Kenan adı, bugün İsrail, Filistin ve Lübnan ile Suriye ve Ürdün’ün bazı kesimlerine dağılan yerlerle ilişkilendirilir. Siz bu yazıda, Kenan’ın değişen coğrafyasını ve arkeolojinin Kenanlılar hakkında gösterdiklerini öğreneceksiniz. Kenanlılar, MÖ 2. binyılda ayrı şehir devletlerinde yaşayan, benzer maddi kültürleri paylaşan topluluklardı. [1][2][3]
Lakiş’te bulunan fildişi bir tarak, üzerindeki bit karşıtı yakarışla gündelik bir derdi kaydeder. Ugarit tabletleri ise El, Baal ve başka tanrıların adlarını korur. Bu nesneleri birlikte okuyunca, Kenan tarihi hükümdarlardan kişisel bakıma kadar uzanır. Siz de mektuplar, tapınaklar ve küçük eşyalar üzerinden bu dünyayı izleyebilirsiniz. [7][10]
Kenan adı hangi dönemlerde hangi bölgeler için kullanıldı?
Kenan, MÖ 2. binyılın sonlarında Sami dilleri konuşulan Güney Levant’ın tarihsel adlarından biriydi. Bugünkü ülkelerle tarif edildiğinde İsrail, Filistin ve Lübnan özellikle öne çıkar. Suriye ve Ürdün’ün bazı kesimleri de bu adla ilişkilendirilen coğrafyaya girer. Ancak bu yerler, tek döneme ait değişmez bir siyasi sınır oluşturmaz. [1][2]
MÖ 14. yüzyıl Amarna mektuplarında bölgenin adı Akadca Kinâḫna biçiminde geçer. İbrani kutsal metinlerinde Kenan, genellikle Ürdün Irmağı’nın batısındaki toprakları anlatır. Aynı metinlerde Lübnan kıyıları, Gazze çevresi ve Ürdün Vadisi de Kenanlılarla ilişkilendirilir. Dolayısıyla Kenan’ın haritadaki karşılığını belirlerken, kullanılan metnin dönemini ve bağlamını gözetmek gerekir. [2]
Adın kullanımı, MÖ 2. binyılla sınırlı kalan kısa bir dönemden ibaret değildir. MÖ 2. yüzyıl Beyrut sikkelerinde de Fenikece Kenan adına rastlanır. Bu sikkeler, adın Tunç Çağı sonrasında da kullanıldığını açıkça gösterir. Siz bir haritada Kenan adını gördüğünüzde, önce haritanın hangi dönemi anlattığına bakabilirsiniz. [2]
Kenan adının kökeni konusunda ise birden fazla açıklama öne sürülmüştür. Bir görüş, adı Sami dillerindeki alçak olmak anlamıyla bağlantılı köke bağlar. Ephraim Avigdor Speiser, 1936’da mor renkle ilişkili başka bir köken önermiştir. Ancak adın etimolojisi kesinleşmediğinden, bu açıklamaları kanıtlanmış anlamlar olarak sunmak doğru olmaz. [2]
Kenan tek bir devlet miydi, yoksa şehir devletlerinden mi oluşuyordu?
MÖ 2. binyılda Kenan toplulukları, çevrelerindeki kırsal alanları yöneten ayrı şehir devletlerinde örgütlenmişti. Megiddo, Hazor ve Akka, bu siyasi yapıya örnek verilen merkezler arasındadır. Bu nedenle Kenan adını, tek hükümdarın yönettiği birleşik bir ülkeyle özdeşleştirmemek gerekir. Kent merkezleriyle kırsal çevreleri arasındaki ilişki, bölgenin siyasi örgütlenmesini anlamanın temel parçalarındandır. [3][4]
Nablus yakınındaki Tell Balata, bu kent dünyasını somutlaştıran yerleşimlerden biridir. UNESCO Geçici Liste dosyası, Tell Balata’yı antik Şekem kentiyle özdeşleştirir. Yerleşim, yaklaşık MÖ 2000’de tahkim edilmiş bir kent merkezine dönüşmüştür. Şekem örneği, Kenan’daki şehir devletlerini belirli bir yerleşim üzerinden düşünmeyi sağlar. [5]
Kenanlı sözcüğü de bölgedeki bütün insanların aynı kimliği taşıdığını zorunlu olarak anlatmaz. Oxford Bibliographies, terimi benzer maddi kültür paylaşan farklı kimliklerdeki halklar için kullanır. Bu tanım özellikle MÖ 2. binyılın bölge topluluklarını ele alır. Dolayısıyla ortak kültürel özellikler ile siyasi birlik, birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken konulardır. [3]
2020’de duyurulan antik DNA araştırması, incelenen Kenan topluluklarının soy geçmişini modellemiştir. Model, yerel Neolitik halklarla Kafkasya veya bugünkü İran çevresiyle ilişkili göçmenlerin karışımını içerir. Buradaki sonuç, incelenen toplulukların soy bileşimine ilişkin bir araştırma bulgusudur. Oxford’un farklı kimlikleri kapsayan kültürel tanımıyla birlikte okunduğunda, Kenanlı adının kapsamını değerlendirmeye yardımcı olur. [3][4]
Mısır egemenliği, ticaret ve yerel kültler bölgeyi nasıl şekillendirdi?
İsrail Müzesi, MÖ 1457 Megiddo Savaşı sonrasındaki Mısır yönetimini yaklaşık 350 yıl olarak tanımlar. Bu zafer, Kenan üzerindeki Mısır egemenliğinin önemli dönüm noktalarından biridir. MÖ 14. yüzyıl Amarna mektuplarında adı geçen Labayu, Şekem’in yerel hükümdarıydı. Onun konumu, Mısır üstünlüğü altında yerel yöneticilerin de bulunduğunu gösterir. [5][6]
Beth Şean’daki anıtsal buluntular, Mısır varlığını mektupların dışındaki nesnelerle de görünür kılar. Burada 1920’lerde, I. Seti’ye ait iki zafer steli gün ışığına çıkarılmıştır. III. Ramses heykeli de aynı yerleşimin dikkat çeken Mısır buluntuları arasındadır. Bu eserler, Kenan’daki Mısır askerî ve idari varlığının anıtsal kanıtları olarak değerlendirilir. [6]
Kenan kentlerinde yerel ürünlerle birlikte farklı bölgelerden gelen nesneler de bulunmuştur. Mısır alabaster kapları, Anadolu gümüşü ve Mezopotamya silindir mühürleri bunlar arasındadır. Bu dağılım, Kenan kentlerinin bölgeler arası mal dolaşımına katıldığını somutlaştırır. Eşyaların kökenleri, yerel üretimle dış bağlantıları aynı yerleşim dünyasında birlikte değerlendirmeyi sağlar. [5]
Ugarit’in mitolojik tabletleri, bu bağlantılarla birlikte yerel çoktanrılı inançları incelemeye olanak verir. Metinlerde El, Athirat, Baal, Anat ve Astarte gibi tanrı adları geçer. Baal’in deniz tanrısı Yamm’la mücadelesini anlatan destan çevrimi altı tabletten oluşur. Bu çevrim, yağmur, bereket ve krallık arasında kurulan bağları metinler üzerinden gösterir. [7]
Ugarit metinleri ve kazılar kutsal metinlerdeki anlatılardan bağımsız olarak ne gösterir?
Kuzeybatı Suriye’de 1928’de bir çiftçinin tesadüfen bulduğu mezar, Ugarit’in keşfine yol açtı. Kent, yaklaşık MÖ 1450–1180 arasında zengin bir ticaret merkezi olarak tanımlanır. Kazılarda iki tapınak, bir saray, konutlar ve iki kütüphane ortaya çıkarıldı. Böylece araştırmalar, hem yapı kalıntılarını hem yazılı belgeleri birlikte değerlendirebildi. [7]
Kütüphanelerdeki kil tabletlerin çoğu, alfabetik Ugaritçe kullanılarak yazılmış yerel metinlerden oluşur. Bunun yanında Sümerce, Akadca ve Hurrice metinler de kazılarda bulunmuştur. Bu çeşitlilik, Ugarit’in yazılı kültürünün tek bir dille sınırlanmadığını gösterir. Kenan dünyasını incelerken, bölgedeki dil kullanımını yalnızca tek bir topluluğa indirgememek gerekir. [7]
Ugarit tabletleri, Kenan dinini yerel yazılı kaynaklardan incelemek için somut malzeme sunar. El, Athirat veya Baal adları, doğrudan bu tabletlerin metinlerinde kaydedilmiştir. Dolayısıyla inanç araştırması, yalnızca kutsal metinlerde Kenanlılar hakkında anlatılanlara dayanmak zorunda değildir. Yapı kalıntılarıyla birlikte değerlendirilen metinler, farklı türde kanıtların karşılaştırılmasına olanak verir. [7]
Bununla birlikte, kazılan her nesnenin kimliği aynı açıklıkla belirlenmiş durumda değildir. Tahtta oturan küçük figürler, yaygın bir yoruma göre tanrı El’i betimler. Başka yorumlar, bunların farklı bir tanrıyı veya tanrılaştırılmış kralı gösterebileceğini savunur. Burada arkeolojik nesne ile nesneye verilen kimlik arasında ayrım yapmak gerekir. [7]
Kenanlılar ile Fenikeliler arasındaki ilişki nedir?
Oxford Bibliographies, kuzey kıyılarındaki Kenanlıları Fenikelilerle ilişkilendiren araştırmacı görüşlerini açıkça aktarır. Birçok araştırmacı, bu toplulukları MÖ 1. binyıl Fenikelilerinin öncüleri veya ataları kabul eder. Bu değerlendirme özellikle kuzey kıyılarını kapsar; Kenan’ın bütün coğrafyasını aynılaştırmaz. Kenanlılar ile Fenikeliler arasındaki ilişkiyi anlatırken, bölgesel kapsamı belirtmek bu nedenle gereklidir. [3]
Fenikeli adı Yunan kökenlidir ve MÖ 1. binyılda kıyı kentlerinin halkları için kullanılmıştır. Sur, Sayda, Biblos ve Arvad, bu kapsamda sayılan bağımsız kentler arasındadır. Kenan şehir devletlerinde olduğu gibi, burada da bağımsız kentlerin varlığı belirgindir. Ortak bir adın kullanılması, bütün bu merkezlerin birleşik devlet oluşturduğunu göstermez. [11]
MÖ 9–7. yüzyıl Asur kraliyet yazıtları, kentleri kendi adlarıyla anmaktadır. Bu metinlerde Sur, Sayda ve Biblos gibi yerleşim adları kullanılır. Oxford Classical Dictionary, aynı yazıtlarda ortak Fenike veya Fenikeliler adlarının bulunmadığını belirtir. Siz Fenikeli sözcüğünü okurken, dönemin metinlerinin hangi adları kullandığını da hesaba katabilirsiniz. [12]
Kısa kronoloji
Kenan’ın kentleşmesini, dış ilişkilerini ve modern keşiflerini aynı zaman çizelgesinde izlemek mümkündür. Aşağıdaki sıra, yaklaşık MÖ 2000’deki Şekem’den 2020’de duyurulan antik DNA araştırmasına uzanır. Böylece antik nesnelerin tarihleriyle, onların bulunma veya araştırılma tarihlerini ayrı tutabilirsiniz. [4][5]
- Yaklaşık MÖ 2000 Tell Balata’daki Şekem, tahkim edilmiş bir kent merkezine dönüştü. [5]
- MÖ 1457 Megiddo Savaşı’ndaki Mısır zaferi, Kenan üzerindeki egemenliğin dönüm noktalarından oldu. [6]
- MÖ 14. yüzyıl Amarna mektupları Kenan adını ve yerel yöneticilerin Mısır’la ilişkilerini kaydetti. [2][5]
- MÖ 1300–1200 Beth Şean hançeri ve Lakiş’teki yazıtlı insan biçimli tabut bu aralığa tarihlenir. [6][8]
- MÖ 1. binyıl Yunan kökenli Fenikeli adı, Sur, Sayda, Biblos ve Arvad gibi bağımsız kıyı kentlerinin halkları için kullanıldı. [11]
- MÖ 2. yüzyıl Beyrut sikkelerinde Kenan adı Fenikece kullanıldı. [2]
- 1928 Tesadüfen bulunan bir mezar, Ugarit’in keşfine yol açtı. [7]
- 1938 Lakiş’te yazıtlı insan biçimli tabut bulundu. [6]
- 2016 Lakiş’te üzeri yazıtlı fildişi tarak kazıda çıkarıldı. [10]
- 2020 Kenan topluluklarının soy geçmişini modelleyen antik DNA araştırması duyuruldu. [4]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
Lakiş’te 1938’de bulunan insan biçimli tabut, MÖ 1300–1200 aralığına tarihlenir. Mısır tarzındaki bu tabut, üzerindeki yazıt nedeniyle ayrıca dikkat çeker. İsrail Müzesi, 2018 tanıtımında onu yerel kazılardan bilinen onlarca örnekle karşılaştırmıştır. Bu karşılaştırmada eser, söz konusu örnekler arasında yazıt taşıyan tek tabut olarak sunulmuştur. [6]
Beth Şean’daki III. Amenhotep Tapınağı’nın 1068 numaralı odasında bronz bir hançer bulunmuştur. Döşeme altından çıkarılan hançer, MÖ 1300–1200 aralığına tarihlenen bir nesnedir. Uzunluğu 32,5 santimetredir ve keşfedildiğinde kabzasında ahşap kalıntıları bulunduğu kaydedilmiştir. Ölçüsü ve ahşap izi, nesneyi yalnızca silah adıyla anmaktan daha somut biçimde tanımlar. [8]
Aynı tapınağın sunak basamakları altında, altın montürlü küçük bir skarabe bulunmuştur. Yalnızca 1,9 santimetrelik nesnenin taşı, müze kaydında olası lapis lazuli olarak belirtilir. Tabanında, sırtında başka bir hayvan taşıyan aslan betimlemesi yer almaktadır. Taşın tanımındaki olasılık ifadesi, malzeme teşhisinin kesinlik derecesini korumayı gerektirir. [9]
Ugarit metinlerinde toplam 234’ten fazla tanrısal varlığın kaydedilmiş olması da dikkat çekicidir. El ve Baal gibi adlar, bu geniş metinsel topluluğun yalnızca bir bölümüdür. Bu sayı, Kenan inançlarını birkaç tanrı adıyla sınırlı anlatmanın eksikliğini gösterir. Baal’in altı tabletlik destan çevrimi ise bu metin dünyasından belirli bir örnektir. [7]
Lakiş’te 2016’da çıkarılan fildişi tarağın yazıtı, 17 harfle yazılmış yedi sözcükten oluşur. Bitlere karşı yakarış taşıyan nesnenin ikinci dişinde, 0,5–0,6 milimetrelik bit kalıntıları saptanmıştır. Siz de günlük bakım eşyalarını düşünerek, bu buluntuyla gündelik hayat arasında bağ kurabilirsiniz. Tarağın yazısı ve üzerindeki kalıntı, aynı kişisel bakım sorununa ilişkin farklı kanıtlar sunar. [10]
Tarak, MÖ 7–6. yüzyıla ait dolgudan çıkarılmış olsa da yazısı daha eski kabul edilir. Araştırmacılar, buluntu tabakasının yazıtın üretim tarihini doğrudan vermediğini özellikle belirtir. Bu örnek, bir nesnenin bulunduğu bağlamla üretildiği zamanı ayırmanın neden gerekli olduğunu gösterir. Lakiş tarağını değerlendirirken, dolgunun tarihiyle yazının tarihini birbirinin yerine kullanmamak gerekir. [10]
Sık sorulan sorular
Kenan bugün nerede?
Kenan adıyla ilişkilendirilen yerler bugün İsrail, Filistin, Lübnan, Suriye ve Ürdün’e dağılır. Ancak bu dağılım, bütün dönemlerde geçerli tek bir sınır çizgisi oluşturmaz.
Kenanlılar tek bir halk ve devlet miydi?
MÖ 2. binyıldaki Kenan toplulukları, çevrelerindeki kırsal alanları yöneten şehir devletlerinde örgütlenmişti. Kenanlı terimi, benzer maddi kültürü paylaşan farklı kimliklerdeki bölge halklarını kapsar.
Ugarit tabletleri Kenan inançları hakkında ne anlatıyor?
Ugarit tabletleri El, Athirat, Baal, Anat ve Astarte gibi tanrıları kaydeder. Bu yerel metinler, Kenan dinini kutsal metinlerin dışındaki yazılı kaynaklarla incelemeyi sağlar.
Kenanlılar ile Fenikeliler arasında nasıl bir ilişki var?
Birçok araştırmacı, kuzey kıyılarındaki Kenanlıları MÖ 1. binyıl Fenikelilerinin öncüleri veya ataları kabul eder. Fenikeli adı, Sur, Sayda, Biblos ve Arvad gibi bağımsız kıyı kentlerinin halklarını kapsar.
Kaynaklar
- Vikipedi — Kenan tr.wikipedia.org
- Wikipedia — Canaan en.wikipedia.org
- Oxford Bibliographies — Canaanites academic.oup.com
- Tel Aviv Üniversitesi — Study finds ancient Canaanites genetically linked to modern populations english.tau.ac.il
- UNESCO Dünya Mirası Merkezi — Canaanite city-states, Geçici Liste dosyası whc.unesco.org
- İsrail Müzesi — Temmuz–Eylül 2018 programı: The Egyptian Empire in Canaan ve Anthropoid Coffin with a Hieroglyphic Inscription museum.imj.org.il
- The Metropolitan Museum of Art — The Gods and Goddesses of Canaan metmuseum.org
- Penn Museum — Dagger, 29-108-365 collections.penn.museum
- Penn Museum — Scarab, 29-104-24 collections.penn.museum
- Jerusalem Journal of Archaeology — A Canaanite’s Wish to Eradicate Lice on an Inscribed Ivory Comb from Lachish jjar.huji.ac.il
- The Metropolitan Museum of Art — The Phoenicians (1500–300 B.C.) metmuseum.org
- Oxford Classical Dictionary — Phoenicians academic.oup.com
Görsel: Canaan VT.JPG — P199, CC BY-SA 3.0






