Cumhuriyet · 1923 –

Fevzi Çakmak kimdir? Mareşallik unvanını nasıl aldı?

Fevzi Çakmak, Millî Mücadele’de bakanlık, hükümet başkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı görevlerini üstlendi. Mustafa Kemal’in teklifi üzerine TBMM, 30 Ağustos Zaferi’ndeki hizmetleri nedeniyle kendisini 31 Ağustos 1922’de mareşalliğe yükseltti.

7 dk okuma6 kaynakYayın: 4 Kasım 2026Son kontrol: 4 Kasım 2026
Köküne Kadar TV editörlüğüKaynak ilkemiz
Fevzi Çakmak kimdir? Mareşallik unvanını nasıl aldı?
Fevzi Çakmak.jpg

Fevzi Çakmak, 30 Ağustos Zaferi’nin ertesi günü TBMM tarafından mareşalliğe yükseltildi. Siz bu yazıda, 31 Ağustos 1922 kararının gerekçesini ve Çakmak’ın üstlendiği görevleri öğreneceksiniz. Mustafa Kemal’in teklifiyle verilen rütbe, zaferdeki hizmetlerinin karşılığıydı. Böylece Fevzi Paşa, Genelkurmay Başkanlığını sürdürürken mareşallik rütbesini aldı. [1]

Bir tarih ödevinde sizden Fevzi Çakmak’ın görevlerini sıralamanız istendiğini düşünün. Millî Savunma Bakanlığı, hükümet başkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı aynı biyografide karşınıza çıkar. Ancak bu görevlerin başlangıç tarihleri ve sorumlulukları birbirinden ayrılır. Hayatını bu tarihler üzerinden izlemek, 1920 ile 1922 arasındaki görev değişikliklerini anlamanızı sağlar. [2]

Fevzi Çakmak kimdir, nereli ve nerede doğdu?

Mustafa Fevzi Çakmak, 12 Ocak 1876’da İstanbul’da doğan Türk asker ve devlet adamıdır. Babası, Tophane kâtibi olarak görev yapan Miralay Ali Sırrı Bey’di. Annesi Hasene Hanım ise Varnalı Müftü Hacı Bekir Efendi’nin kızıydı. Doğum yeri İstanbul, annesinin aile bağlarının uzandığı yer ise Varna’ydı. [1]

Çakmak’ın aile hayatında dedesi Hacı Bekir Efendi’nin eğitim bakımından da yeri vardı. Dedesi kendisine Arapça, Farsça ve fıkıh öğretti; ayrıca Fevzi mahlasını verdi. Asıl adı Mustafa olan Çakmak, böylece Fevzi adıyla da anılmaya başladı. Siz biyografisini araştırırken, Mustafa Fevzi Çakmak adının tamamını da kullanabilirsiniz. [1]

Askerlik hayatı Osmanlı ordusunda başlayan Çakmak, daha sonra Millî Mücadele’ye katıldı. Ankara’daki görevleri arasında Millî Savunma Bakanlığı ve Heyet-i Vekile Başkanlığı bulunuyordu. Genelkurmay Başkanlığını da üstlenerek askerî yönetimde görev almaya devam etti. Bu nedenle hayat hikâyesi, askerî görevlerle hükümet görevlerini birlikte içerir. [1][2]

Fevzi Çakmak hangi okullarda okudu, hangi cephelerde görev yaptı?

Fevzi Çakmak’ın öğrenim hayatında Rumelikavağı Mahalle Mektebi ilk sırada yer alır. Ardından Soğukçeşme Askerî Rüşdiyesi ve Kuleli Askerî İdâdîsi’nde öğrenim gördü. Bu okullardan sonra, 1893 yılında Harbiye Mektebi’ne girerek askerî eğitimini sürdürdü. 1898’de kurmay yüzbaşı olarak orduya katılmasıyla eğitimini görev dönemi izledi. [1]

1899’da Kosova vilâyetinin Mitroviça kentindeki 18. Nizâmiye Fırkası’nın kurmay başkanlığına atandı. Böylece Harbiye sonrasındaki askerlik hayatında, Kosova’daki bir birlikte kurmay görevi üstlendi. Mitroviça görevi, Çanakkale ve Millî Mücadele yıllarından önceki hizmetleri arasında bulunur. [1]

Birinci Dünya Savaşı sırasında Çanakkale’de görev yapan komutanlar arasında yer aldı. Aralık 1915’te Mustafa Kemal’in ayrılmasının ardından Anafartalar Grup Komutanlığı vekâletini üstlendi. Buradaki görevinin niteliği vekâletti; biyografisinde bu ayrım açıkça belirtilir. [1]

7 Eylül 1916’da bu kez 2. Kafkas Kolordusu Komutanlığına atandı. 1917’de Gazze-Birüssebi ile Kudüs-Yafa muharebelerine katılarak farklı cephelerde görev yaptı. Çanakkale’deki görevi, 2. Kafkas Kolordusu Komutanlığına atanması ve bu muharebeler, savaş yıllarındaki görev çizgisini oluşturdu. [2]

Millî Mücadele’ye ne zaman katıldı, Ankara’da hangi görevleri üstlendi?

Çakmak, 24 Aralık 1918’de Osmanlı Devleti’nin Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Reisliğine atandı. Bu makamın günümüzde kullanılan karşılığı, askerî yönetimdeki Genelkurmay Başkanlığı görevidir. Dolayısıyla Çakmak’ın biyografisindeki Genelkurmay Başkanlığı, yalnız Ankara yıllarıyla sınırlı değildir. [4]

3 Şubat 1920’de Harbiye Nazırı olarak Osmanlı hükümetinde yeni bir görev üstlendi. 8 Mart 1920’de kurulan Salih Paşa kabinesinde de aynı görevi sürdürdü. Ardından Millî Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçerek 27 Nisan’da Ankara’ya ulaştı. [2]

Ankara’ya gelişinin ardından, 3 Mayıs 1920’de Millî Savunma Bakanlığına seçildi. Bu görevi, TBMM’de Kozan milletvekili sıfatını taşırken üstlenmiş oldu. İstanbul’daki Harbiye Nazırlığını, Ankara’daki TBMM hükümetinin Millî Savunma Bakanlığı izledi. [2]

24 Ocak 1921’de mevcut görevlerine Heyet-i Vekile Başkanlığı da eklendi. Heyet-i Vekile Başkanlığı, o dönemde hükümet başkanlığına karşılık gelen görevdi. Böylece Fevzi Paşa, askerî sorumluluklarının yanında hükümetin başında da bulundu. [2]

3 Nisan 1921’de birinci ferik, bugünkü karşılığıyla orgeneral rütbesine yükseltildi. Aynı yılın 5 Ağustos günü Millî Savunma Bakanlığından ayrıldı. Bu tarihte asaleten Genelkurmay Başkanlığına atanarak görevini bu makamda sürdürdü. Siz görevlerini sıralarken, bakanlık ile Genelkurmay Başkanlığı arasındaki bu geçişi esas alabilirsiniz. [1][2]

Fevzi Çakmak mareşallik unvanını nasıl aldı?

Fevzi Çakmak’a mareşallik, 30 Ağustos Zaferi’ndeki hizmetleri nedeniyle TBMM tarafından verildi. Mustafa Kemal’in teklifi üzerine alınan kararın tarihi 31 Ağustos 1922’ydi. Sorunun kısa cevabı, hizmet gerekçesiyle birlikte teklif ve karar makamlarını içerir. Teklifi Mustafa Kemal yaptı; mareşalliğe yükseltme kararını ise TBMM verdi. [1]

Fevzi Paşa’nın Büyük Taarruz’daki rolünü anlamak için planların hazırlanışına bakmak gerekir. Planlar, Başkomutan Mustafa Kemal’in direktifleri ve kesin kararı doğrultusunda hazırlandı. Hazırlık çalışmasını, Fevzi Paşa’nın yakın ilgisi altında Batı Cephesi Komutanlığı yürüttü. Böylece planlama sürecinde Başkomutanlık, Genelkurmay ve Batı Cephesi görevleri birlikte görülür. [3]

Bu görev dağılımı, Büyük Taarruz hazırlıklarını tek bir kişinin çalışmasına indirgemeden açıklar. Mustafa Kemal’in yönlendirmesi, Fevzi Paşa’nın ilgisi ve Batı Cephesi’nin hazırlığı birlikte değerlendirilmelidir. Fevzi Paşa’nın mareşalliğe yükseltilmesinde belirtilen gerekçe ise 30 Ağustos Zaferi’ndeki hizmetleridir. [1][3]

Mareşallik kararından sonra, 27 Ekim 1922’de görevlerine Batı Cephesi Komutanlığı eklendi. Bu atama, İsmet Paşa’nın Dışişleri Bakanı olması üzerine gerçekleşti. Çakmak, yeni görevini mevcut Genelkurmay Başkanlığının yanında üstlenmeye devam etti. Dolayısıyla Batı Cephesi Komutanlığına atanması, mareşallik kararından sonraki bir gelişmeydi. [2]

Cumhuriyet döneminde ne yaptı, ne zaman öldü ve mezarı nerede?

Fevzi Çakmak, TBMM’nin birinci döneminde Kozan’ı, ikinci döneminde İstanbul’u temsil etti. 31 Ekim 1924’te milletvekilliğinden istifa ederek Meclisteki görevinden ayrıldı. Ancak milletvekilliğinin sona ermesi, Genelkurmay Başkanlığının da sona erdiği anlamına gelmedi. Genelkurmay Başkanlığını sürdürdü ve 12 Ocak 1944’te yaş haddinden emekliye ayrıldı. [4][5]

1946 seçimlerinde Demokrat Parti listesinden bağımsız İstanbul milletvekili seçilerek TBMM’ye döndü. Bu adaylığın niteliği bağımsızdı; seçime girdiği liste Demokrat Parti’ye aitti. Böylece askerlikten emekliliğini izleyen dönemde yeniden milletvekili olarak görev yaptı. 1948’de ise Millet Partisi’nin fahri başkanlığını kabul ederek siyasi hayatını sürdürdü. [6]

10 Nisan 1950’de İstanbul’un Teşvikiye semtinde, 74 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi İstanbul’daki Eyüp Sultan Mezarlığı’na götürülerek burada toprağa verildi. Eyüpsultan’daki aile mezarlığında, kızının yanında bulunan mezara defnedilmiş oldu. [4][5][6]

Ailesinin isteği üzerine naaşı Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na sonradan nakledilmedi. Siz mezarını ziyaret etmek istediğinizde, İstanbul’daki Eyüp Sultan Mezarlığı’nı esas almalısınız. Böylece doğum yeri, ölüm yeri ve mezarının bulunduğu şehir İstanbul olarak birleşir. [1][4][5][6]

Kısa kronoloji

Fevzi Çakmak’ın görevlerini izlerken, 1920 ve 1921 yıllarındaki değişiklikleri ayrı değerlendirmek gerekir. Aşağıdaki kronoloji, eğitiminden emeklilik sonrasındaki siyasi görevlerine kadar başlıca aşamaları sıralar. Özellikle mareşallik tarihi ile Genelkurmay Başkanlığına atanma tarihi burada birbirinden ayrılır. [1][2][5][6]

  1. 12 Ocak 1876 İstanbul’da doğdu. [1]
  2. 1893 Harbiye Mektebi’ne girdi. [1]
  3. 1898 Kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı. [1]
  4. Aralık 1915 Anafartalar Grup Komutanlığı vekâletini üstlendi. [1]
  5. 24 Aralık 1918 Osmanlı Genelkurmay Başkanlığına atandı. [4]
  6. 3 Şubat 1920 Harbiye Nazırı oldu. [2]
  7. 27 Nisan 1920 Millî Mücadele’ye katılmak üzere Ankara’ya geldi. [2]
  8. 3 Mayıs 1920 Kozan milletvekili sıfatıyla Millî Savunma Bakanlığına seçildi. [2]
  9. 24 Ocak 1921 Heyet-i Vekile Başkanlığını üstlendi. [2]
  10. 3 Nisan 1921 Birinci ferik, bugünkü karşılığıyla orgeneral oldu. [1]
  11. 5 Ağustos 1921 Asaleten Genelkurmay Başkanlığına atandı. [2]
  12. 31 Ağustos 1922 Mustafa Kemal’in teklifi üzerine TBMM tarafından mareşalliğe yükseltildi. [1]
  13. 27 Ekim 1922 Genelkurmay Başkanlığının yanında Batı Cephesi Komutanlığını üstlendi. [2]
  14. 31 Ekim 1924 Milletvekilliğinden istifa etti. [4]
  15. 12 Ocak 1944 Yaş haddi nedeniyle askerlikten emekliye ayrıldı. [5]
  16. 1946 Demokrat Parti listesinden bağımsız İstanbul milletvekili seçildi. [6]
  17. 1948 Millet Partisi’nin fahri başkanlığını kabul etti. [6]
  18. 10 Nisan 1950 İstanbul’da hayatını kaybetti. [5]

Kitaplara girmeyen ayrıntılar

Fevzi Çakmak’ın rütbe geçmişinde, 1909 yılında gerçekleşen bir indirilme de bulunur. Osmanlı ordusunun rütbelerini yeniden düzenleyen kanun nedeniyle binbaşılığa indirildi. 1910’da yeniden yarbaylığa yükselerek askerlik hayatını bu rütbeyle sürdürdü. Bu değişiklik, rütbe çizelgesinde kanuni düzenlemenin etkisini gösteren somut bir ayrıntıdır. [1]

Çakmak’ın aldığı askerî ödüller arasında, kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası da yer alır. Bu madalya kendisine 21 Kasım 1923 tarihinde verilmiş bir ödüldür. Mareşallik rütbesinin tarihi 31 Ağustos 1922, madalyanın tarihi ise 21 Kasım 1923’tür. Biyografisini okurken rütbe ile madalyayı, kendi tarihleri üzerinden ayrı değerlendirebilirsiniz. [1][2]

Cenaze günü yaşanan karışıklıklar nedeniyle Fevzi Çakmak için resmî tören düzenlenemedi. Tabutu, top arabası yerine kalabalığın elleri üzerinde Eyüp Sultan Mezarlığı’na taşındı. Bu ayrıntı, 10 Nisan 1950’deki ölümünü izleyen cenaze sürecine ilişkindir. Aile mezarlığına defnedilmesi ve naaşının Ankara’ya nakledilmemesi, mezarının bugünkü yerini de açıklar. [4][5][6]

Sık sorulan sorular

Fevzi Çakmak nereli, nerede doğdu?

Mustafa Fevzi Çakmak, 12 Ocak 1876’da İstanbul’da doğdu. Annesi Hasene Hanım, Varnalı Müftü Hacı Bekir Efendi’nin kızıydı.

Fevzi Çakmak mareşallik unvanını nasıl aldı?

30 Ağustos Zaferi’ndeki hizmetleri nedeniyle Mustafa Kemal, Fevzi Paşa’nın mareşalliğe yükseltilmesini teklif etti. TBMM, 31 Ağustos 1922’de kendisine mareşallik rütbesi verdi.

Fevzi Çakmak ne zaman Genelkurmay Başkanı oldu?

Fevzi Çakmak, 5 Ağustos 1921’de asaleten Genelkurmay Başkanlığına atandı. Osmanlı Devleti’nde de 24 Aralık 1918’de Genelkurmay Başkanlığı görevine getirilmişti.

Fevzi Çakmak ne zaman öldü, mezarı nerede?

Fevzi Çakmak, 10 Nisan 1950’de İstanbul’un Teşvikiye semtinde hayatını kaybetti. Cenazesi, İstanbul’daki Eyüp Sultan Mezarlığı’nda bulunan aile mezarlığına defnedildi.

Kaynaklar

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi — ÇAKMAK, Fevzi islamansiklopedisi.org.tr
  2. Millî Savunma Bakanlığı ATATÜRK Sitesi — Mustafa Fevzi Çakmak ata.msb.gov.tr
  3. Türk Tarih Kurumu Belleten — Mareşal Fevzi Çakmak’ın Hatıraları ve Atatürk belleten.gov.tr
  4. Vikipedi — Fevzi Çakmak tr.wikipedia.org
  5. Wikipedia — Fevzi Çakmak en.wikipedia.org
  6. Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları — Mareşal Fevzi Çakmak’ın Vefatının Türk Basınına Yansıması ve Radyoevi Hadisesi dergipark.org.tr

Görsel: Fevzi Çakmak.jpg — Archives of Turkish Armed Forces, Public domain

Bu makale yapay zekâ desteğiyle hazırlandı. Her bilgi kaynaklarla karşılaştırıldı ve kaynağı olmayan cümle yayımlanmadı. Bir hata görürseniz bize yazın. Kaynak ilkemiz · Bize yazın →

İlgili makaleler