Sodom’la ilişkilendirilen Tall el-Hammam hakkındaki kozmik patlama makalesi, 24 Nisan 2025’te geri çekildi. Siz bu yazıda kentlerin nerede arandığını, anlatıları ve arkeolojik bulguları birlikte inceleyeceksiniz. Geri çekme gerekçesi, patlama sonucunun verilerle yeterince desteklenmemesiydi. [1]
Sodom ve Gomora’nın kesin konumu bilinmiyor; aday yerleşimler Ölü Deniz çevresinde bulunuyor. Bab edh-Dhra ve Numeira bu tartışmada anılan arkeolojik alanlar arasında yer alıyor. Bir harita uygulamasında kesin adres ararken beklediğiniz sonuç, burada henüz elde edilmiş değil. Siz haritadaki aday noktalarla doğrulanmış kent kimliklerini birbirinden ayırarak ilerleyebilirsiniz. [2]
Sodom ve Gomora nerede, bugün neresi olarak gösteriliyor?
Sodom ve Gomora arayışlarının temel coğrafyasını Ölü Deniz havzası oluşturuyor. Ölü Deniz’in doğusunda Ürdün, batısında Batı Şeria ve güneybatısında İsrail bulunuyor. Bu nedenle kentlerin nerede olduğu sorusu, tek bir bugünkü yerleşimle yanıtlanamıyor. [2][3]
Bab edh-Dhra, bugünkü Ürdün’de, Ölü Deniz’in güneydoğusundaki ovada bulunan bir yerleşmedir. Numeira da Sodom ve Gomora’yla ilişkilendirilmek istenen adaylar arasında sayılıyor. Ancak bu adaylıklar, kutsal metinlerdeki kentlerin kesin olarak bulunduğu anlamına gelmiyor. [2][4]
Tall el-Hammam ise Ölü Deniz’in kuzeydoğusundaki Şeria Vadisi’nde yer alan arkeolojik yerleşmedir. Kazıları 2005’te başlayan alan, başka bir konum önerisinin merkezinde bulunuyor. Böylece güneydoğudaki Bab edh-Dhra ile kuzeydoğudaki Tall el-Hammam farklı adaylar oluşturuyor. [4][5]
Ölü Deniz’in güney kesimi için su altında kalma kuramı da önerilmiştir. Bazı araştırmacılar, yükselen suların Sodom ve Gomora’yı örtmüş olabileceğini ileri sürmüştür. Bu açıklama bir kuramdır; kentlerin yerini kesinleştiren bulgu olarak sunulamaz. [6]
Siz Ölü Deniz haritasına baktığınızda, aday yerlerin farklı konumlarını önce karşılaştırabilirsiniz. Bab edh-Dhra’nın güneydoğuda, Tall el-Hammam’ın kuzeydoğuda bulunması bu ayrımı somutlaştırıyor. Aynı havzada bulunmaları, iki yerleşimin aynı kent olduğunu göstermiyor. [4][5]
Sodom ve Gomora nedir, Tevrat’ta nasıl geçer?
Sodom ve Gomora, Tevrat’ın Yaratılış kitabında Tanrı tarafından yok edildiği anlatılan kentlerdir. Tevrat coğrafyasında bu iki kent, daha geniş bir yerleşim grubuna dahildir. Adma, Tseboim ve Tsoar ile birlikte beş ova kentini oluştururlar. [7]
Bu nedenle Sodom ve Gomora hikâyesi yalnızca iki şehir adıyla sınırlanmıyor. Anlatıdaki Tsoar, Lut’un sığındığı ve yıkımdan korunduğu kent olarak ayrıca belirtiliyor. Beş kentlik çerçeve, anlatıdaki yer adlarının birbirleriyle ilişkisini anlamayı kolaylaştırıyor. [7][8]
Sodom’un nasıl değerlendirildiğine ilişkin bir başka bölüm, Hezekiel 16:49–50’de bulunuyor. Burada kibir, bolluk içinde yaşama ve yoksullara yardım etmeme davranışları sayılıyor. Böylece Sodom hakkındaki metinsel anlatım, yıkım sahnesinin ötesinde toplumsal davranışları da içeriyor. [2]
Hezekiel’deki yoksullara yardım etmeme vurgusu, gündelik hayatla doğrudan bir bağ kuruyor. Siz bu bölümde, Sodom anlatısının bolluk ve yardımlaşma ilişkisine de uzandığını görebilirsiniz. Bu vurgu, kent hakkındaki değerlendirmeyi yalnızca yıkım biçimi üzerinden okumayı sınırlar. [2]
Sodom ve Gomora adlarının kökeni içinse kesinleşmiş bir açıklama bulunmuyor. Araştırmacılar bu adların etimolojileri, yani sözcük kökenleri konusunda uzlaşmış değildir. Dolayısıyla kent adlarına kesin sözlük karşılıkları vermek, mevcut belirsizliği ortadan kaldırmaz. [2]
Sodom ve Gomora hikâyesinde Lut ve İbrahim’in yeri nedir?
Yaratılış 18 anlatısında İbrahim, Sodom’un bağışlanması için Tanrı’ya yakarır ve sayı üzerinden ilerler. Kentte bulunabilecek doğru insanların sayısını konuşma boyunca 50’den 10’a kadar indirir. Bu bölüm, Yaratılış 19’daki yıkım anlatısından önce yer alan yakarışı içerir. [7]
Yaratılış 19 anlatısında ise Sodom’a gelen iki melek, Lut’un evinde ağırlanır. Evi kuşatan kalabalık, anlatıya göre bu iki melek tarafından kör edilir. Böylece Lut’un evi, kentte yaşanan olayların merkezindeki mekân olarak belirir. [7]
Yaratılış 19:24–26’da Sodom ve Gomora üzerine kükürt ve ateş yağdırıldığı anlatılır. Aynı bölümde Lut’un karısının geriye baktığında tuz sütununa dönüştüğü belirtilir. Bunlar, kutsal metindeki anlatının unsurlarıdır; arkeolojik kazı sonuçları olarak okunmamalıdır. [2]
Tevrat anlatısında Lut ve iki kızı yıkımdan kurtulan kişiler arasında bulunur. Sığındıkları Tsoar kenti ise anlatıda yıkımdan korunan yer olarak gösterilir. Bu ayrıntı, Tsoar’ın beş ova kenti içindeki farklı durumunu açıklar. [8]
Kur’an’ın Hûd 11:81–83 ayetlerinde Lut’un ailesiyle gece ayrılması gerektiği anlatılır. Karısının geride kalanlarla cezalandırılması ve yerleşmeye pişmiş balçıktan taşlar yağdırılması da aktarılır. Yaratılış’taki kükürt ve ateş anlatısıyla bu ifadeler, kendi metinsel bağlamlarında değerlendirilmelidir. [2][8]
Bab edh-Dhra ve diğer adaylarda hangi arkeolojik bulgular var?
Bab edh-Dhra, Erken Tunç Çağı’na ait gerçek bir yerleşim alanıdır. Kent kazıları raporu, MÖ 4. binyılın son çeyreğinde başlayan toplulukları ele alır. Raporun incelediği dönem, MÖ 3. binyılın sonuna kadar devam eder. [4]
Walter Rast ve R. Thomas Schaub’un kent kazıları raporu 2003’te yayımlandı. Çalışma, 1975, 1977, 1979 ve 1981 kazı sezonlarının verilerini kapsıyor. Bu kayıtlar, Bab edh-Dhra’nın yerleşim geçmişini incelerken kullanılan somut araştırma temelini oluşturuyor. [4]
Bab edh-Dhra mezarlığından gelen 230 kişinin kalıntıları, Notre Dame Üniversitesinde araştırılmıştır. İncelemeler beslenme, hastalık, çalışma koşulları ve şiddet izleri üzerinde durmuştur. Böylece araştırmanın konusu, kent adını belirleme çabasından insanların yaşam koşullarına da uzanır. [9]
Bu 230 kişinin kalıntıları, arkeolojinin gündelik hayatla bağını somut biçimde gösteriyor. Araştırmacılar kemikleri beslenme ve hastalık gibi doğrudan insan yaşamını ilgilendiren konularda inceliyor. Ancak bu araştırma başlıkları, Bab edh-Dhra’nın Sodom olduğuna ilişkin kesin özdeşleştirme sağlamıyor. [2][9]
Feifa da Sodom ve Gomora adayları arasında daha önce sayılmıştır. Buradaki araştırmalar, beklenen Tunç Çağı kenti yerine Erken Tunç Çağı mezarlığını ortaya koymuştur. Ayrıca alanda daha geç dönemlere ait duvarlar da tespit edilmiştir. [2]
Feifa örneğinde, aday gösterilen yerde bulunan kalıntıların niteliği belirleyici bir ayrıntıdır. Erken Tunç Çağı mezarlığı ile kent yerleşmesi aynı arkeolojik tanım değildir. Bu nedenle Feifa’daki sonuçlar, adaylık iddiasının bulgularla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. [2]
Tall el-Hammam iddiası neden tartışılıyor?
Tall el-Hammam kazı projesinin üniversite broşürü, yerleşmeyi doğrudan Sodom olarak tanıtır. Ancak broşürdeki bu tanımlama, kesinleşmiş bir arkeolojik özdeşleştirme anlamına gelmiyor. Yerleşmenin Sodom olarak adlandırılmasıyla, önerilen yıkım mekanizmasının doğrulanması ayrı değerlendirmeler gerektiriyor. [2][10]
Ted Bunch ve çalışma arkadaşlarının makalesi, 20 Eylül 2021’de Scientific Reports’ta yayımlandı. Makale, Tall el-Hammam’ın yaklaşık MÖ 1650’de kozmik hava patlamasıyla yıkıldığını savundu. Çalışma sonradan geri çekildiği için bu tarih, Sodom’un doğrulanmış yıkım tarihi değildir. [1][11]
Steven Jaret ve R. Scott Harris, 2022’de bu yorumun bilimsel dayanaklarını eleştirdi. Çalışmaları, Tall el-Hammam’da kozmik çarpışmayı gösteren mineralojik veya jeokimyasal kanıt bulunmadığını savundu. İtiraz, patlama açıklamasına dayanak yapılan maddi kanıtların yeterliliğine yöneliyordu. [12]
Mark Boslough ve Andy Bruno’nun eleştirisi, 22 Nisan 2025 tarihlidir. Araştırmacılar, Tunguska büyüklüğündeki hava patlamasıyla kurulan fiziksel benzetmeye karşı çıktı. Böyle bir patlamanın, Tall el-Hammam için öne sürülen 1.000 °C üzeri sıcaklıktaki veya saniyede 3 kilometre üzeri hızdaki hava akımını oluşturamayacağını belirttiler. [13]
Scientific Reports editörleri, 2021 makalesini 24 Nisan 2025’te resmen geri çekti. Gerekçe, kozmik hava patlaması sonucunun verilerle yeterince desteklenmemesi olarak açıklandı. Bu nedenle Tall el-Hammam için patlama açıklaması, kanıtlanmış keşif olarak aktarılamaz. [1]
Geri çekme kararı, Tall el-Hammam’ın Sodom olduğunu doğrulayan bir sonuç da sunmuyor. Kararın konusu, 2021 makalesindeki kozmik hava patlaması açıklamasının yeterince desteklenmemesidir. Kent kimliğiyle yıkım mekanizmasını ayrı tutmak, bu tartışmayı izlemeyi kolaylaştırır. [1][2]
Kısa kronoloji
Bab edh-Dhra kazılarıyla Tall el-Hammam tartışması, farklı araştırma aşamalarını birlikte içeriyor. Aşağıdaki tarihler, yerleşim dönemleriyle modern yayınların tarihlerini ayrı ayrı gösteriyor. [1][4][5][11][12][13]
- MÖ 4. binyılın son çeyreği–MÖ 3. binyılın sonu Bab edh-Dhra kent kazıları raporunun ele aldığı yerleşim dönemi.
- Yaklaşık MÖ 1650 Geri çekilen makalenin Tall el-Hammam yıkımı için önerdiği tarih; doğrulanmış Sodom tarihi değildir.
- 1965 Paul Lapp’ın kazıları, Bab edh-Dhra’nın Erken Tunç Çağı yerleşmesi olduğunu gösterdi.
- 1975, 1977, 1979 ve 1981 Bab edh-Dhra kent kazıları raporunda verileri kullanılan kazı sezonları.
- 2003 Walter Rast ve R. Thomas Schaub’un kent kazıları raporu yayımlandı.
- 2005 Tall el-Hammam yerleşimindeki arkeolojik kazı çalışmaları bu tarihte başladı.
- 20 Eylül 2021 Kozmik hava patlaması açıklamasını savunan Tall el-Hammam makalesi yayımlandı.
- 2022 Jaret ve Harris, kozmik çarpışma yorumunun maddi kanıtlarını eleştirdi.
- 22 Nisan 2025 Boslough ve Bruno’nun Tunguska benzetmesine yönelik bilimsel eleştirisi yayımlandı.
- 24 Nisan 2025 Scientific Reports, Tall el-Hammam hakkında 2021’de yayımlanan makaleyi geri çekti.
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
Paul Lapp’ın 1965 kazıları, Bab edh-Dhra hakkındaki önceki değerlendirmeyi değiştirdi. Alanın yalnızca özel bir tören yeri olmadığı, Erken Tunç Çağı yerleşmesi olduğu anlaşıldı. Buradaki değişim, yerleşmenin işleviyle ilgiliydi; Sodom adının doğrulanmasıyla ilgili değildi. [2][4]
Notre Dame Üniversitesinin haberinde, Bab edh-Dhra kemiklerinin taşınmasına ilişkin sıra dışı ayrıntı bulunuyor. İnsan kemikleri, araştırma için üniversiteye 600 bira kolisi ve fotokopi kâğıdı kutusunda taşındı. Gündelik ambalajların kullanıldığı bu taşıma, mezarlık araştırmasının somut çalışma ayrıntıları arasındadır. [9]
Ölü Deniz’in güneybatısındaki Usdum tepesinde bulunan tuz sütunu da gelenekle ilişkilidir. TDV İslâm Ansiklopedisi, 15 metre yüksekliğindeki bu sütunu ayrıca kaydeder. Sütun gelenekte Lut’un karısıyla ilişkilendirilir; bu ilişki, arkeolojik kimlik tespiti değildir. [8]
Ebla tabletleri hakkındaki tartışma ise yer adlarının yorumlanmasına ilişkin başka örnektir. Giovanni Pettinato, 1976’da tabletlerdeki bazı adları Sodom ve Gomora ile ilişkilendirdi. Alfonso Archi ise ilgili adların kuzey Suriye’deki yerleri ve Emar’ı gösterdiğini açıkladı. [2]
Ebla örneğinde tartışılan malzeme tablet adlarıdır; Bab edh-Dhra’da ise yerleşim kalıntılarıdır. Tall el-Hammam tartışmasının bir bölümü de önerilen yıkım mekanizmasının kanıtlarına odaklanır. Bu farklı araştırmaların hiçbiri, Sodom ve Gomora’nın kesin yerini belirlemiş değildir. [1][2][4]
Sık sorulan sorular
Sodom ve Gomora’nın yeri kesin olarak bulundu mu?
Hayır; Ölü Deniz çevresindeki aday yerleşimler kesin bir özdeşleştirme sağlamıyor. Bab edh-Dhra ve Numeira aday gösteriliyor, Tall el-Hammam’ın Sodom olarak tanımlanması da tartışılıyor.
Sodom ve Gomora ne demek?
Sodom ve Gomora, Tevrat’ın Yaratılış kitabında yıkımları anlatılan iki kentin adıdır. Bu adların kökeni kesin bilinmiyor; araştırmacılar etimolojileri konusunda uzlaşmış değildir.
Sodom ve Gomora meteor patlamasıyla mı yok oldu?
Tall el-Hammam için kozmik hava patlaması öneren 2021 makalesi geri çekildi. Scientific Reports editörleri, bu sonucun verilerle yeterince desteklenmediğini 24 Nisan 2025’te açıkladı.
Lut’un karısıyla ilişkilendirilen tuz sütunu nerede?
TDV İslâm Ansiklopedisi, Ölü Deniz’in güneybatısındaki Usdum tepesinde bulunan tuz sütununu kaydeder. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki sütun, gelenekte Lut’un karısıyla ilişkilendirilir.
Kaynaklar
- Scientific Reports — Tall el-Hammam makalesinin geri çekme bildirimi nature.com
- Wikipedia — Sodom and Gomorrah en.wikipedia.org
- Wikipedia — Dead Sea en.wikipedia.org
- Harvard Üniversitesi — Bâb edh-Dhrâ‘: Excavations at the Town Site whitelevy.fas.harvard.edu
- East Carolina Üniversitesi — Biblical Burning news.ecu.edu
- ASOR — Burton MacDonald, East of the Jordan bu.edu
- Vikipedi — Sodom ve Gomora tr.wikipedia.org
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Lût islamansiklopedisi.org.tr
- Notre Dame Üniversitesi — Skeleton collection gives clues to ancient civilization news.nd.edu
- Veritas International University — Tall el-Hammam Excavation Project broşürü ves.edu
- Scientific Reports — Geri çekilmiş Tall el-Hammam makalesi nature.com
- Scientific Reports — No mineralogic or geochemical evidence of impact at Tall el-Hammam nature.com
- Scientific Reports — Misunderstandings about the Tunguska event nature.com
Görsel: Sodom and Gomorrah afire, by Jacob Jacobsz. de Wet d. J., probably Köln, c. 1680, oil on canvas – Hessisches Landesmuseum Darmstadt – Darmstadt, Germany – DSC01149.jpg — Daderot, Public domain






