Alaçatı’nın tepesindeki taş yel değirmenleri, 1850’li yıllara tarihlenen yapılardan oluşuyor. Siz bu yazıda taş evlerin, göçlerin ve rüzgârın yerleşimdeki karşılığını öğreneceksiniz. İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı bu mahallede, farklı dönemlerin izleri yan yana duruyor. Yerel taşla yapılmış evler ve eski kiliseden dönüştürülen Pazaryeri Camii, bu birlikteliğin somut örnekleri. [1][3][4][5]
Alaçatı sokaklarında yürürken bir evin duvarına, avluya veya kuyuya bakabilirsiniz. Dar sokaklar ve küçük meydanlar içindeki kuyular, tarihi dokunun parçaları arasında bulunuyor. Bugün otel veya kafe olarak kullanılan bazı taş evlerse işlev değiştirmiş durumda. Günlük bir kahve molası bile böylece tarihi bir yapıyla temas kurabiliyor. [3][5]
Alaçatı nerede, nereye bağlı ve yol bağlantıları nasıl?
Alaçatı, Ege Bölgesi’nde İzmir ilinin Çeşme ilçesine bağlı bir mahalledir. Alaçatı’yı haritada ararken İzmir ve Çeşme adlarını birlikte düşünmeniz bu nedenle anlamlıdır. Tarihini okurken de Çeşme ile idari bağını akılda tutabilirsiniz. [1]
Yerleşimin kuzeyinde D.300 Çeşme–İzmir devlet yolu, güneyinde ise Çeşme–İzmir otoyoluyla bağlantısı bulunur. Siz yol tarifi incelerken bu bağlantıları harita üzerindeki konumlarıyla karşılaştırabilirsiniz. Kuzeydeki devlet yolu ile güneydeki otoyol bağlantısı, birbirinden farklı ulaşım referanslarıdır. [2]
Çeşme ile idari ilişki, Alaçatı’nın geçmişini anlatırken de karşımıza çıkar. Aydın Vilayeti’nin 1867’de kurulmasıyla oluşan düzende Alaçatı, Çeşme’ye bağlı bucak merkeziydi. Bugünkü mahalle statüsüyle geçmişteki bucak merkezi tanımını ayrı değerlendirmek gerekir. Böylece aynı yerleşimin farklı dönemlerdeki idari karşılığını daha açık okuyabilirsiniz. [1]
Kısa kronoloji
Alaçatı’nın geçmişini izlemek için yer adı kayıtları, yapılar ve göçler birlikte okunabilir. Aşağıdaki sıralama, 1525 tarihli ad kaydından turizmle dönüşümü inceleyen araştırmaya uzanır. Her satır, yerleşimin farklı bir yönüne ilişkin tarihsel bir dayanak sunar. [1][2][4][5][7]
- 1525 Yerleşimin adı kayıtlarda Alacat veya Alacaat biçiminde geçer.
- 1850’li yıllar Yerleşimin yukarısındaki tarihi taş yel değirmenleri bu döneme tarihlenir.
- 1867 Aydın Vilayeti’nin kuruluşuyla oluşan düzende Alaçatı, Çeşme’ye bağlı bucak merkezidir.
- 1874 Yuhannis Halapes, sonradan Pazaryeri Camii olacak Ayios Konstantinos Kilisesi’ni inşa eder.
- 1890 Yer adı kayıtlarında Alátsata biçimi görülür.
- Balkan Savaşları sonrasında Kolaşinli Boşnaklar ve Kosovalı Arnavutlar yerleşir.
- Nüfus mübadelesi sonrasında Kavala, Kesriye, Karaferye ve Karacaova’dan gelen göçmenler Alaçatı’ya yerleşir.
- 1928’den beri Türkçe Vikipedi’nin aktardığı yer adı kayıtlarına göre yerleşim bugünkü Alaçatı adını taşır.
- Turizmin yükselişiyle Alaçatı’nın 2000’e kadar taşıdığı mübadele kasabası kimliği soylulaşma sürecine girer.
- 2018 Deniz Hekimoğlu ve Ayşegül Altınörs Çırak’ın araştırması, tarihi yapıların işlev değişiklikleri ve izinsiz onarımlar nedeniyle koruma sorunları yaşandığını bildirir.
1525, 1890 ve 1928 kayıtları, yer adının farklı yazılışlarını gösterir. Bunlar, taş evlerin veya yel değirmenlerinin yapım tarihleriyle aynı türden bilgiler değildir. Örneğin 1874 tarihi belirli bir yapıya, Ayios Konstantinos Kilisesi’ne aittir. Kronolojiyi bu ayrımla okumak, Alaçatı tarihindeki farklı izleri birbirine karıştırmayı önler. [2][4]
Alaçatı’nın tarihi göçlerle nasıl değişti?
Balkan Savaşları’nın ardından Alaçatı’ya Kolaşinli Boşnaklar ve Kosovalı Arnavutlar yerleşti. Bu yerleşim hareketi, mahallenin tarihini yalnızca binalar üzerinden okumamayı gerektirir. Kolaşin ve Kosova adları, Alaçatı’ya gelen insanların geldikleri yerleri de anlatır. Taş evlerle birlikte bu yerleşim hareketleri de tarihsel anlatının parçasıdır. [2]
Nüfus mübadelesinin ardından Kavala, Kesriye, Karaferye ve Karacaova’dan gelen göçmenler Alaçatı’ya yerleşti. Balkan Savaşları sonrasındaki yerleşimlerle mübadele sonrasındaki gelişler, ayrı tarihsel başlıklar oluşturur. Alaçatı’nın toplumsal geçmişinde bu yer adlarını birlikte, fakat dönemlerini ayırarak düşünmek gerekir. [2]
Deniz Hekimoğlu ve Ayşegül Altınörs Çırak’ın araştırması, bu geçmişe yakın dönemden bakar. Araştırmacılar, Alaçatı’nın 2000’e kadar taşıdığı mübadele kasabası kimliğinin dönüşümünü inceler. 2018 tarihli çalışma, turizmin yükselişiyle yerleşimin soylulaşma sürecine girdiğini saptar. Böylece göçlerle oluşan toplumsal yapı, turizmle yaşanan değişimle birlikte ele alınır. [7]
Alaçatı çarşısında ve taş evlerinde neye bakmalı?
Alaçatı’nın tarihi dokusunda yerel taşla yapılmış Türk ve Rum mimarisi örnekleri bulunur. Bunlar arasında bitişik düzende iki katlı yapılar yer alır. Tarihi sokaklarda bir veya iki katlı taş evler görülür. Arnavut kaldırımları, bu evlerle birlikte sokakların görünen tarihsel dokusunu oluşturur. [3][5]
Siz çarşıyı gezerken Kemalpaşa ve Mithatpaşa caddelerinin doğrultularına dikkat edebilirsiniz. Doğu–batı doğrultulu Kemalpaşa Caddesi, ticaretin yoğunlaştığı aks olarak tanımlanır. Kuzey–güney doğrultulu Mithatpaşa Caddesi’nde ise konutların ağırlık taşıdığı belirtilir. Bu ayrım, tarihi dokuda ticaret ve konut kullanımının dağılımını anlamayı kolaylaştırır. [3]
Taş evlerin bir bölümü turizmle birlikte otel, butik, bar ve kafeye dönüştürülmüştür. Bu nedenle bir yapıyı incelerken bugünkü kullanımıyla mimari özelliklerini birlikte değerlendirebilirsiniz. Kafe olarak kullanılan eski bir taş ev, bu değişimin gündelik karşılığıdır. Bir kahve molasında bulunduğunuz yapının malzemesine ve kat düzenine de bakabilirsiniz. [5]
Alaçatı’da gezilecek tarihi yerler hangileri?
Hacı Memiş Camii ve Pazaryeri Camii, tarihi dokudaki anıt niteliğindeki yapılardır. Pazaryeri Camii’nin geçmişinde ise Ayios Konstantinos Kilisesi adı yer alır. Yapı, Yuhannis Halapes tarafından 1874 yılında inşa edilmiş, sonradan cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu tarih ve işlev değişikliği, yapının geçmişini anlamak için temel bilgiler sunar. [3][4]
Pazaryeri Camii’nin kilise olarak tasarlanan yapısı, üç nefli bazilikal plana sahiptir. Yapımında yığma moloz taş tekniği kullanılmış olması da mimari tanımının parçasıdır. Yapıya bakarken 1874 tarihiyle birlikte planını ve malzemesini de düşünebilirsiniz. Böylece yalnızca eski adını öğrenmekle kalmaz, hangi özelliklerinin tanımlandığını da görürsünüz. [4]
Tarihi taş yel değirmenleri, Alaçatı yerleşiminin yukarısındaki tepede bulunur. Yerleşimin simgesi olan bu yapılar 1850’li yıllara tarihlenir. Bu tarih, değirmenleri 1874 tarihli eski kiliseden ayrı bir zaman noktasına yerleştirir. Tepedeki değirmenlerle sokaklardaki taş evler, farklı yapı türlerini birlikte inceleme imkânı verir. [4][5]
Alaçatı’yı gezerken Kemalpaşa Caddesi, Mithatpaşa Caddesi ve anıt yapıları birlikte düşünebilirsiniz. Caddelerin ticaret ve konut ağırlıkları, yapıları yerleşim dokusuyla birlikte okumaya yardımcı olur. Taş evler, camiler ve değirmenler böylece birbirinden kopuk duraklar olmaktan çıkar. [3][5]
Alaçatı hava durumu: Rüzgârın yerleşimdeki yeri ne?
İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, rüzgârlı sörf sezonunu mayıs–ekim arası olarak tanımlar. Haziran ortasından eylül ortasına kadar rüzgâr, ağırlıklı olarak kuzeyden eser. Bu bilgiler, Alaçatı’nın rüzgârını mevsimsel bir çerçeve içinde anlamayı sağlar. Siz ziyaretinizi düşünürken mayıs–ekim aralığını bu mevsimsel tanımla birlikte değerlendirebilirsiniz. [6]
Alaçatı Limanı’nın sığ denizi, koyun sörf merkezi olmasını sağlayan özellikler arasındadır. Kuvvetli rüzgâra rağmen su yüzeyinin görece sakin kalması da aynı çerçevede belirtilir. Rüzgârın kuvvetiyle su yüzeyinin durumu, burada ayrı özellikler olarak ele alınır. Koyun sörfle ilişkisini anlamak için bu özellikleri birlikte düşünmek gerekir. [6]
Alaçatı’nın rüzgârla ilişkisini anlatırken hem taş değirmenler hem sörf alanı karşımıza çıkar. Değirmenler 1850’li yıllara tarihlenirken, sörf alanı sığ denizi ve rüzgârıyla tanımlanır. Bu iki örnek, yerleşimin rüzgârla ilişkisindeki farklı kullanımları yan yana gösterir. [5][6]
Kitaplara girmeyen ayrıntılar
Alaçatı’nın dar sokakları ve küçük meydanları içinde yerleştirilmiş kuyular bulunur. Taş evlere bakarken bu küçük ölçekli unsurları da gezinizin parçası yapabilirsiniz. Kuyular, tarihi dokunun yalnızca evlerden ve anıt yapılardan oluşmadığını hatırlatır. Sokak ve meydan düzenini incelerken zemindeki ve çevredeki unsurlar da anlam kazanır. [3]
Kentsel sit alanının kuzeydoğusunda, Yeni Mecidiye Mahallesi’nde ayrıca arkeolojik bir alan vardır. Diyarbakır Sokak çevresindeki bu sit alanı, kilise kalıntıları içerir. Bu kalıntıları, sonradan Pazaryeri Camii olan eski kiliseyle karıştırmamak gerekir. Diyarbakır Sokak çevresindeki alan, konumu ve kalıntılarıyla ayrı tanımlanmış bir yerdir. [3][4]
Pazaryeri Camii’nde eski kilisenin ikonostasisi korunmuş, yapının güney tarafına mihrap eklenmiştir. Bu ayrıntılar, yapının kiliseden camiye dönüşümünü somut öğeler üzerinden izlemeyi sağlar. Batı avlusunun zemini de çakıl mozaikle kaplı olarak tanımlanır. Siz yapıyı incelerken duvarlar kadar avlu zeminine de dikkat edebilirsiniz. [4]
Alaçatı’daki akıntının rüzgârla aynı yönde hareket etmesi de dikkat çekici bir ayrıntıdır. Resmî turizm kaynağı, bunu sörfçülere kolaylık sağlayan bir özellik olarak belirtir. Koyun anlatımında sığlık ve rüzgâr kadar suyun hareketi de yer bulur. [6]
Taş evlerin yeni kullanımları ise koruma açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Hekimoğlu ve Altınörs Çırak’ın 2018 tarihli araştırması, işlev değişikliklerinden kaynaklanan koruma sorunlarını bildirir. Çalışma, Alaçatı’daki izinsiz onarımları da tarihi yapıların karşılaştığı sorunlar arasında ele alır. Bir taş evin kafeye dönüşmesini görmek, bu nedenle mimari koruma sorusunu da beraberinde getirir. [7]
Sık sorulan sorular
Alaçatı nerede, nereye bağlı?
Alaçatı, Ege Bölgesi’nde İzmir ilinin Çeşme ilçesine bağlı bir mahalledir. Kuzeyinde D.300 Çeşme–İzmir devlet yolu, güneyinde Çeşme–İzmir otoyoluyla bağlantısı bulunur.
Alaçatı’nın tarihi taş evleri hangi özellikleri taşır?
Tarihi dokuda yerel taşla yapılmış, bitişik düzende iki katlı Türk ve Rum mimarisi örnekleri bulunur. Eski taş evlerin bir bölümü turizmle birlikte otel, butik, bar ve kafeye dönüştürülmüştür.
Alaçatı’da rüzgâr hangi aylarda belirgindir?
İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, rüzgârlı sörf sezonunu mayıs–ekim arası olarak tanımlar. Haziran ortasından eylül ortasına kadar rüzgâr ağırlıklı olarak kuzeyden eser.
Pazaryeri Camii önceden hangi yapıydı?
Yapı, Yuhannis Halapes tarafından 1874 yılında inşa edilen Ayios Konstantinos Kilisesi’ydi. Sonradan camiye dönüştürülen yapıda eski kilisenin ikonostasisi korunmuş, güney tarafına mihrap eklenmiştir.
Kaynaklar
- Çeşme Kaymakamlığı — İdari Durum cesme.gov.tr
- Türkçe Vikipedi — Alaçatı tr.wikipedia.org
- Visit İzmir — Alaçatı Kentsel Sit Alanı visitizmir.org
- Visit İzmir — Ayios Konstantinos Kilisesi–Pazaryeri Camii visitizmir.org
- GoTürkiye — Gör: Alaçatı, Çeşme ve Urla goturkiye.com
- İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü — Rüzgar Sörfü izmir.ktb.gov.tr
- TÜBA-KED — Soylulaşan Geleneksel Dokularda Koruma: Alaçatı dergipark.org.tr
- İngilizce Wikipedia — Alaçatı en.wikipedia.org
Görsel: Alaçatı değirmenler 03.jpg — Justinianus, CC BY-SA 4.0






