaniye adı nereden geliyor?
Osmaniye Belediyesi, şehrin adını merkez seçilen Hacı Osmanlı köyüne dayandırır. Osmaniye kazası, 2 Ekim 1865 tarihli padişah iradesiyle kurulmuştur.
Osmaniye ne zaman il oldu?
Osmaniye’yi yeniden il yapan 4200 sayılı Kanun, 24 Ekim 1996’da kabul edildi. Kanun, 28 Ekim 1996 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Osmaniye’nin başlıca tarihî yerleri hangileri?
Karatepe-Aslantaş, Kastabala, Toprakkale Kalesi ve Harun Reşit Kalesi başlıca tarihî duraklardır. Kadirli’deki Ala Cami ile Bahçe’deki Ağcabey Camii de bu mirasa dahildir.
Karatepe-Aslantaş UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde mi?
Arkeolojik alan, 14 Nisan 2020’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kaydedildi. Yazıtlar ise 2025’te UNESCO Dünya Belleği Uluslararası Sicili’ne alındı.
Kaynaklar
- Osmaniye Belediyesi — Osmaniye Tarihçesi osmaniye-bld.gov.tr
- Vikipedi — Osmaniye tr.wikipedia.org
- Wikipedia — Osmaniye Province en.wikipedia.org
- UNESCO Dünya Miras Merkezi — Karatepe-Aslantaş Archaeological Site whc.unesco.org
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Osmaniye islamansiklopedisi.org.tr
- Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Kaleler osmaniye.ktb.gov.tr
- Kültür Portalı — Ağacabey Camii kulturportali.gov.tr
- Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Envar-ül Hamit Camii osmaniye.ktb.gov.tr
- Kültür Portalı — Kastabala Örenyeri kulturportali.gov.tr
- Osmaniye İl Özel İdaresi — Kısa Tarihçesi osmaniyeozelidare.gov.tr
- Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Korunan Alanlar osmaniye.ktb.gov.tr
- TBMM Tutanak Dergisi — İçişleri Bakanının Osmaniye hakkında yazılı cevabı cdn.tbmm.gov.tr
- UNESCO — Karatepe-Aslantaş Inscriptions unesco.org
- Osmaniye Valiliği — Toprakkale Kalesi osmaniye.gov.tr
- Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Ala Camii osmaniye.ktb.gov.tr
- Osmaniye Valiliği — Karatepe Müzesi osmaniye.gov.tr
Görsel: HierapolisCastabalaSäulenstraße.JPG — Klaus-Peter Simon, CC BY 3.0






