Bingöl, adını üzerindeki çok sayıdaki buzul gölüyle tanınan Bingöl Dağı’ndan alır. Siz bu yazıda Çapakçur adının açıklamalarını ve şehrin tarihî yapılarını tanıyacaksınız. Dağdan gelen bugünkü ad, yerleşimin eski adlarıyla birlikte okunmalıdır. Çapakçur, Zazaca Çolik/Çolig ve Kürtçe Çewlîg, bu geçmişte karşılaşılan adlar arasındadır. [1][2]
Şehrin geçmişi, Neolitik dönemde uzak yerleşimlere taşınan obsidyenle erken bir iz bırakır. Zağ’ın kaya odaları ve Kiğı’nın camisi, farklı dönemlerin somut tanıklarıdır. Cumhuriyet dönemindeyse il kuruluşu, ad değişikliği ve yerleşim alanının taşınması birbirini izler. Bugünkü Bingöl’ü anlamak için bu yapıların yanında eski merkezin konumuna da bakmak gerekir. [4][6][8][10]
Bingöl adı nereden geliyor, Çapakçur ne anlama geliyor?
Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, bugünkü adı doğrudan Bingöl Dağı’yla ilişkilendirir. Açıklamanın merkezinde, dağın üzerinde bulunan çok sayıdaki buzul gölü yer alır. Dolayısıyla adın kökenini ararken başvurulacak somut coğrafi unsur, Bingöl Dağı’nın kendisidir. Resmî yerel tarihçeye göre Çapakçur kentinin adı 1945 yılında Bingöl olarak değiştirilmiştir. [1][5]
Çapakçur adının anlamı konusunda ise birbirinden farklı etimolojik açıklamalar bulunmaktadır. Ercan Çağlayan’ın aktardığı Minorsky–Kazvini açıklaması, Ermenice üzerinden “suyun genişlediği yer” anlamını önerir. Bilge Umar ise aynı ad için “kuru dere” anlamını ileri sürmektedir. Bu yüzden Çapakçur’u tek bir Türkçe karşılıkla açıklamak, tartışmanın farklı taraflarını dışarıda bırakır. [3]
Evliya Çelebi’nin anlatısında Çapakçur adı, Büyük İskender’in şifa bulduğu “cennet suyu”yla ilişkilendirilir. Ancak bu anlatı, adın kökenini açıklayan bir rivayet olarak değerlendirilmelidir. Akademik literatürdeki Ermenice köken açıklamaları, rivayetten ayrı bir tartışma çizgisi oluşturur. Siz Çapakçur adını araştırırken, İskender anlatısını kesinleşmiş bir etimoloji gibi okumamalısınız. [3]
Ortaçağ İslam kaynaklarında eski yerleşim, Cebelü Cûr adıyla da karşımıza çıkar. Çolik/Çolig ve Çewlîg biçimleri ise Bingöl’ün eski adları arasında kaydedilmektedir. Bu adları birlikte görmek, Çapakçur ile Bingöl arasındaki değişimi izlemeyi kolaylaştırır. Bununla birlikte, Çapakçur için ileri sürülen anlamlar diğer adların açıklaması olarak kullanılamaz. [2][4]
Bingöl tarihi hangi erken izlerle başlıyor?
Bingöl tarihinin erken izleri arasında, tarih öncesi ticarette kullanılan obsidyen kaynakları bulunur. Sırrı Tiryaki’nin 2020 tarihli araştırması, yatakların belirgin bir alanda yoğunlaştığını gösterir. Bu alan, kent merkezi ile Solhan ve Karlıova arasındaki volkanik sahaları kapsamaktadır. Araştırma, Bingöl’ün geçmişini yalnız yapılardan değil, hammadde kaynaklarından hareketle de ele alır. [7]
Türkiye Kültür Portalı, Neolitik dönemde Bingöl kaynaklı obsidyenin Göbeklitepe’ye kadar taşındığını belirtir. Böylece Bingöl’ün erken geçmişi, kendi yerleşim sınırlarının ötesindeki hammadde dolaşımıyla ilişkilendirilir. Buradaki somut bağ, Bingöl kaynaklı obsidyen ile Göbeklitepe arasındaki taşınma ilişkisidir. Bu bilgi, bölgenin tarihini yalnız sonraki camiler ve kaleler üzerinden okumayı yetersiz bırakır. [6]
2019’da başlayan yüzey araştırmaları, bilinen kaynak alanlarına yeni obsidyen yatakları eklemiştir. Solhan’ın Yenidal köyüne bağlı Sarı Başak, Kulan ve Efendi Deresi bunlar arasındadır. Merkez ilçenin Alatepe köyünde de araştırmalar sırasında yeni yataklar belirlenmiştir. Bu yer adları, tarih öncesi hammadde araştırmalarını Bingöl haritasındaki somut noktalara bağlar. [7]
Karlıova’nın Kübik köyü yakınındaki mağara, farklı erken dönemlere ait kalıntılar barındırmaktadır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, burada Cilalı Taş ve Tunç devri kalıntıları kaydeder. Mağaranın duvarlarında oymalar da bulunduğu, aynı kurumun tanıtımında ayrıca belirtilmektedir. Karlıova’nın Suçatı köyündeyse Urartu kaya mezarı buluntuları, bölgenin başka bir tarihsel izini oluşturur. [5][9]
Bingöl’ün tarihî yerleri ve doğal güzellikleri nerede buluşuyor?
Bingöl Dağı’nın buzul gölleri, şehrin adıyla doğal çevresi arasındaki doğrudan bağı kurar. Tarihî mekânlar arasında ise kaya yüzeylerine müdahale edilerek oluşturulmuş Zağ Mağaraları bulunur. Bingöl Valiliği, insan eliyle oyulan bu mağaraları MS 5. yüzyıl başlarına tarihlendirir. Valiliğin verdiği dönem tanımı, Geç Roma–Erken Bizans aralığına karşılık gelmektedir. [1][8]
Zağ Mağaraları’nın kat sayısı konusunda iki resmî tanıtım farklı bilgiler vermektedir. Valilik, zemin katı da hesaba katarak toplam beş kat bulunduğunu bildirir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ise üç kat ve her katta 26 oda belirtir. Bu nedenle yapıyı anlatırken kat sayısının hangi kuruma dayandığını belirtmek gerekir. [8][9]
Merkez ilçenin İncesu köyündeki Kitharizon Kalesi, bölgenin Roma dönemine bağlanan yapılarındandır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, burayı Roma’nın doğu sınırını belirleyen kalelerden sayar. İncesu’daki bu kale ile Zağ Mağaraları, farklı yapı türlerini birlikte inceleme olanağı verir. Birinde sınır savunmasına ilişkin tanımlama, diğerinde insan eliyle oyulmuş kaya odaları öne çıkar. [5][8]
Kiğı girişindeki Selenk Köprüsü ise tarihî yapıları Perisuyu üzerinden takip etmeyi sağlar. Bingöl kültür envanteri, köprüyü başlangıçta üç kemerli bir Osmanlı yapısı olarak kaydeder. Bu düzenlemede ortadaki kemer, yanlardaki diğer kemerlerden daha büyük olarak tanımlanmıştır. Kemer düzeni, köprünün envanterde belirtilen somut mimari özelliklerinden biri olarak öne çıkar. [12]
Bingöl’deki tarihî camiler hangi dönemleri anlatıyor?
Kiğı merkezindeki Balaban Bey Camii, vakfiye kayıtlarında Cami-i Kebir adıyla geçmektedir. Kapısının üzerindeki kitabede 1402 tarihi bulunduğu, resmî cami envanterinde açıkça belirtilir. Bu tarih, yapıyı tanımak için başvurulabilecek somut bir kitabe bilgisidir. Caminin vakfiyedeki adıyla kapısındaki tarih, aynı yapıya ait farklı kayıt türlerini gösterir. [10]
İsfahan Bey’in Abtor köyündeki cami ve zaviyesi, vakıf belgeleri üzerinden izlenebilmektedir. Yaşar Baş’ın arşiv araştırması, işleyişin Mayıs 1548 tarihli vakıf şartlarıyla düzenlendiğini gösterir. Burada caminin yanında zaviyenin de aynı düzenlemenin parçası olduğu görülmektedir. Dolayısıyla İsfahan Bey’in vakfı, yalnız bir cami binasından hareketle ele alınmamalıdır. [11]
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İsfahan Bey Camii’nin ölçülerini de kaydetmektedir. Envantere göre yapı, yaklaşık 15,6 × 15,6 metre ölçülerinde bir alana sahiptir. Aynı kayıt, caminin 1918 yılında esaslı bir onarım geçirdiğini ayrıca belirtir. Siz yapının geçmişini değerlendirirken, vakıf düzenlemesiyle bu onarım tarihini ayrı düşünmelisiniz. [10][11]
Solhan’ın Kale köyündeki tarihî cami, kaba yonu taş ve Horasan harcıyla yapılmıştır. Ancak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yapının Kaleköy baraj suları altında kaldığını bildirmektedir. Bu bilgi, tarihî camileri gezi amacıyla araştıranlar açısından doğrudan önem taşır. Kale köyündeki camiyi, ayakta görülebilecek yapılardan biri olarak değerlendirmek bu nedenle yanıltıcıdır. [10]
Kısa kronoloji
Bingöl kronolojisinde il kuruluşuyla kent adının değişmesi, birbirinden ayrı tarihlerde gerçekleşmiştir. Aşağıdaki sıralama, Neolitik obsidyen dolaşımından Cumhuriyet dönemindeki yerleşim değişikliğine kadar uzanır. [4][5][6]
- Neolitik dönem Bingöl kaynaklı obsidyen, Göbeklitepe’ye kadar taşınan hammaddeler arasında yer aldı. [6]
- MS 5. yüzyıl başları Valiliğin tarihlendirmesine göre Zağ Mağaraları bu döneme aittir. [8]
- 1402 Kiğı Balaban Bey Camii’nin kapı kitabesinde bu tarih bulunmaktadır. [10]
- Yavuz Sultan Selim dönemi Çapakçur, yurtluk-ocaklık statüsündeki bir sancağın merkezi hâline geldi. [4]
- Mayıs 1548 Abtor’daki cami ve zaviyenin işleyişi, vakıf şartlarıyla düzenlendi. [11]
- 1750’li yıllar İsfahan Bey Camii, Aşağı Çarşı’da yeniden yaptırıldı. [11]
- 1918 İsfahan Bey Camii, envanterde kaydedilen esaslı onarımını geçirdi. [10]
- 1924, 1927 ve 1929 Çapakçur sırasıyla Genç, Elazığ ve Muş’a bağlandı. [5]
- 7 Aralık 1935 Bingöl ilini kuran 2885 sayılı kanun kabul edildi. [4]
- 4 Ocak 1936 Kuruluş kanunu yayımlandı; Çapakçur, Bingöl ilinin merkezi yapıldı. [4]
- 1945 Resmî yerel tarihçeye göre Çapakçur kentinin adı Bingöl oldu. [5]
- 1950–1955 Şehrin vadiden taraça düzlüğüne taşınmasına bu dönemde karar verildi. [4]
- 2019 Yeni obsidyen yataklarını belirleyen yüzey araştırmaları bu yıl başlatıldı. [7]
Çapakçur, Osmanlı döneminde 19. yüzyıla kadar Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne bağlı kalmıştır. Cumhuriyet dönemindeki Genç, Elazığ ve Muş bağlantıları ise sonraki idari değişikliklerdir. Ayrıca 1936’daki il merkezliği, 1945’teki Bingöl adıyla aynı olay olarak değerlendirilmemelidir. Resmî tarihçe, Çapakçur adının vadideki eski yerleşim kesimi için kullanılmayı sürdürdüğünü belirtir. [4][5]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
Zağ Mağaraları’ndaki bazı odaların tabanlarına, küp biçiminde depolama çukurları oyulmuştur. İçleri sıvalı bu çukurların tahıl ve sıvı depolamak amacıyla kullanıldığı belirtilir. Siz evinizdeki erzak dolabını düşünürken, Zağ’daki depolama düzenini gündelik hayatla ilişkilendirebilirsiniz. Kaya odalarının tabanındaki bu ayrıntı, geçmişte yiyecek saklamanın mekân içindeki karşılığını gösterir. [8]
Yaşar Baş’ın araştırması, İsfahan Bey Camii’nin geçmişine malzeme taşınması üzerinden yaklaşır. Çevlik ahalisi, Abtor’daki harap caminin kalıntılarını taşıyarak Aşağı Çarşı’da yeni cami yaptırmıştır. Araştırma, İsfahan Bey adını taşıyan bu yeniden yapımı 1750’li yıllara yerleştirir. Böylece Abtor ile Aşağı Çarşı arasındaki bağlantı, yalnız isim üzerinden kurulmamaktadır. [11]
Kiğı’daki Balaban Bey Camii’nin mihrabında, yeşil zemin üzerine işlenmiş üç kırmızı lale bulunur. Kapı kitabesindeki 1402 tarihiyle birlikte bu motifler, yapının farklı ayrıntılarını görünür kılar. Tarihî bir camiyi incelerken kitabenin yanında mihrap bezemesine bakmak da mümkündür. Balaban Bey Camii örneğinde sayılabilen üç lale, bu bakış için somut bir başlangıçtır. [10]
Vital Cuinet’in 19. yüzyıl sonlarına ait tasviri, Çapakçur’un gündelik ölçeğini ortaya koyar. Bu tasvirde yerleşim, 450 haneli, sekiz dükkânlı ve tek fırınlı olarak anlatılır. Hane, dükkân ve fırın sayıları, şehrin geçmişini alışveriş ve ekmek üzerinden düşündürür. Böylece Çapakçur tarihi, idari bağlılıkların yanında gündelik ihtiyaçların karşılandığı yerleri de içerir. [4]
Şehrin vadideki eski merkezden taşınması da gündelik güvenlikle bağlantılı bir gelişmedir. 1950–1955 arasındaki kararda su baskınları ve yamaçlardan yuvarlanan kaya blokları etkili olmuştur. Yeni yerleşim için vadinin üzerindeki taraça düzlüğüne taşınma kararı bu koşullarda alınmıştır. Çapakçur’un eski konumunu anlamak, Bingöl’ün yerleşim değişikliğini doğal tehlikelerle birlikte okumayı sağlar. [4]
Bingöl’de tarihî eser kaçakçılığına ilişkin hangi olay kaydedildi?
Anadolu Ajansı kaynaklı 16 Şubat 2024 tarihli haber, Genç ilçesindeki bir operasyonu aktarır. Habere göre Bizans dönemine ait olduğu düşünülen 110 sikke ele geçirilmiştir. Operasyon kapsamında üç şüphelinin gözaltına alındığı da aynı haberde açıkça belirtilmektedir. Sikkelerin dönemini anlatırken haberdeki değerlendirme düzeyini korumak ve kesinlik yüklememek gerekir. [13]
Sık sorulan sorular
Bingöl adı nereden geliyor?
Bingöl adı, çok sayıdaki buzul gölüyle tanınan Bingöl Dağı’ndan alınmıştır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün tarihçesi, Çapakçur kentinin adının 1945’te değiştirildiğini belirtir.
Çapakçur ne demek?
Ercan Çağlayan’ın aktardığı Minorsky–Kazvini açıklaması, Ermenice üzerinden “suyun genişlediği yer” anlamını önerir. Bilge Umar ise aynı ad için “kuru dere” anlamını ileri sürmektedir.
Bingöl’de hangi tarihî yerler bulunuyor?
Zağ Mağaraları, Kübik Mağarası ve İncesu’daki Kitharizon Kalesi tarihî yerler arasındadır. İsfahan Bey Camii, Kiğı Balaban Bey Camii ve Selenk Köprüsü de kültür envanterinde bulunmaktadır.
Bingöl ne zaman il oldu?
Bingöl ilini kuran 2885 sayılı kanun, 7 Aralık 1935 tarihinde kabul edildi. Kanun 4 Ocak 1936’da yayımlandı ve Çapakçur il merkezi yapıldı.
Kaynaklar
- Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Bingöl bingol.ktb.gov.tr
- Türkçe Vikipedi — Bingöl tr.wikipedia.org
- Atatürk Üniversitesi — Ercan Çağlayan, Bingöl (Çapakçur) ve Çevresinde Ermeni-Müslüman İlişkileri atauni.edu.tr
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Metin Tuncel, Bingöl islamansiklopedisi.org.tr
- Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Bingöl’ün Tarihçesi bingol.ktb.gov.tr
- Türkiye Kültür Portalı — Bingöl kulturportali.gov.tr
- Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi — Sırrı Tiryaki, Bingöl Obsidyen Kaynak Alanlarına Yönelik Yeni Değerlendirmeler dergipark.org.tr
- Bingöl Valiliği — Zağ Mağaraları bingol.gov.tr
- Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Mağaralar bingol.ktb.gov.tr
- Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Tarihi Camiler bingol.ktb.gov.tr
- Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi — Yaşar Baş, Çapakçur (Bingöl) İsfahan Bey Camii ve Zaviyesi Vakfı dergipark.org.tr
- Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Bingöl Kültür Envanteri bingol.ktb.gov.tr
Görsel: Yüzen adalar ve bulut.jpg — Fatih YILMAZ, CC BY-SA 4.0






