Roma ve Bizans · MÖ 753 – 1453

İkonoklazm: Bizans’ta ikonalar neden yasaklandı?

Ayasofya'nın küçük sekreton salonunda, haçlı madalyonların altında silinmiş aziz adlarının izleri bulunur. Bizans ikonoklazmının nedenlerini, kesintili yasak dönemlerini ve değiştirilen tasvirlerin bıraktığı izleri öğrenin.

8 dk okuma10 kaynakSon kontrol: 29 Ekim 2026
İkonoklazm: Bizans'ta ikonalar neden 100 yıl yasaklandı ve kazındı
Crucifixion with iconoclasts, Chludov Psalter, folio 67r.jpg

Ayasofya’nın küçük sekreton salonunda, haçlı madalyonların altında silinmiş aziz adlarının izleri hâlâ seçilebilir. Siz bu izlerden hareketle Bizans’ın kutsal resimleri neden yasakladığını ve değiştirdiğini öğreneceksiniz. İkonoklazm tartışması, duvardaki görüntü kadar ona gösterilen saygının anlamıyla da ilgiliydi. [1]

Bizans ikonoklazmı, 8. ve 9. yüzyıllarda yaşanan iki ayrı mücadele dönemini kapsar. Geleneksel başlangıç 726 veya 730’a, kesin bitiş ise 843’e yerleştirilir. Ancak 787’de ikonalar yeniden kabul edildiği için bu aralık kesintisiz yasak anlamına gelmez. Yaklaşık yüz yıllık mücadeleyi anlamak, bu kesintiyi ve yeniden başlayan yasağı birlikte değerlendirmeyi gerektirir. [1][2]

İkonalar neden yasaklandı, tartışma tam olarak neydi?

Bizans’ta ikona, yalnızca ahşap levhaya yapılmış ve duvara asılmış resim demek değildi. İsa, Meryem ve azizlerin mozaik, fresk, fildişi, metal ve kumaş üzerindeki tasvirleri de kapsama giriyordu. Bu nedenle ikonoklazm, farklı malzemeler üzerindeki kutsal görüntülerin kullanımını doğrudan hedef alıyordu. Bir kilise mozaiğiyle taşınabilir ahşap resim, aynı teolojik tartışmanın konusu olabiliyordu. [3]

İkonoklastların temel kaygılarından biri, kutsal kişiye gösterilen saygının resmin maddesine yönelmesi ihtimaliydi. Çıkış 20:4’teki tasvir yasağı, bu itirazın başlıca dinî dayanakları arasında bulunuyordu. Dolayısıyla tartışma, boyanın veya taşın kendisinden çok, inananın görüntüyle kurduğu ilişkiye odaklanıyordu. Tasvirin karşısındaki davranışın anlamı, kutsal resmin kabul edilip edilmeyeceğini belirleyen meselelerden biriydi. [3]

Siz gündelik hayatta bir aile fotoğrafını saklarken görüntüyle kişiyi birbirinden ayırabilirsiniz. Bizans’taki anlaşmazlık da görüntü ile temsil edilen kişi arasındaki ilişkiyi sorguluyordu. Ancak burada söz konusu olan, İsa ve azizlerin tasvirlerine gösterilen dinî saygıydı. Bu yüzden 787 konsilinde saygı ile yalnız Tanrı’ya yöneltilen tapınma özellikle ayrıldı. [3][4]

İsa’nın nasıl resmedilebileceği, ikonoklast teolojinin ayrı bir itiraz alanını oluşturuyordu. İkonoklastlara göre tek resim, İsa’nın insanlık ve tanrısallığını ayırabilir veya birbirine karıştırabilirdi. Böylece kutsal tasvir sorunu, İsa’nın iki tabiatının nasıl anlaşılacağı tartışmasına bağlanıyordu. Resim yapmak, bu yaklaşımda doğrudan teolojik sonuçları bulunan bir temsil işlemiydi. [2]

İkonoklastlar, İsa’nın gerçek ve izin verilebilir imgesi olarak Efkaristiya’daki beden ve kanı kabul ediyordu. Ahşap ve boyayla yapılan tasvirler, onların gözünde aynı kabul edilebilirliğe sahip değildi. Bu görüş, ikonoklastların her türlü kutsal temsili aynı şekilde değerlendirmediğini de gösterir. İtirazın merkezinde, hangi temsil biçiminin dinî bakımdan uygun sayılacağı sorusu bulunuyordu. [2]

İkonoklazmı yalnızca İslam etkisiyle açıklamak mümkün mü?

İslam etkisi kuramı, Bizans’ın tasvir karşıtlığını Müslümanların başarılarıyla ilişkilendiren bir açıklama sunar. Buna karşı çıkan yorumlar, doğrudan nedenselliğin kanıtlanmadığını ve Müslüman topraklarının ikona yanlılarına sığınak olduğunu vurgular. Dolayısıyla Müslüman başarılarıyla Bizans’taki dinî politika arasında kesin bir neden bağı kurmak tartışmalıdır. İkonoklazmın kökenleri konusunda bu görüşü, kanıtlanmış tek açıklama gibi kullanmamak gerekir. [2]

Metropolitan Müzesi’nin akademik yayını, açıklamanın ağırlığını imparatorluğun yaşadığı krizlere ve toprak kayıplarına verir. Bu yorumda 7. yüzyıldaki Suriye, Mısır ve Kuzey Afrika kayıpları öne çıkar. Yabancı fikirlerin benimsenmesi yerine, Bizans’ın kendi kriz ortamı üzerinden bir açıklama geliştirilir. Böylece aynı olay, dışarıdan gelen düşünceler kadar imparatorluğun iç koşulları üzerinden değerlendirilir. [5]

Başlangıca ilişkin tanınmış anlatı, III. Leon’un Halki Kapısı’ndaki İsa tasvirini indirtmesine dayanır. Konstantinopolis’teki bu müdahale, geleneksel olarak 726 veya 730 yılına yerleştirilir. Modern araştırmalar ise olay örgüsünü destekleyen kanıtların yetersizliğine dikkat çeker. Bu nedenle Halki Kapısı anlatısını, bütün ayrıntıları kesinleşmiş bir başlangıç sahnesi sayamayız. [1]

Kısa kronoloji

Bizans ikonoklazmının akışını izlemek için 787 ve 815 arasındaki politika değişimini görmek gerekir. İkinci İznik Konsili’nin kabul ettiği ikonalar, V. Leon döneminde yeniden yasaklandı. Aşağıdaki tarihler, tek çizgide ilerleyen bir yasaktan çok, değişen kararları gösterir. [1][4]

  1. 726 veya 730 Geleneksel başlangıç tarihi; III. Leon’a atfedilen ilk uygulamaların ayrıntıları tartışmalıdır.
  2. 754 V. Konstantinos, Hieria Sarayı’nda kutsal tasvirleri reddeden bir konsil topladı.
  3. 786 İrini’nin desteklediği konsil toplantısı, ikonoklast askerlerin müdahalesi sonucunda dağıldı.
  4. 24 Eylül 787 İkinci İznik Konsili yeniden toplandı ve kutsal tasvirlerin kullanımını onayladı.
  5. 815 V. Leon, kutsal tasvirleri yasaklayarak ikonoklazmın ikinci evresini başlattı.
  6. 842 Theophilos öldü; Theodora, küçük yaştaki III. Mihail adına yönetimi üstlendi.
  7. 11 Mart 843 Konstantinopolis’te düzenlenen ikonalarla zafer alayı, kutsal tasvirlerin kesin restorasyonunu kutladı.

Kronolojideki başlangıç tarihleri, Hieria Konsili ve ikinci yasak için Smarthistory’nin anlatımı kullanılmıştır. İrini’nin konsil girişimleri Türkçe Vikipedi’de, kesin restorasyon ise Orthodox Church in America’da açıklanır. [1][4][6]

İkonalar nasıl geri geldi ve neden yeniden yasaklandı?

V. Konstantinos, 754’te Konstantinopolis yakınlarındaki Hieria Sarayı’nda kutsal tasvirleri reddeden konsili topladı. Bu toplantı, tasvir karşıtlığının imparatorluk ve kilise yönetimi düzeyinde ele alındığını gösterir. İkonoklazmı yalnızca resimlerin fiziksel tahribi olarak düşünmek, bu kurumsal boyutu gözden kaçırır. Kutsal görüntülerin kabulü, kilise konsillerinde tartışılan ve karara bağlanan bir meseleydi. [1]

İmparatoriçe İrini’nin desteklediği konsilin 786’daki ilk toplantısı, ikonoklast askerlerin müdahalesiyle dağıldı. Ertelenen toplantı, 24 Eylül 787’de İznik’te yeniden toplandı ve ikonaların kullanımını onayladı. Toplantının önce dağılması, ardından yeniden yapılması, kararın önündeki somut direnci gösterir. İkonaların geri dönüşü, herkesin baştan kabul ettiği bir uzlaşma üzerinden gerçekleşmedi. [4]

787 konsili, kutsal tasvirlere gösterilen selam ve saygıyı Tanrı’ya yöneltilen tapınmadan ayırdı. İkonaların kiliselerde, evlerde ve kamuya açık yollarda sergilenmesi bu kararla onaylandı. Böylece tartışmanın sonucu, kilise duvarlarının dışındaki kullanım alanlarını da doğrudan kapsıyordu. Siz bu kapsamda, ikonanın hem ibadet mekânına hem gündelik çevreye ait olduğunu görebilirsiniz. [4]

İlk restorasyonun düşünsel dayanakları arasında, yaklaşık 675–749 yıllarında yaşayan Şamlı Yuhanna’nın savunusu bulunuyordu. İkonaların kabulü, bu nedenle yalnızca bir yönetim değişikliği üzerinden açıklanamaz. Tasvirleri savunan düşünceler, 787 kararından önce de dinî tartışmanın parçası olmuştu. Şamlı Yuhanna’nın metinleri, ilk restorasyonun düşünsel arka planını anlamak için somut bir örnektir. [1]

Ancak V. Leon, 815’te kutsal tasvirleri yeniden yasaklayarak ikonoklazmın ikinci evresini başlattı. Konstantinopolis’teki Studios Manastırı’nın başrahibi Theodoros, bu dönemde ikonaları savunan önemli metinler yazdı. Böylece 787’deki kabul, kutsal görüntüler hakkındaki anlaşmazlığı kesin biçimde sona erdirmemiş oldu. İkinci dönem, hem yasakların hem tasvir savunusunun yeniden ortaya çıktığı evreydi. [1][6]

Kitaplara girmeyen ayrıntılar

İstanbul Aya İrini’nin apsisindeki büyük haçın altında basamaklı bir kaide bulunur. Bu kaide, İsa’nın çarmıha gerildiği Golgota Tepesi’ni simgeleyen somut bir ayrıntıdır. Siz haça baktığınızda, altındaki basamakları da tasvirin taşıdığı anlamın parçası olarak okuyabilirsiniz. Burada kutsal anlatı, insan figüründen farklı bir simgesel düzenlemeyle ifade edilir. [7]

İznik Koimesis Kilisesi’nin 1912 fotoğrafları, mozaiklerde birbirini izleyen değişikliklerin izlerini belgeler. Apsisteki Meryem ve Çocuk tasviri önce haçla değiştirilmiş, 843 sonrasında yeniden Meryem tasvirine dönülmüştür. Mozaik birleşim izleri, aynı yüzeyin farklı dinî kararlarla nasıl değiştirildiğini gösterir. Fotoğraflar, yasağı ve restorasyonu duvar yüzeyindeki somut müdahaleler üzerinden izlemeyi sağlar. [1]

Ayasofya’nın küçük sekreton salonunda, haçlı madalyonların altında silinmiş aziz adlarının izleri seçilebilir. Bu izler, kutsal tasvirlerin değiştirilmesinin yazıları da kapsayabildiğini gösteren somut bir örnektir. Burada incelenen yalnızca görünen haç değildir; altında kalan adlar da değerlendirmeye katılır. Aynı yüzey, hem yapılan değişikliği hem önceki düzenlemeden kalan parçaları birlikte taşır. [1]

Metropolitan Müzesi, Theophilos’un Siraküza basımı bazı altın tremissislerini 829–843 yıllarına tarihler. Bu sikkelerin her iki yüzünde imparatorun portresi bulunur; imparator ayrıca haç simgeleri taşır. Kutsal tasvirlere karşı çıkan bir hükümdarın portresinin kullanılması, yasağın kapsamını düşünmek açısından açıklayıcıdır. İkonoklazmı bütün insan görüntülerinin reddedilmesi şeklinde tanımlamak, bu somut örnekle uyuşmaz. [8]

Moskova’daki 9. yüzyıl Chludov Mezmurlar Kitabı’nın 67r yaprağı, suçlayıcı bir görsel benzetme kurar. İsa ikonasını badanalayan iki ikonoklast, çarmıhtaki İsa’ya sünger uzatılması sahnesiyle yan yana gösterilir. Bu düzenleme, tasvire müdahaleyi İsa’nın çektiği acıyla ilişkilendirerek ikonoklastları mahkûm eden bir anlam üretir. Dolayısıyla görüntü, yalnızca bir eylemi anlatmaz; o eylem hakkında açıkça taraf tutar. [9]

843’te ne değişti, anlatılanlara nasıl yaklaşmalıyız?

İmparator Theophilos’un 842’de ölümünden sonra, Theodora küçük yaştaki III. Mihail adına yönetimi üstlendi. Theodora’nın sağladığı yeniden kabul, 11 Mart 843’te Konstantinopolis’te ikonalarla düzenlenen alayla kutlandı. Bu tören, kutsal tasvirlerin kesin restorasyonunu kamusal biçimde görünür hâle getirdi. Ortodoks Kilisesi, olayı Büyük Perhiz’in ilk pazarında Ortodoksluğun Zaferi adıyla her yıl anar. [6]

843 sonrasında Bizans kiliselerinin mozaik ve fresk programları daha standart hâle geldi. Anastasis ve Meryem’in Ölümü gibi konuların kullanımı da bu dönemde yaygınlaştı. Böylece restorasyonun sonucu, yalnızca daha önce yasaklanan tasvirlerin yeniden kabul edilmesiyle sınırlı kalmadı. Kiliselerde hangi konuların işlendiği ve görüntülerin düzeni de sonraki gelişmenin parçasını oluşturdu. [3]

Dönemin başlıca anlatıcıları Theophanes ve Patrik Nikephoros, kutsal tasvirleri savunan tarafta bulunuyordu. İkonoklastların teolojik savları ise büyük ölçüde karşıtlarının seçerek aktardığı alıntılardan bilinir. Bu durum, özellikle ilk müdahaleleri ve yıkımın kapsamını değerlendirirken anlatıcının konumunu hesaba katmayı gerektirir. Chludov Mezmurlar Kitabı’ndaki suçlayıcı benzetme de görsel anlatının aynı şekilde taraf tutabileceğini gösterir. [2][9]

Leslie Brubaker ve John Haldon’un 2011’de yayımlanan kitabı, farklı kanıt türlerini birlikte değerlendirir. Cambridge University Press yayını, yazılı belgelerin yanında arkeolojik ve görsel kanıtları da ele alır. Bu yaklaşım, Halki Kapısı anlatısıyla Koimesis Kilisesi’ndeki mozaik izlerinin farklı kanıtlar olduğunu hatırlatır. Bizans ikonoklazmını anlamak, metinlerdeki iddialarla duvarlarda kalan müdahaleleri birlikte değerlendirmeyi gerektirir. [1][10]

Sık sorulan sorular

Bizans’ta ikonalar kesintisiz 100 yıl mı yasaklandı?

Hayır; 787’de ikonaların kullanımı kabul edildi, ancak 815’te yasak yeniden başladı. Başlangıcı geleneksel olarak 726 veya 730’a yerleştirilen mücadele, 843’te kesin restorasyonla sona erdi.

İkonoklastlar neden kutsal tasvirlere karşı çıktı?

İkonoklastlar, kutsal kişiye gösterilen saygının resmin maddesine yönelmesinden ve tapınmaya dönüşmesinden kaygı duyuyordu. Ayrıca İsa’nın insanlık ve tanrısallığının tek tasvirde nasıl gösterileceğine teolojik itirazlar getiriyorlardı.

İkonoklazm döneminde bütün insan resimleri yasak mıydı?

Theophilos’un 829–843’e tarihlenen Siraküza basımı altın tremissislerinde imparator portreleri bulunur. Bu örnek, kutsal tasvirlere karşı çıkışın bütün insan resimlerinin reddedilmesi anlamına gelmediğini gösterir.

İkonoklazmı kim sona erdirdi?

Theophilos’un 842’de ölümünden sonra, III. Mihail adına yönetimi üstlenen Theodora ikonaların yeniden kabulünü sağladı. Kesin restorasyon, 11 Mart 843’te Konstantinopolis’te ikonalarla düzenlenen bir zafer alayıyla kutlandı.

Kaynaklar

  1. Smarthistory — Byzantine Iconoclasm and the Triumph of Orthodoxy smarthistory.org
  2. Wikipedia — Byzantine Iconoclasm en.wikipedia.org
  3. The Metropolitan Museum of Art — Icons and Iconoclasm in Byzantium metmuseum.org
  4. Vikipedi — İkonoklazm tr.wikipedia.org
  5. The Metropolitan Museum of Art — Age of Transition: Byzantine Culture in the Islamic World, The Icons of Sinai resources.metmuseum.org
  6. Orthodox Church in America — The End of Iconoclasm oca.org
  7. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı — Aya İrini Kilise Müzesi kulturportali.gov.tr
  8. The Metropolitan Museum of Art — Tremissis of Theophilos metmuseum.org
  9. Henry Maguire — The Art of Comparing in Byzantium, The Art Bulletin collegeart.org
  10. Cambridge University Press — Byzantium in the Iconoclast Era, c. 680–850: A History assets.cambridge.org

Görsel: Crucifixion with iconoclasts, Chludov Psalter, folio 67r.jpg — Unknown authorUnknown author, Public domain

Bu makale yapay zekâ desteğiyle hazırlandı. Her bilgi kaynaklarla karşılaştırıldı ve kaynağı olmayan cümle yayımlanmadı. Bir hata görürseniz bize yazın. Bize yazın →