Arkeoloji ve Keşifler

Seyitömer’deki 5000 yıllık ekmekler nasıl korundu?

Seyitömer Höyüğü’nde bulunan yaklaşık 5 bin yıllık sekiz ekmek, yangında kömürleşerek günümüze ulaştı. Fırınlı odadaki raf izleri, buğday ve mercimek kalıntıları, yiyeceklerin saklandığı ortama ilişkin ipuçları sunuyor.

7 dk okuma5 kaynakYayın: 7 Kasım 2026Son kontrol: 7 Kasım 2026
Köküne Kadar TV editörlüğüKaynak ilkemiz
Seyitömer'deki 5000 yıllık ekmekler nasıl korundu? Yangının sakladığı Tunç Çağı sofrası
Kütahya archaeological museum Seyitömer Höyüğü find 8885.jpg

Seyitömer Höyüğü’nde yangın, yaklaşık 5 bin yıllık sekiz ekmeği kömürleştirerek günümüze taşıdı. Siz bu kalıntıların korunmasını, kömürleşmenin biyolojik bozunmaya karşı sağladığı dayanıklılıkla anlayabilirsiniz. Kütahya’daki kurtarma kazılarında bulunan ekmekler, fırınlı bir odada raf ayaklarının arasından çıkarıldı. TRT Haber / AA, HeritageDaily

Aynı odada bulunan buğday ve mercimek, ekmeklerin çevresindeki yiyecekleri de görünür kılıyor. Fırın, raf kalıntıları ve zemindeki buluntular, gündelik mutfağa uzanan somut bir bağlantı kuruyor. Odadaki yerleşimi izleyerek yangının koruyucu etkisini ve kazı başkanının yorumunu birlikte değerlendirebilirsiniz. TRT Haber / AA

Yangın ekmekleri nasıl korudu?

Seyitömer ekmeklerinin korunmasında belirleyici süreç, yangın sırasında organik maddenin kömürleşmiş kalıntılara dönüşmesiydi. HeritageDaily, bu dönüşümün kalıntıları biyolojik bozunmaya daha dayanıklı hâle getirdiğini açıklıyor. Böylece yangında yanan sekiz ekmeğin kalıntıları, kazı sırasında tanımlanabilecek biçimde günümüze ulaşabildi. HeritageDaily

Burada korunmuş olan, yaklaşık 5 bin yıl önceki ekmeklerin kömürleşmiş kalıntılarıdır. Kömürleşme açıklaması, ekmeklerin yangından sonraki uzun zaman aralığını nasıl aşabildiğini anlamayı sağlar. Buluntuların yaşını değerlendirirken, korunma biçimini de aynı çerçevede düşünmek gerekir.

Seyitömer’de yangın hem odadaki düzenin bozulmasıyla hem ekmeklerin korunmasıyla ilişkilendiriliyor. Ancak bu iki açıklama, buluntunun farklı yönlerini ele alıyor. Kömürleşme kalıntıların dayanıklılığını açıklarken, rafın çökmesi yiyeceklerin zemindeki dağılımını açıklıyor. Rafın çökmesine ilişkin değerlendirme, kazı başkanı Sevgi Gürdal’ın buluntu düzenine dayanan yorumudur. TRT Haber / AA

Sekiz ekmek fırında mı, rafta mı bulundu?

Kazı ekibi, sekiz ekmeğin bulunduğu odada bir fırın tespit etti. Duvar kenarındaki raf kalıntıları da aynı mekânın buluntuları arasında yer alıyor. Ekmeklerin kesin buluntu yeri ise odadaki raf ayaklarının arasında bulunuyor. Bu ayrıntı, fırınla ekmeklerin konumunu birbirinden ayırarak odanın düzenini anlamayı kolaylaştırıyor. TRT Haber / AA

Gürdal’ın yorumuna göre yangın sırasında raf yıkıldı ve üzerindeki yiyecekler zemine dağıldı. Ekmeklerle tarım ürünlerinin birbirine karışması, bu çöküşün sonucu olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla kazıda görülen dağılım, Gürdal tarafından yangından önceki raf düzeniyle ilişkilendiriliyor.

Fırının varlığı ile raf ayaklarının konumu, Seyitömer odasında birlikte değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Yalnızca fırına odaklanmak, ekmeklerin çıkarıldığı noktayı gözden kaçırmanıza yol açabilir. Siz odanın düzenini düşünürken fırını, duvar kenarını ve raf ayaklarını birlikte izleyebilirsiniz.

Gündelik hayatla bağlantı da Seyitömer’deki bu raf ve yiyecek birlikteliğinde kuruluyor. Evinizde ekmekle kuru bakliyatı nerede tuttuğunuzu düşünmek, buluntu düzenini zihninizde canlandırmayı kolaylaştırabilir. Gürdal’ın saklama yorumu, raftaki ekmeklerin ve tarım ürünlerinin çuval veya torbalarda tutulduğu yönündedir. TRT Haber / AA

Ekmekler hangi döneme ait, Seyitömer nerede?

Kazı başkanı Sevgi Gürdal, ekmekleri yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlendiriyor. Daha özel olarak, buluntuları Erken Tunç Çağı’nın ilk çeyreğine yerleştiriyor. Ekmeklerin yaşı aktarılırken kullanılan yaklaşık ifadesi, bu tarihlendirmenin bir parçasıdır. TRT Haber / AA

Dumlupınar Üniversitesi’nin tabakalanma çizelgesi, höyüğün V. tabakasını Erken Tunç Çağı’na yerleştiriyor. Çizelgede bu tabaka için verilen zaman aralığı MÖ 3000–2000 olarak belirtiliyor. Bu aralık, höyüğün Erken Tunç Çağı yerleşimini tanımlayan daha geniş çerçeveyi oluşturuyor. Gürdal’ın ekmeklere ilişkin tarihlendirmesi ise buluntuları bu dönemin ilk çeyreğiyle ilişkilendiriyor. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi

Seyitömer Höyüğü, Kütahya kent merkezinin yaklaşık 26 kilometre kuzeybatısında bulunuyor. Üniversitenin kazı tanıtımında höyüğün yatay ölçüleri yaklaşık 150 × 140 metre olarak veriliyor. Böylece ekmeklerin bulunduğu odayı, ölçüleri bilinen bir yerleşim alanı içinde düşünebilirsiniz.

Seyitömer’de Tunç Çağı yerleşimlerinin üzerinde daha sonraki dönemlerin yerleşim tabakaları da bulunuyor. Üniversitenin tanıtımı, bunlar arasında Akhaimenid, Helenistik ve Roma dönemlerini sıralıyor. Yaklaşık 5 bin yıllık ekmekler ise Gürdal’ın tarihlendirmesinde Erken Tunç Çağı bağlamıyla ilişkilendiriliyor. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi

Her yangın yiyecekleri aynı şekilde korur mu?

Boardman ve Jones’un 1990 tarihli deneysel çalışması, kömürleşmenin koşullara bağlı olduğunu gösteriyor. Araştırmada sıcaklık, ısıtma süresi ve oksijen miktarı, tahılların korunması veya yok olmasıyla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle Seyitömer’deki korunmayı anlamak için yalnızca yangın sözcüğü yeterli açıklama sunmuyor. Journal of Archaeological Science

Aynı deneysel araştırma, tahıl taneleri, kavuz ve sapların farklı dayanıklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu fark, yangından kalan bitkisel parçaların nasıl değerlendirilmesi gerektiğini de etkiliyor. Yangın sonrasında ele geçen ürünler, başlangıçtaki stokları eksiksiz temsil etmeyebilir. Seyitömer’de bulunan sekiz ekmek ve çevresindeki tarım ürünleri de bu dikkatle okunmalıdır.

Bu deneysel sonuç, Seyitömer odasındaki yiyeceklerin yorumlanmasına genel bir sınır getiriyor. Elde kalan buğday ve mercimek, odada bulunan ürünlere ilişkin doğrudan kanıt sunuyor. Ancak korunma farkları, başlangıçtaki stokların bütününü yalnızca bu kalıntılardan çıkarmayı güçleştiriyor. Bu değerlendirme, Boardman ve Jones’un deneysel sonuçlarının buluntu yorumuna uygulanmasına dayanıyor. Journal of Archaeological Science

Buğday ve mercimeğin ekmeklerin çevresinde bulunması da dikkatle ifade edilmesi gereken bir birliktelik. AA haberindeki buluntu düzeni, bu ürünlerin aynı odada birbirine karıştığını gösteriyor. Dolayısıyla mercimeği doğrudan ekmeğin malzemesi olarak sunmak, buluntu yerinin verdiği bilgiyi aşar. Aynı mekânda bulunma ile ekmeğin içeriği arasında böyle bir ayrım yapmak gerekir. TRT Haber / AA

Kısa kronoloji

Seyitömer’de ekmeklerin ait olduğu dönem ile modern kazıların tarihleri ayrı zaman çizgileri oluşturuyor. Aşağıdaki sıralama, Erken Tunç Çağı bağlamından buluntuların duyurulmasına uzanan başlıca tarihleri birleştiriyor.

  1. MÖ 3000–2000 Üniversitenin çizelgesinde Seyitömer’in V. tabakası Erken Tunç Çağı’na yerleştiriliyor.
  2. Yaklaşık 5 bin yıl önce Gürdal’ın tarihlendirmesine göre ekmeklerin bulunduğu Erken Tunç Çağı bağlamı ve yangın.
  3. 1989 Eskişehir Müze Müdürlüğü, Seyitömer’de ilk kurtarma kazılarını başlattı.
  4. 1990–1995 Kurtarma kazılarını Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü sürdürdü.
  5. 2006–2014 Kazıları Dumlupınar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü yürüttü.
  6. 2019 Kütahya Müze Müdürlüğünün yürüttüğü kazı dönemi başladı.
  7. 2025 AA haberindeki geçen yıl ifadesine göre sekiz ekmek kalıntısı bulundu.
  8. 5 Kasım 2026 AA ve HeritageDaily, ekmek buluntularını haberleştirdi.

Kazıların 2006’da yeniden başlaması, üniversite ile Türkiye Kömür İşletmeleri arasındaki protokolü izledi. Dumlupınar Üniversitesi’nin kazı tanıtımı, bu protokolün beş yıllık olduğunu belirtiyor. HeritageDaily ise üniversitenin yürüttüğü kazı döneminin 2014’e kadar sürdüğünü aktarıyor. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, HeritageDaily

Kitaplara girmeyen ayrıntılar

Ekmeklerin bulunma yılı ile haberin yayımlandığı yıl arasında dikkat edilmesi gereken fark bulunuyor. AA’nın 5 Kasım 2026 tarihli haberinde, keşif için geçen yıl ifadesi kullanılıyor. Bu ifade, sekiz ekmek kalıntısının 2025 kazılarında bulunduğuna işaret ediyor. Böylece 2026, buluntunun kamuoyuna aktarıldığı haber tarihi olarak ayrı bir yer tutuyor. TRT Haber / AA

Odada mercimek bulunması, ekmeklerin çevresindeki yiyecek çeşitliliğini gösteren somut ayrıntılardan biridir. Buğdayla birlikte ele geçen mercimek, fırın ve raf bulgularına eşlik ediyor. Gürdal’ın yorumunda, yangında rafın yıkılması bu ürünlerin ekmeklerle zeminde karışmasını açıklıyor.

Çuval veya torba kullanımı ise Gürdal’ın saklama düzenine ilişkin yorumunda yer alıyor. Bu ayrıntı, raftaki ekmeklerin ve tarım ürünlerinin nasıl tutulmuş olabileceğini düşündürüyor. Raf ayaklarının arasındaki konum, söz konusu yorumun dayandığı buluntu düzeninin parçasını oluşturuyor. TRT Haber / AA

Seyitömer kazılarının başlama nedeni de yiyecek buluntularının ötesinde bir bağlantı içeriyor. Kültür Portalı, höyüğün altında 12 milyon ton kömür rezervi bulunduğunu belirtiyor. Aynı tanıtım, kurtarma kazılarının bu rezervi kullanılabilir hâle getirmek amacıyla başlatıldığını aktarıyor. Böylece yaklaşık 5 bin yıllık ekmekler, kömür rezerviyle bağlantılı kurtarma kazılarında gün yüzüne çıktı. Kültür Portalı

Ekmekleri bugün nerede görebilirsiniz?

Seyitömer’de bulunan ekmek kalıntıları, Kütahya Arkeoloji ve Maden Müzesi’nde sergileniyor. Kazıda birlikte ele geçen buğday ve mercimek kalıntıları da müzede bulunuyor. Böylece ziyaret sırasında ekmekleri, aynı odadan gelen tarım ürünleriyle birlikte değerlendirebilirsiniz. TRT Haber / AA

Siz müzedeki sekiz ekmek kalıntısına bakarken, raf ayakları arasındaki buluntu yerini de düşünün. Buğday ve mercimeği aynı çerçeveye eklemek, odadaki yiyecek birlikteliğini zihninizde tamamlamanıza yardımcı olur. Fırın ve duvar kenarındaki raf kalıntıları, bu yiyeceklerin çıktığı mekânın somut parçalarıdır.

2026 haberine göre kurtarma kazısını, Kütahya Müze Müdürü Dr. Arkeolog Sevgi Gürdal yönetiyor. Ekmeklerin tarihlendirmesi ve rafın çökmesine ilişkin yorum, onun açıklamalarına dayanıyor. Müzedeki buluntulara bu ayrımla bakmak, görülen kalıntılarla kazı yorumunu birlikte anlamayı sağlar. HeritageDaily, TRT Haber / AA

Sık sorulan sorular

Seyitömer’deki 5000 yıllık ekmekler nasıl korundu?

Yangın, ekmeklerin organik maddesini biyolojik bozunmaya daha dayanıklı kömürleşmiş kalıntılara dönüştürdü. Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma kazılarında bu şekilde korunmuş sekiz ekmek kalıntısı bulundu.

Ekmekler fırının içinde mi bulundu?

Sekiz ekmek kalıntısı, fırın bulunan odada raf ayaklarının arasında bulundu. Kazı başkanı Sevgi Gürdal, yangında çöken rafın yiyecekleri zeminde birbirine karıştırdığını yorumluyor.

Seyitömer ekmekleri hangi döneme ait?

Kazı başkanı Sevgi Gürdal, ekmekleri yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlendiriyor. Bu tarihlendirme, Erken Tunç Çağı’nın ilk çeyreğine karşılık geliyor.

Ekmek kalıntıları nerede sergileniyor?

Ekmek kalıntıları, Kütahya Arkeoloji ve Maden Müzesi’nde birlikte bulundukları ürünlerle sergileniyor. Bu ürünler arasında kazıda ele geçen buğday ve mercimek kalıntıları bulunuyor.

Kaynaklar

  1. TRT Haber / Anadolu Ajansı — Seyitömer Höyüğü’nde 5 bin yıllık ekmek kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı trthaber.com
  2. HeritageDaily — Archaeologists find 5,000-year-old bread preserved by fire heritagedaily.com
  3. Journal of Archaeological Science — Boardman ve Jones, Experiments on the effects of charring on cereal plant components, 1990 sciencedirect.com
  4. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi — Seyitömer Höyük Kazısı dpu.edu.tr
  5. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Portalı — Seyitömer Höyük Arkeolojik Kazıları kulturportali.gov.tr

Görsel: Kütahya archaeological museum Seyitömer Höyüğü find 8885.jpg — Dosseman, CC BY-SA 4.0

Paylaş

Bu yazıda bir hata mı gördünüz? Bildirin →

Bu makale yapay zekâ desteğiyle hazırlandı. Her bilgi kaynaklarla karşılaştırıldı ve kaynağı olmayan cümle yayımlanmadı. Bir hata görürseniz bize yazın. Kaynak ilkemiz · Bize yazın →

İlgili makaleler